Emaar'da HDP'ye destek eylemi yapan işçi: İrademize her yerde sahip çıkacağız
Emaar şantiyesinde çalışan işçiler 6 Kasım’da HDP eş başkanları ve milletvekillerinin tutuklanmasını protesto etmek için protesto yürüyüşü yaptılar. Yüzlerce işçinin katıldığı yürüyüşten sonra polis şantiyeyi bastı ve işçilerden 19’unu gözaltına aldı. Bazıları dövülerek gözaltına alınan işçilerden 8’i gece saat 00:00 sıralarında serbest kalırken, diğerleri bugün Çağlayan Adliyesi’ne getirilecek.
Alınteri: Emaar inşaat şantiyesinde ne zamandan beri çalışıyorsunuz, aileleriniz burada mı?
Atilla K. : Üç ay oldu işe başlayalı. Hepimiz de gurbetçiyiz, ailelerimiz burada değil.
Alınteri: Eylem nasıl başladı, bilginiz var mı?
Atilla K: Başkanların önce gözaltı yapılması sonra da tutuklanarak F tipi hücrelere konması zorumuza gitti. Bu tepkiyle doğallığında gelişti eylem. Önce on arkadaş bir araya geldi; oylarımızla seçtiğimiz başkanlarımıza böyle yapılmasına karşı bir tepki koymalıydık… Ve aramızda konuştuk, kararlaştırdık. Aslında eylem sırasında bu kadar katılım ve destek bulacağımızı hiç düşünmedik. Ama on kişi de olsa en azından tepki göstermek için sloganımızı atar, biraz yürüyüşümüzü yaparız, sonra da bitiririz diye konuştuk.
Alınteri: Eylem sırasında neler oldu?
Atilla K. : Demin de dedim ya hiç bu kadar katılım olacağını, destek bulacağını beklemiyorduk. Biz eylemi yemekhanede başlattık on kişi… Sloganlar atarak yemekhanenin önüne çıkarak yürüyüşe geçtik. Biz sloganlarla yürüyüş yaparken bir taraftan alkışlarla destek verenler oldu, bir taraftan da yürüyüşe katılım arttı. Sadece şantiye içinde değil… Ünalan Mahallesi sakinleri de katıldı yürüyüşe, alkışlarla destek verdiler. Önce elli kişi olduk, sonra katılım gittikçe arttı ve 350-500 kişiyi buldu… O kadar çok sevindik ki, çok mutlu olduk.
Alınteri: Eylemi hangi saatlerde yaptınız? Mesai saatleri içinde mi yoksa mola saatinizde mi?
Atilla K.: Eylemi yemek paydosunda yaptık. Yemeğe çıktık, yemekhanede başlattık. Şantiye içinden mahalle içine, oradan geri şantiyeye yürüdük. Yemek paydosu bittiğinde eylemi sonlandırıp işimizin başına geçip çalışmaya devam ettik. Yani mesai saatlerimiz içinde işi bırakarak yapmayı da hiç düşünmedik.
Alınteri: Daha sonrasında neler oldu? İşçilerden ters tepki falan gösteren oldu mu hiç?
Atilla K. : İşçi arkadaşlarımızdan hiç ters tepki gösteren olmadı. Ama en çok kızdığımız şey şu, tuvaletlerin, soyunma odalarının, şantiyenin iç duvarlarında ırkçı yazılamalar yapılıyor. Arkadaş bizim Türklerle, çalışma arkadaşlarımızla herhangi bir sorunumuz yok; çalışırken de hiçbir sorun, sıkıntı yaşamıyoruz. Neden bu yazılamaları yapıyorlar?!. Biz birlikte aynı yerde çalışıyoruz, aynı işi yapıyoruz, ekmeğimizi paylaşıyoruz. Yanımızda çalıştığımız arkadaşımız bizim düşmanımız değil. Bize bu baskıları yapan devletle, hükümetle sorunumuz var. Biz buna tepki gösteriyoruz. Bunu anlamalarını istiyoruz.
Alınteri: Arkadaşlarınız gözaltına nasıl alındılar?
Atilla K. : Biz eylemi bitirdik. İşimizin başına geçtik, çalışmaya başladık. Sonra birden şantiyeye çevik kuvvet girdi, herkese kimlik kontrolü yaptılar. Gözaltına alınan arkadaşların bazıları eyleme bile katılmamışlardı. Üzerinde kimliği olmayan, T.C numarasını bilmeyen arkadaşlarımızı, saldırıp, darp ederek gözaltına aldılar.
Alınteri: Daha sonra başka sıkıntı yaşadınız mı?
Atilla K. : Bizi işten çıkarmakla tehdit ettiler. Zarar vermişiz güya!.. Para cezası gelecekmiş, bununla tehdit ettiler. Bunların hiçbiri önemli değil, biz bunca yıl emek vermişiz… Bu devletin derdimizi anlaması, çözüm bulması için milletvekillerimizi seçmişiz; siz tutup bizi yok etmek için vekillerimizi cezaevine koyuyorsunuz, böyle bizim sesimizi kısmaya çalışıyorsunuz!.. Biz bu baskılara karşı ayakta kalacağız, her zaman her yerde de tepkimizi dile getirmekten geri durmayacağız. Ha şunu söyleyeyim… Biz bizim Kürtlere de kızıyoruz. Neden sokağa çıkmıyorlar, bizim seçtiklerimiz cezaevine konuyor, millet evinde oturuyor. Böyle olmaz, biz hep birlikte sokağa çıkmalıyız ki kazanalım. Başka yolu yok.
Alınteri: Teşekkür ederim.
Atilla K. : Biz de teşekkür ederiz.