10 Ekim'de 3. celse...

18:10 Duruşma yarın saat 11:00'de devam etmek üzere sona erdi

GÜNCEL
Çarşamba, 9 Kasım 2016 (9 yıl 5 ay önce)

18:10



IŞİD’in Antep sorumlusu olan ve katliamları planlayıp yönlendiren Yunus Durmaz’ın kardeşi Hacı Ali Durmaz, “masum olduğunu, sınırda PKK’lilere karşı nöbet tttuğunu, sadece Arap kökenli IŞİD’lilerle muhatap olduğunu, Türkiye’dekileri tanımadığını, kimliğinin IŞİD tarafından kullanılan Alyas Sitesi’ndeki evden çıkması ve Yunus Durmaz’ın kardeşi olması hasebiyle yargılandığını söyledi. Alyas Sitesi’ne sade bir defa ağabeyi tarafından elbiselerini yıkamak için götürüldüğünü, orada kimseyi görmediğini (diğer IŞİD’lilerle fotoğraflarını da inkar ederek), o sırada da kimliğini o evde unuttuğunu belirtti. Bu yalan kurgusunu sürdüren Durmaz’a Alyas Sitesi’ne girişi görüntüleri izletildi. Görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını söyleyecek kadar pişkince yalan söyledi. Abisinin operasyon sırasında kendisini neden patlattığı sorusuna ise IŞİD militanlarının devlet sevgisini gerekçe göstererek “Abim milliyetçiydi, Türk polisine zarar gelmesini istemediği için olabilir” yanıtı verdi.



 



Durmaz’ın sorgu boyunca sergilediği pişkinlik müştekilerin tepkisine neden oldu. Avukatı bu tepkilerin tutanağa geçirilmesini ve Durmaz’ın tahliye edilmesini istedi, talebi kabul edilmedi.



 



Duruşma katillerden Hacı Ali Durmaz’ın kurgulanmış ifadesi ve sorgusuyla yarın saat 11:00’de devam etmek üzere sona erdi.



 



Adliye çıkışında yarın daha kalabalık gelinmesi çağrısını içeren bir basın açıklaması yapıldı.  



 



17:15



Yunus Durmaz’ın kardeşi Hacı Ali Durmaz, abisinin kendisinden sonra IŞİD’e katıldığını, Suriye’den geldiği için abisiyle diğerleri arasında nasıl bir bağ olduğunu bilmediğini, hiçbir zaman parasız kalmadıklarını çünkü abisinin her zaman çok parası olduğunu, Suriye’den döndükten 7-8 ay sonra yakalandığını, Antep’te 4-5 ev değiştirdiklerini, Türkiye’de hiç cep telefonu kullanmadığını, dijital belgelerde de geçen Mervan kod adını kullandığını, iki abisinin, yengeleri ve annesinin halen IŞİD saflarında olduklarını söyledi.



 



Katil Durmaz, müşteki avukatlarının sorularına yanıt vermeyeceğini söyledi.



 



16:55



Katliam sırasında Suriye'de olduğunu söyleyen Durmaz'a 8 Ekim 2015'te Antep'te çekilmiş fotoğrafları gösterilince o da kendisini kollayan rejim gibi "ortalık FETÖ'cü kaynıyor" yanıtı verdi.



 



16:50



Sanık sıfatlı IŞİD’li katillerden Resul Demir, Halil Durgun’la çocukluk arkadaşı olduklarını, ona çok güvendiğini, telefonunu bıraktığında da bu güven üzerinden almayı kabul ettiğini, onun canlı bomba olduğuna inanamadığını, çoluk çocuk sahibi olduğunu vs. söyledikten sonra, asıl canlı bombanın kendileri olmadığını, kimin olduğunu da herkesin bildiğini, söyledi. O da ilk ifadesinin birileri tarafından kurgulanıp, dikte ettirildiğini söyledi.



 



Demir’den sonra Yunus Durmaz’ın ağabeyi Hacı Ali Durmaz isimli katile sıra geldi. Durmaz katliam olduğunda Suriye’de olduğunu, ondan sonra döndüğünü, ailecek IŞİD’e katılmak için Suriye’ye göçtüklerini, silahlı eğitim aldığını, 2 yıldır IŞİD üyesi olduğunu, daha önce El-Kaide'ci olduğunu söyledi.



