ABD'nin birçok eyalet ve kentinde Trump karşıtı gösteriler yapıldı, beş kişi silahla yaralandı
ABD’de Cumhuriyetçi Parti adayı Donald Trump’ın yeni başkan seçilmesinin yarattığı ilk şaşkınlık ve şok hali aşılmaya başladı. Ülkenin pekçok eyalet ve kentinde çok sayıda insan sokaklara çıkarak “Bizim başkanımız değil!” sloganlarıyla gösteriler yaptı. Polisin silah kullandığı gösteriler, Trump gibi ırkçı faşist soytarıların istedikleri gibi davranamayacaklarını hissettirdi.
Ajanslara yansıyan bilgilere göre aralarında Washington DC, Oakland, Orlando, Los Angeles, Boston ve New York gibi kentlerde de gerçekleşen protesto gösterileri sırasında Seattle’da beş kişi silahla vurularak yaralandı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu belirtildi. Üniversite yerleşkelerine de yayılan protesto gösterilerinde, bazı anayollar trafiğe kapatıldı. Trump karşıtı göstericiler Amerikan Bayrağı’nı yaktı.
New York’ta, Donald Trump’ın seçim ofisi olarak kullandığı ve ön cephesi kum yüklü kamyonlar, polis araçları ve çok sayıda polis tarafından çevrelenen Trump Tower önünde de yüzlerce kişi Trump’ın ABD Başkanı seçilmesini protesto etti.
Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu kalabalık ellerinde ‘Benim başkanım değil’ yazılı dövizler taşıdı. Ülkede yaşanan protesto gösterileri üniversitelerin yanı sıra liselere de yansıdı. Değişik kentlerdeki binlerce lise öğrencisi, Trump’ı protesto etmek için derslerini bırakıp okul dışına çıktı.
Özellikle Müslümanlar, göçmenler, Afrika asıllı Amerikalılar ve Meksikalılara yönelik söylemleri yüzünden protesto edilen Donald Trump’ın bugün Barack Obama ile Beyaz Saray’da görüşmesi bekleniyor.
Neoliberal politikaların bağımlı ülkelerden sonraki ilk laboratuvarlarından biri olan ABD’deki son seçimler, bu politikaların yıllar içinde yarattığı toplumsal yıkım ve bunalımın; çıkışsızlık ve alternatifsizlik koşullarında Trump gibi palyaçoların “tarihsel bir figüre” dönüşmesine neden olabileceğini bir kez daha gösterdi.
Neoliberal ticaret anlaşmalarını durduracağı, ekonomiyi güçlendireceği, istihdamı genişleteceği ve toplumsal koşulları düzelteceği vaatleriyle işçi ve emekçilerin azımsanmayacak kesimlerinin duygu ve tepkilerine tercüman olan Trump, daha yaptığı ilk konuşmada Tayyip Erdoğan’la aynı yolu izleyeceğini açıkça ortaya koydu. Onun da tıpkı Erdoğan gibi duble yollarla, yeni yapılmış havalimanları ve köprülerle övünmesi uzak değil. Bu açıdan ona destek veren toplumsal kesimlerin gerçeğe hızla dönecekleri de…
Fakat toplumsal tepkinin diğer ucunda yer alan kesimleri de aynı alternatifsizlikle karşı karşıya. Bu son yapılan gösterilerde kullanılan “Bizim başkanımız değilsin!” sloganının sınırlarıyla bile anlaşılıyor. Fakat ne kadar sınırlı olursa olsun yaygınlıkları ve militanlıklarıyla bu gösteriler Trump gibilere önünde hiçbir engel olmadığını bir kez daha hatırlatmasıyla anlamlıdır.