Avcılar direnişinde neler oldu?

Direniş, CHP, CHP’li Belediye Başkanı işçi düşmanı Handan Toprak ile Belediye İş Sendikası’nın ellerine teslim edildi

İŞÇİ SINIFI
Salı, 1 Kasım 2016 (9 yıl 5 ay önce)

Avcılar direnişi sancılı bir direniş süreci oldu, üstelik bu hala sürüyor. Gelinen noktada görünürde direniş çadırı her gün kuruluyor, direniş devam ediyor. Ancak son bir aydır işçiler bir kaos içinde, bir çıkmazda ve kendi kaderlerine bırakılmış durumda. Bir taraftan işçi düşmanı Avcılar Belediyesi, “direnişteki işçileri Fen işlerinden başka yere başlatmam” diyor. Öbür taraftan, “ne yapalım elimizden gelen bu kadar; fen işlerine gidip çalışın” diyen Belediye-İş var. Oysa direnişteki işçilerin çoğunluğu temizlikte çalışırken kölece koşullardan da öte olan çalışma koşullarını insani seviyeye getirebilmek için Belediye İş Sendikası’na üye olmuşlar, sendikaya üye oldukları için 25/2 atfedilerek işten çıkarılmışlardı. Atılan işçiler, daha önce çalıştıkları işe, yani temizliğe sendikalı olarak geri dönmenin mücadelesini veriyorlardı. Bu direnişin kazanım gücü de vardı.



 



Tabii direnişin handikaplarından biri de işçilerin büyük çoğunluğunun kendilerine esasta düşman olan ama oylarını alana kadar dostmuş gibi gözüken CHP’li olmalarıydı. İnsanca çalışmak, saygı görmek ve sendikalı çalışmak istiyoruz” dedikleri anda görünürdeki dostluğun bitip gerçek yüzünü gösterdi, işçileri kapıya koyan da CHP’li belediyeydi. 7. ayına giren direniş boyunca birçok çelişkiyi özellikle CHP çelişkisini çok fazla yaşadılar. Hala kendilerini destekleyecek sanarak laflarını dikkate aldıkları belediye meclis üyelerinin oyunlarına da çok kandılar.



 



İşçilerin bu durumunun farkında olan sendikaları bürokratik görüşmelerle sorunun çözüleceğini söyleyip durdular. 7 ay boyunca işçilere görüşmelerin devam ettiğini anlatarak, herhangi bir eylem etkinlik önerileriyle gittiklerinde ise “Biz neyi ne zaman yapacağımızı biliyoruz” diyerek bu günlere getirdiler.



Sarı sendikacılık anlayışıyla bürokrasi içiçe geçmiş. Olan 7. ayı bulan direnişin işçilerine oldu. Bir tarafta kendisini sosyal demokrat olarak adlandıran CHP ve güya “Önce insan” şiarına sarılan işçi-sendika düşmanı CHP’li Avcılar Belediyesi, bir tarafta kirli çıkar ilişkilerinin olduğu Belediye İş Sendikası!



 



CHP ve CHP’li Avcılar Belediyesi işçi düşmanlığını sonuna kadar kararlı bir şekilde götürdü. Öyle ki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’unun görevlendirdiği milletvekillerinin altına tek taraflı imza atıp şeref, namus sözü verdiği protokol taslağını bile tanımadı. Protokol taslağında direnişteki işçilerin hepsi belediye bünyesindeki üç taşeron şirkete dağıtılarak sendikalı olarak iş başı yaptırılacaklardı. 25/2 kaldırılacak, işçilerin geriye dönük hak kayıpları olmayacaktı. Fakat bu direniş sürecinde en kararlı kesimlerden biri işçi düşmanı CHP’li Avcılar Belediyesi Başkanı Handan Toprak oldu. Direnişteki işçileri sadece Fen işlerine alacağını, Park bahçeler ve temizliğe hiçbir işçiyi almayacağını inatla dayatarak sendikal mücadele veren işçileri hem diğer belediye çalışanlarından izole etmeyi, hem de temizlikte sendikal mücadeleyi yok etmeyi başardı maalesef.



 



Eğer Belediye İş Sendikası direnişi gerçekten sahiplenmiş olsaydı, birincisi, yasalara sığınıp direniş için ödenek yok demezdi. İkincisi ise, Türk-İş içindeki Güç Birliği Platformu’nu 6. ayda değil daha erken devreye sokması gerekirdi. Üçünüsü, işçiler eylem önerileriyle gittiklerinde “yasal çerçevede direnişi sürdüreceğiz, görüşmeler var” diyerek oyalamazdı. Dördüncüsü, her açıklamada “artık direnişi başka kulvara taşıyacağız” deyip yerine oturmazdı. İşçileri boş beklentilerle boğmazdı…



 



Sadece sendika mı? Biz sendikanın nereye kadar götürebileceğini, neyi yapıp neyi yapmayacağını biliyoruz, en nihayetinde uzlaşmacı olduklarını biliyoruz. Bu direniş Avcılar’da örgütlü olan devrimci kurumlar tarafından da yeterince sahiplenmedi. Avcılar Direnişiyle Dayanışma Platformu bile 70’li günlere gelindiğinde ancak oluşturulabildi. Ve 40 kurum ve sendika, sadece imzasıyla var oldu. Hatta bazıları imzacı olarak bile katılma gereği duymadı. 



 



Direnişteki işçileri en çok bunalıma sokan sorun maddiyat oldu. Maddi anlamda gerekli dayanışma ağı da bir türlü örülemedi.



 



Direnişin hem nicel hem nitel olarak kazanma gücü varken, kararlılık yüksekken yüzü sınıftan yana olanlar direnişi ileri taşımak, sorunlarına ortak olmak, çözüm bulmak, direnişin öz örgütlülüğünü oluşturmak anlamında doğru dürüst bir sahiplenme ve emek harcanmadı. Direniş CHP, CHP’li Belediye Başkanı işçi düşmanı Handan Toprak ile Belediye İş Sendikası’nın ellerine teslim edildi.



 



[Alınteri'nin baskıdaki 2 Kasım 2016 tarihli sayısından alınmıştır]