Körleşen İnsanlık

GÜNCEL
Cumartesi, 2 Aralık 2006 (19 yıl 10 ay önce)

Sivas'ın Zara ilçesine bağlı Gühertaş köyünde yaşayan 80 yaşındaki Bekir Gümüş ilk eşini 12 yıl önce kaybetti. O zaman 68 yaşında ve 5 çocuk babası olan Bekir Gümüş kendine yeni "eş" olarak şimdi 40'lı yaşlarda olan Neriman Gümüş'ü "aldı". Bekir Gümüş'ün yeni eşinden de en büyüğü 6 yaşında olan 5 çocuğu oldu.

Çiftin 36 gün önce bir çocukları daha doğdu. Sivas Sultan 1. İzzettin Keykavus Devlet Hastanesi'nde 3 kilo 120 gram ağırlığında dünyaya gelen bebek "cam bebek" adıyla bilinen "Osteogenezis Imperpekte" hastası ve doğum sırasında da kemikleri kırıldı.

Bekir ve Neriman Gümüş, hasta bebeklerini hastanede bırakıp evlerine döndüler. Hala hastanede bulunan ve hemşirelerin baktığı bebeğin doğumda kırılan kemikleri iyileşirken, hastalığının tedavisi bulunmuyor.

Bekir Gümüş, "Kendime bakamıyorum, o sakat çocuğu almam. Bakacak gücüm yok, devlet baksın" dedi.

Neriman Gümüş "Bizim gücümüz yok. Devlet ne yaparsa yapsın" dedi.

Çiftin geçen yıl dünyaya gelen kızları Cansu'yu Almanya'da yaşayan bir aileye evlatlık verdiği, 4 çocuklarınında sosyal hizmetlere ait yurtlara yerleştirildiği öğrenildi.

"Herşeyi gelip sisteme bağlıyorsunuz?"
Karşılaştığımız en büyük eleştiri bu: Herşeyi sisteme bağlamak. Haksız bir eleştiri olduğunu söylemiyoruz ama insanların insani tüm değer ve duygulardan soyunması nasıl oluyor?

Bir baba "O sakat çocuğu almam", bir anne "Devlet ne yaparsa yapsın" diyor. Her sene bir çocuk dünyaya getirip başlarından atıyorlar.

Hiçbir insani duyguyu barındırmayan bu yaşamlar öfkemizi sonuna kadar hak ediyor. Ama tek başlarına onları hedefe çakmak kolay olan...

Zor olan ise onları yaratan sistemi, içinde yaşadığımız sistemi, işçi ve emekçiler olarak hem yarattığımız hem de mağduru olduğumuz sistemi hedefe çakmak.