10 Ekim'de 2'inci celse...

17:40 Duruşma yarın sabah 10:00'da başlamak üzere sona erdi

GÜNCEL
Salı, 8 Kasım 2016 (9 yıl 5 ay önce)

17:40



Savcının Şahin'e sorduğu sorulardan sonra duruşma sona erdi. Savcı Şahin'e okuduğu savunmanın ilkokul mezunu biri için oldukça iyi hazırlanmış bir savunma olduğunu söyleyerek, kendisinin hazırlayıp hazırlamadığını sordu.



 



Savcının sorularından sonra duruşma yarın sabah 10:00'da başlamak üzere sona erdi.



 



17:25



İtirafçı katillerden Yakup Şahin, sıra avukat sorgusuna geldiğinde çok yorulduğunu oturmak istediğini söyledi. Mahkeme başkanı öyle bir şey yapamayacağını ama yanıtlamak istemediği sorulara “yanıtlamıyorum” diyebileceğini söyledi. Avukat Kazım Bayraktar Şahin’e daha çok Antep-Ankara yolculuğuna dair sorular sordu.



 



Katliamı gerçekleştiren canilerin Antep’ten Ankara’ya gelişi sırasında polis çevirmesinden nasıl çıktıklarını anlattı. 2 araçla yola çıktıklarını, diğer araçta kendisine asker kaçağı diye tanıtılan (Halil İbrahim Durgun tarafından) 2 katilin bulunduğunu söyleyen Şahin, o çevirme sırasında önce U dönüş yaparak Antep’e döndüğünü, ardından çevirmeyi geçen diğer araçtan aldığı “sorun yok” telefonundan sonra kendisinin de tekrar döndüğünü anlattı.



 



Dönüşte durdurulduğunu anlatan Şahin, üzerinde uyuşturucu hap çıktığı halde polisin kendisini geçirdiğini anlattı.



 



Bayraktar’ın kendisine gösterdiği bazı belgelerdeki imzaların kendisine ait olup olmadığı sorusuna “hatırlamıyorum, olabilir” gibi muğlak yanıtlar veren Şahin’e daha sonra müşteki avukatlarından Yıldız İmrek sorular sordu.



 



İmrek’in gerekse Bayraktar’ın sorularına verdiği yanıtlarda kendisinin IŞİD’e ait derneklere sık sık gittiği, bunlara AKP’li vekillerin de geldiklerini, "yoksullara yardım dağıtan" bu derneklerin herkes tarafından bilindiğini, kendisinin Suriye’ye gitmediğini, kimlerin oraya gidip gitmediğinin devlet tarafından iyi bilindiğini belirten Şahin, Durgun’un isteği üzerine tuttukları depoya amonyak nitrat taşındığını da dolaylı olarak kabul etti. Durgun’un neden kendisine 3500 TL ücret ödediğine dair makul bir yanıt veremeyen Şahin, belirli aralıklarla Maraş’a gidişini de “ailesine dondurma almak” gibi bir gerekçeye dayandırdı.



 



Şahin’in sorgusundan sonra Avukat Yıldız İmrek, katil sanığın soruşturmanın başında verdiği ifadeleri hapishanedeki IŞİD’lilerin etkisiyle geri çektiğini, bilgi gizlediğini ifade etti



 



15:40



İtirafçı sanık Yakup Şahin'in önceki ifadelerini reddeden ifadesi bitti, hakim sorgusuna geçildi. Şahin'in ifade değiştirmesini müşteki avukatları "baskı altında değiştirmiştir" tepkisi gösterdi.



 



Mahkeme başkanının "Bu Halil sana bu kadar parayı niye veriyordu, ne iş yapıyordun?" sorusuna "muhasebe yapıyordum, erzak işi yapıyordum" yanıtı veren Şahin, "ne mezunusun?" sorusuna da "Ortaokul" yanıtı verdi. "Depolarda bir çok patlayıcı madde, bilye vb. bulunmuş, bunları hiç görmedin mi?" sorusuna "Hayır" yanıtı veren Şahin'in, yazılı ifadesini makine gibi okurken, sorguda tedirginleştiği, mahkeme başkanının bazı soruları karşısında zaman zaman kekelediği, zaman zaman da agresifleştiği görüldü.