 



16:15



Oğlunun adı Huzeyfe olan ve kendisinin kod adının Ebu Huzeyfe (Huzeyfe’nin babası) olduğunu reddeden katillerden İbrahim Halil Alçay’nin sorgusu da sayısız çelişki taşıyor. O da diğerleri gibi IŞİD’e yakın vakıflara gittiğini kabul edip bunu doğallaştırıyor (“Daha önce Genç Muvahitler ve Vahdet Vakfına birkaç defa gitmiştim”, “Gittiğim Vahdet Vakfı’nda bir süreliğine diniş eğitim aldım”).



 



Fakat silahlı eğitim aldığını, Suriye’ye girip çıktığını reddetti, Halil İbrahim Durgun’un eşinin bu yönde verdiği ifadeyi de kabul etmedi. Yakup Şahin onu tanıdığını söylese de o Yakup Şahin’i tanıdığını reddetti. O da daha önceki ifadesini polis yönlendirmesiyle verdiğini söyledi.



 



“Asıl canlı bombalar dışarda ve devlet de bunu biliyor” diyen Alçay, Halil İbrahim Durgun’la ilişkilerinin onun çek-senet işine girdiğini öğrenmesi nedeniyle bittiğini söyledi. Kullanılan aracı onun verdiği parayla aldığını, daha sonra da devir işlemi yapmadığını belirtti. Halil İbrahim Durgun’un da kendisi gibi muhasebeci olduğunu, kendi hayat görüşü doğrultusunda canlı bomba olduğunu düşündüğünü söyledi.



 



Duruşma, Resul Demir’in ifadesiyle devam ediyor. Resul Demir’in hiçbir örgüte üye olmadığını, 2010’dan beri aynı hattı kullandığını, evinin-adresinin belli olduğunu söylemesi salonda “katil” tepkisine neden oldu. O da o pişkin tavrıyla “"Bu laflar zoruma gidiyor. Bu katillerin yalanları da düzen mahkemelerinde bu tiyatro da bizim zorumuza gidiyor!” dedi.



 



Demir, kullanılan aracın Halil Durgun ve Halil Alçay tarafından alındığını söyledi.



 



14:44



İbrahim Halil Akçay’ın ifadesi sürerken, müşteki avukatlarından Kazım Bayraktar daha önce yaptıkları ve savcı tarafından reddedilen taleplerini yineledi. Sanıkların bir arada bulunması nedeniyle birbirlerinin ifadelerini dinledikleri ve buna göre kendilerini hazırladıklarını söyleyen Bayraktar, salona tek tek alınmalarını talep etti. Bayraktar’ın talebi heyet tarafından kabul edilince ifadesi alınan Halil İbrahim Akay dışındaki sanıklar salon dışına çıkarıldı.



 



Halil İbrahim Akçay da öncekiler gibi “sütten çıkmış ak kaşık” ayaklarına yatıyor. “Ben Ebu Huzeyfe kod adlı kişi değilim. Sanıklardan Resul Demir ile ailecek görüşüyoruz. Örgütün iddianamedeki eğitimlerini almak ciddi mesai gerektirmektedir. Benim böyle bir zamanım hiç olmadı” diyen Akçay’ın sorgusu sürüyor.



 



14:12



Duruşma sanık sıfatlı IŞİD'li katillerden İbrahim Halil Alçay'ın ifadesiyle devam ediyor..



 



14:10



Duruşma savcının sanık sıfatlı IŞİD’li katillerden Hakan Şahin’e sorduğu sorularla devam ediyor. Savcı Şahin’e, “Bu savunmayı hazırlarken kimden yardım aldın? Cezaevinde seni ziyaret edenler kimdi? Sana dilekçende yardım etti mi?” diye sordu.



 



14:05



Duruşma yeniden başlıyor. IŞİD'li katillerin avukatları müşteki avukatlarını provoke etmeye devam ediyorlar.



 



13:05



Antep’teki polis operasyonunda kendini patlatarak öldüğü söylenen fakat bu DNA testleri vs ile kanıtlanmayan Yunus Durmaz’ın ağabeyi Hacı Ali Durmaz, ara verildiği sırada jandarma tarafından arka kapıdan çıkarılırken müşteki avukatlarına “sizin sonunuz da böyle olacak” diye bağırdı.



