Almanya'da, faşist Türk devletinin HDP’ye yönelik gözaltı ve tutuklama saldırısını protesto eylemleri vardı
Faşist Türk devletinin HDP’ye yönelik gözaltı ve tutuklama saldırısını teşhir ve protesto etmek için Avrupa’nın diğer ülkelerinde olduğu gibi Almanya’da da eyalet çapında miting ve yürüyüş yapıldı.
Aralarında Nav-Dem, AABF, Yaşanacak Dünya gibi kurumların da olduğu Demokratik Güç Birliği’nin çağrısıyla düzenlenen eylem Ebertplatz’ta sabahın erken saatlerinden itibaren NRW eyaletindeki değişik şehirlerden gelen kitlenin toplanmasıyla başladı. Yürüyüşün başlama saati olan 13:00’e kadar alanda tek tek kurumlar adına konuşmalar yapıldı.
Ebertplatz alanında konuşmasını gerçekleştiren Yaşanacak Dünya temsilcisi kitleyi "Yüreği Türkiye’deki ve Kürdistan'daki devrim ve özgürlük mücadelesiyle, yüreği Kürt halkıyla birlikte atanlar hepiniz hoşgeldiniz“ şeklinde selamlayarak konuşmasına başladı. Faşist devletin ne kadar saldırırsa saldırsın bizlere diz çöktüremeyeceğini, devletin sürdürdüğü kirli savaşın bölgedeki emperyalist savaşlardan bağımsız düşünülemeyeceğini, bu noktada emperyalist ülkelerin Kürt halkına yönelik saldırılar konusunda ikiyüzlü politikalar izlediklerini bizlerin bu karanlığı birleşerek, direnerek, kazanarak yaracağımızı“ vurguladı.
Diğer kurum temsilcilerinin yaptıkları konuşmaların ardından saat 13:00'te Heumarkt’a doğru yürüyüş başladı. TİKB "Faşizme karşı omuz omuza! Yaşasın devrim ve sosyalizm" pankartıyla eylemde yerini aldı. Yürüyüş boyunca sık sık "Enternasyonal dayanışmayı yükselt!". "Faşizme karşı omuz omuza!" "Faşizmi döktüğü kanda boğacağız!", "Yaşasın HDP!", "Devrimci tutsaklar onurumuzdur!" gibi sloganlar atıldı.

Asıl miting alanına varıldığında devrim mücadelesinde ölümsüzleşenler için saygı duruşunda bulunuldu.
Burada, Demokratik Güç Birliği adına Doğuş Ali Birdal konuştu:
Sadece bugün değil aylardır sokaklardayız. İlk önce AKP diktatörlüğüne karşı ama aynı zamanda Alman Hükümeti'nin politikalarına karşı da haykırdık. Türkiyedeki faşist saldırıları sadece Almanya değil diğer Avrupa ülkeleri de destekliyor. Alman Hükümeti Türk Hükümeti'yle ilişkilerini dondurmalı. Tutuklanan HDP milletvekillerinin derhal serbest bırakılmalı. Alman devleti Türkiyeye silah satmaktan vazgeçsin!
KCDK-E adına söz alan Yüksel Koç konuşmasında "Biz farklı kimlik, inanç grupları vs. olarak bir araya yeterince gelemediğimiz için Tayyip’i güçlendirdik. DAİŞ zihniyetiyle Ortadoğu’da nasıl farklı inanç ve halklar yok edilmek istendiyse aynı şeyi faşist Erdoğan hükümeti de yapıyor. Bunun karşısında bizler birleşirsek onlara karşı durabiliriz. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, bizi, buradaki tabloyu temsil ediyor. HDP bütün halkların sesidir. 7 Haziran’daki başarısına tahammül edemeyen Erdoğan, HDP ve Kürtleri hedef aldı. Bu saldırılar bizi güçlendirir" dedi.
Alman Sol Parti Eşbaşkanı Bernd- Rexinger ise Demirtaş ile geçtiğimiz günlerde görüştüğünü ve Demirtaş’ın o zaman, "Bir dahaki sefer belki beni cezaevinde ziyarete gelirsin" dediğini aktararak şunları söyledi:
Maalesef şu anda içeride. Çok üzgünüm. Her iki eş başkanın derhal serbest bırakılması gerekiyor. Biz Erdoğan’ın diktatörlüğünü kurumsallaşmasına izin veremeyiz. İnsanlar düşüncelerinden dolayı tutuklanmamalı. Bu bir diktatörlüktür. Merkel ve AB ülkeleri de sorumludur. Merkel Hükümeti derhal ilişkilerini kesmeli ve AB de üyelik sürecini dondurmalı. Almanya silah satışı durmalıdır. Kürt katliamı durdurulmalı; Erdoğan sadece Türkiye için değil, bütün dünya için tehlikelidir. Önümüzdeki dönemde Sol Parti olarak heyet oluşturarak cezaevinde onları ziyaret edeceğiz.

AABF Başkanı Hüseyin Mat’ın konuşmasında ise "AKP’nin baskıları bizleri yıldıramayacak. Tarihte bu baskılara alışığız. Biz Kürtler, Aleviler, devrimciler asla boyun eğmeyeceğiz. HDP’ye yönelik bu operasyonlar da bunun içindir. Biz direnmeye devam edeceğiz” vurguları öne çıktı.
Miting, Kürtçe şarkıların yanısıra Ciao Bella marşının sahneden söylenmesiyle son buldu.
Miting ve yürüyüşe Alınteri okurları, ADHK, ATİF, DDİF, KOMALA, MLPD, TKİP, Haziran Hareketi gibi kurumlar da destek verdi.