 



Heyet başkanı Şahin'e, "Daha önce fırında çlaışmışsın ve oradaki patronunun (Deniz Büyükçelebi) IŞİD'e katıldığını belirtmişsin" diye sordu. Şahin bu soruya. "Bunların hiçbirini hatırlamıyorum. O ifade düzmecedir" yanıtı verdi. "Deniz Büyükçelebi'nin evine gitmişsin, doğru mu?" sorusuna ise "Evet doğrudur" yanıtı verdi. 



 



Şahin'in Baro tarafından atanan avukatları "Biz katillerin avukatları değiliz, bizi böyle düşünmeyin. Sanık kendisini savundu, bizim savunacak bir şeyimiz yok" dediler.



 



Şahin'e şimdi de müşteki avukatlarından Kazım Bayraktar soru soruyor.



 



14:40



İtirafçı olup daha sonra ifadelerini geri alan Yakup Şahin şimdiye kadar şunları söyledi:



 




Önceki ifadelerim yalandı, asıl ifademi şimdi vereceğim



 



Kendi el yazımla yazdığım ifademi okuyacağım, Dosyada benim aleyhime tek bir delil yoktur. Ben sigara uyşturucu kullanan biriyim oysa bu örgüt sigaraya bile karşıdır. Daha önce verdiğim ifade bir an önce bir şeyler uydurup kurtulmak içindi. Halil Durgun'u iş sebebiyle tanırım. Ben maaşıma bakarım. Kendisi namazında niyazında düzgün biriydi. Halil'in işçisi olarak bana taş taşı dese taşırdım. Koskoca Cumhurbaşkanı bile "beni aldattılar" dedi. Ben de Halil tarafından kandırılmışım. Benim önceki ifadem polislerin hayal ürünüdür. Halil bana "benim asker kaçağı" arkadaşım var onlar Ankara'ya gidecek, sen de önden git dedi. Ben de Adana çıkışında arama olunca Halil'e haber verdim, Ama dönüş yapmadı. Sonra Halil biz geçtik dedi, bunun üzerine yeniden Ankara yoluna döndüm. Polisler bana 'elinize sağlık' dedi. Polisler selfi çekmek istediler. Ankara'ya gelince polisler aldıkları ifademde beni aldattılar 4 gün uykusuz bıraktılar.



 



İlk ifademde söylediğim ‘Halil beni tehdit etti’ kısmını uçaktaki polis söylememiş istedi, ama Halil beni hiç tehdit etmedi.




 



14:30



Müşteki avukatların isteği üzerine itirafçı sanık Yakup Şahin’in ifadesi tek başına alınıyor. Şahin önceki ifadesini reddetti. Müşteki avukatları sanığın baskı altında bu savunmayı hazırladığını beyan etti. Sanık Yakup Şahinin savunmasını hazırladığı metinden okumasına avukatlar sözlü savunma ilkesini hatırlatarak itiraz etti.



 



Yakup Şahin “Ben uyuşturucu, sigara ve alkol kullanan birisiyim. Bu örgüt bana neden görev versin” diyor. İfadesini polis baskısı altında ve onların yönlendiriciliğinde verdiğini belirtiyor. “Cumhurbaşkanı bile ‘biz kandırıldık’ demiştir. Sanırım ben de ekmeğim için kandırıldım. Yunus Durmaz’ı tanımam, Halil ise benim patronumdur” diye devam ediyor.



 



14:00



Ara sona erdi, yeniden salona geçildi. Iİtirafçı Yakup Şahin salona yalnız getirildi. Az sonra sorgusu başlayacak...