 



Aynı kapıdan çıkan müşteki avukatlarına katillerin avukatlarından biri de yumrukla saldırmaya çalıştı. Bunun üzerine müşteki avukatları kendisine hak ettiği yanıtı verdiler.



 



12:44



Amcası Yakup Şahin’le telefonda 1 ayda tam 1286 kez görüşmüş olan Hakan Şahin, avukatların çapraz sorgudaki soruları karşısında sıkıştıkça soruları toplu olarak almak istediğini, cevap vermek istemediğini belirtti. Avukatların, “ifadendeki inanç yaşama özgürlüğü hangi hukukta var” sorusuna da, "Laik bir ülkede yaşamıyor muyuz" yanıtı verdi. .



 



Duruşmaya öğle arası verildi, saat 14:00'te yeniden başlayacak. 



 



Bu arada tutuklu sanık sıfatındaki katillerden Hacı Ali Durmaz aile avukatlarına, "Sonunuz böyle olacak" diye bağırdığı öğrenildi.



 



12:30



Katillerin avukatı dün olduğu gibi bugün de aynı provokatif tutumunu sürdürüyor. Müşteki avukatlarının “sanıklara” katil sıfatıyla hitap etmesine “Katil denilirse ben de müdahale ederim” diyen avukata aileler, “katilsiniz” tepkisi gösterdiler.



 



Bu arada sorgunun başından beri birbiriyle çelişen sayısız şey söyleyen Hakan Şahin, soruları toplu almak istediğini buyurdu!



 



12:25



Katil sanık Hakan Şahin’in heyet başkanı tarafından yapılan sorgusundan sonra müşteki avukatı Av. Heval Yıldız Karasu’nun çapraz sorgusu başladı.



 



Katil Şahin’in sadece hakim sorgusunda bile reddettiği önceki ifadesiyle şimdiki arasında sayısız çelişki çıktı. Önceki ifadesinde kendisine olaydan 3-4 gün önce Ankara'ya gitmesinin söylendiğini belirten Şahin, hakimin bu yöndeki sorusuna “ailemin hayatıyla tehdit edildim, PKK tarafından öldürüleceklerini söylediler polisler, psikolojik baskı altında verdim o ifadeyi” diyerek reddetti



 



Amcasının Ankara’ya gelişi ve görüşmelerine ilişkin çelişkili bilgiler veren Şahin, amcasıyla neden ısrarla Gölbaşı’nda görüştüklerini, neden özel araçla gelmişse onun kendisinin kaldığı otele, otobüsle gelmişse de AŞTİ’ye gelmediğini, neden illa Gölbaşı’nda buluşulduğu ve Gölbaşı’ya nasıl gittiğine, nasıl haberleştiklerine dair birbiriyle çelişen yanıtlar verdi



 



Üzerinde çıkan 4 ayrı hard disk, 4 flash diskle, Yunus Durmaz'ın evraklarında da geçen hard disklere bilgi kaydedilip zamanı bildirildiğinde gerekli kişilere verileceği bilgisi arasındaki ilişkiye vurgu yapan heyet başkanının bu yöndeki sorusuna da yanıt veremedi.



 



Halil İbrahim Durgun’u tanıyan, aynı araçta bulunan Şahin onu tanıdığını hatta bomba yüklü araca bindiğini de reddetti. Kısacası hemen tüm sorulara çelişkili yanıt veren Şahin, sonunda kendisini sütten çıkmış ak kaşık olarak tanımladı. Bu arada cihatçı derneklerin müdavimi olduğunu da verdiği ifadeyle bir kez daha teyit etti.



 



11:55



Katliam keşifçisi katil Hakan Şahin çelişkilerle ve ilk ifadesinden bambaşka içerikte hazırladığı ya da hazırlanan ifadesinden sonra sorgusu başladı. Daha önceki ifadesinde Halil İbrahim Durgun’un kendisine Ankara görevi sonrasında 50 bin TL vereceğini söyleyen Şahin, bu sefer bunu yalanladı. Durgun’dan aylarca yüklü miktarda harçlık aldığını da aynı şekilde yalanladı.



 



Önceki ifadeleri için “Polis bana olayla bağlantılı olduğunu söylersen bir şekilde kurtulursun dedi” diye reddetmeye çalışan Şahin’e hakim, Yunus Durmaz'ın evinde ele geçirilen belgelerle savcılık ifadesinin birbiriyle örtüştüğünü hatırlattı.