 



13:00



Duruşmaya sanık sıfatındaki IŞİD’liler için Baro tarafından atanan avukatların çekilme talepleriyle başlandı. Avukatlar, “vicdanımız elvermiyor” diyerek taleplerini dile getirdiler.



 



Daha sonra kurumların vekilleri katılma taleplerine dair sunumlar yaptılar.



 



İnşat-İş vekili Kazım Bayraktar da sendika adına müdahillik başvurusu yapacaklarını açıkladı. Kısa bir giriş konuşmasının ardından İnşaat-İş Başkanı Mustafa Adnan Akyol’u sunumunu yapmak üzere davet etti. Ancak mahkeme başkanı buna izin vermedi.



 



Kısa bir tartışmanın ardından, sendika vekili Bayraktar, “öyleyse bu sunumu ben yaparım” diyerek sunumu gerçekleştirdi. Bayraktar, sunumu esnasında, “Bu davaya müdahiliz ve Cumhurbaşkanına, Başbakanlara, MİT ve kolluk kuvvetlerindeki yetkililere kadar -isimlerini anarak- yargılamak için müdahiliz” dedi.



 



Kurumların müdahillik başvurularına ilişkin karar öğleden sonra verilecek.



 



Daha sonra müşteki avukatlarınca usule ilişkin itiraz edildi. Sanık sorgulamalarına geçilmeden önce her bir sanığın tek tek ifadeye alınmaları, diğer sanıkların ise dışarıda bekletilmeleri istendi. Bu itiraza ek olarak avukat Kazım Bayraktar, dışarıda bekletilecek olan sanıkların ayrı hücrelerde tutulmasını talep etti.



 



Duruşmaya 14:00’e kadar ara verildi.



 



11:05



Duruşmanın bu celsesinde sanık sıfatlı IŞİD'lilerin ifadesi alınacak. Baronun IŞİD'çilere atadığı baro avukatı davadan çekildi. Baro buna itiraz etti!



 



***



 



IŞİD’in 10 Ekim 2015’te Ankara’da yapılacak ‘Barış mitingi’ için çeşitli illerden gelerek Gar önünde toplanan işçi ve emekçilere, devrimci ve demokratlara dönük katliamla ilgili göstermelik davanın 1. duruşmasının ikinci celsesine katılmak için Adliye önüne gelen aileler, salona alınmaya başlandılar.



 



Dün görülen ilk celsede katliamı önlemek için ortalıkta olmayan hatta açığa çıkan verilerle, gerçekleştirilmesini en azından kolaylaştıran devlet, sanık olarak getirilen IŞİD’lileri korumak için mahkeme salonunda jandarma ve polis tarafından etten duvar örmüştü. Duruşmaya Antep'teki iki sanık SEGBİS katılırken, salonda 7'si Sincan, 5’i Antep’ten gelen 12 tutuklu, 2 tutuksuz sanık vardı.



 



İlk celsede sanıkların, müşteki ve avukatların kimlik tespiti yapılmış, nereden baksan derme çatma ve içeriksiz iddianamenin özeti okunmuştu. Daha sonra da müşteki avukatları iddianameyi teşhir etmiş, devletin rolüne vurgu yaparak, müfettiş raporlarında bile yer alan bazı gerçeklere yer vermeyerek katliamın arkasındaki güçlerin varlığının karartılmaya çalışıldığını belirtmişlerdi.



 





 



Salonda bir polis ailelere küstahça “şov yapmayın” demiş, gerilim yaşanmıştı. Avukatların müdahalesiyle polis tutanak tutularak dışarıya çıkarılmıştı.



 



Türkiye tarihinin bu en büyük kitlesel katliamı için hazırlanan iddianamenin içeriksizliği ve katliamın gerçek faillerinin saklanma çabası ailelerin de tepkisine neden olmuş, “burada bir tiyatro sergileniyor” ifadeleriyle bu tepki ifade edilmişti.