 



Bunun üzerine sanık Şahin, “İfadeden önce, polisler beni bir odaya çekti. Belgeleri gösterip ‘bu şekilde ifade verirsen 3-5 yıl yatar çıkarsın’ dedi. Ben de bu şekilde salladım. Pişmanlık Yasasından yararlanacağım söylendi. Bu tür söylemlerde bulundular. Cezaevine gelenler de oldu. Bakanlık tarafından gönderildikleri, gizli oldukları söylendi. Savcılıkta söylemem gerekenleri anlattılar” dedi.



 



11:35



Katliam keşifçisi katil Hakan Şahin, iddianameyi satır satır okuduğu ve tüm iddialara kılıf hazırladığı anlaşılan bir savunma yaparak, tahliyesini, o da olmazsa “denetimli serbestlik” istedi.



 



“Cami ve mescitlerde istediğim yerde ibadetimi yaptım. Kimseye de ibadetine göre ısrarım ya da baskım olmadı. Herkes istediği gibi inanç dünyasında yaşayabilir bu özgür hakkıdır” diye lütfeden katil, 250 Dolar maaş aldığının doğru olmadığını söyledi. 250 dolar maaş aldığım iddiası doğru değildir. “Somut deliller olmalıdır” gibi bir küstahlık yapan Şahin, ücreti Mayıs ayında aldığı iddiasının doğru olmadığını, okula kaydını ailesinin imkanlarıyla yaptığını belirtti. Aynı küstahlıkla devam eden katil, IŞİD’in okula karşı olduğunu ama kendisinin üniversiteye kayıt yaptırdığını, bu çelişkinin IŞİD üyesi olmadığını gösterdiğini ifade etti.



 



İddianamede ‘DEAŞ silahlı terör örgütüne üye olduğu anlaşılmıştır’ ifadesi yer alıyor” diyen katil, “canlı bombacılarla ve örgütle alakam yoktur” söyleminde bulundu. “Keşif bilgileri örgüt üyeleri arasında paylaşılmıştır, bu bilgilendirmeler Ankara patlaması için yapılmamıştır, benim keşif yaptığım doğru değildir” diyerek aynı pervasız tutumunu sürdüren Şahin, “Üzerime atılmış iddiaları kabul etmiyorum, kronik hastalığım gözönüne alınarak tahliyemi istiyorum. Bu mümkün değil ise şartlı tahliye ile bırakılmak istiyorum. Suçlu insan kaçma girişiminde bulunur. Ben kaçma girişiminde bulunmadım. Kaçacak olsam okul kayıt işlemini yapmazdım” diye söyleyecek kadar ileri gitti.



 



11:09



Hakan Şahin de dünkü katil Yakup Şahin gibi ifadesini yazılı olarak hazırlamış. Aileler buna tepki gösterdi, ifadenin başkası tarafından hazırlandığını söyledi.



 



11:05



Katilin yeğeni sanık Hakan Şahin'in duruşmada "ben Müslümanım" demesi üzerine ailelrden tepki yükseldi.



 



11:00



Müştekiler ve avukatların yoklamasından sonra duruşma başladı. İlk olarak itirafçı sanık sıfatlı katil Yakup Şahin'in yeğeni Hakan Şahin yazılı ifadesini okuyor.



 



***



 



10 Ekim Ankara Katliamı’yla ilgili açılan göstermelik davanın 1. duruşmasının 3. celsesi başladı. Sabah Adliye önüne gelen aileler ve avukatları burada yapılan kısa bir açıklamadan sonra Adliye’ye girdiler.



 



Polis tamamen keyfi bir şekilde ailelerin salona girişinde sorun çıkardı. Bu keyfi tutuma yapılan itirazlardan sonra hakim de polise, "müdahale etmemesi" uyarısında bulunduğu halde polis aynı tutumunu sürdürmeye kalkıştı.



 





 



Yaşanan gerilimden sonra aileler polisin bu tutumunun tutanaklara geçirilmesini istediler. Avukatlar, polisin tutumunun "Aleni yargılama ilkesine" aykırı olduğunu ifade ederek tutanağa geçirdi, tüm aileler içeri alındı.



 





 



Bugün görülecek 3. celsede müştekilerin adlarının okunmasından sonra sanık sıfatlı IŞİD’li katillerin savunmalarına geçilecek.