Çok sayıda sergiye katılan ve ödüller alan karikatürist Cemal Odabaşı, şimdi bir kokoreççinin tezgahında çalışıyor.
Çok sayıda sergiye katılan ve ödüller alan karikatürist Cemal Odabaşı, şimdi bir kokoreççinin tezgahında çalışıyor.
Türkiye genelinde çok sayıda karma sergiye katılan, gazete ve dergilerde yayınlanan eserleriyle çeşitli ödüller alan karikatürist Cemal Odabaşı, bir kokoreççinin seyyar tezgahında çalışarak geçimini sağlamaya çalışıyor.
Bursa'nın merkez Osmangazi ilçesi Santral Garaj Mahallesinde, akşamları sahibinden devraldığı seyyar el arabasında kokoreççi olarak çalışan 42 yaşındaki Odabaşı, ilk kişisel sergisini 2003'te İzmir'de açtı.
İNSAN HAKLARI ÖDÜLÜ ALDI
Bugüne kadar İstanbul, Adana, Kırşehir, Diyarbakır ve Sinop ile yurt dışında bazı karma sergilere katılan karikatürist, Bursa'daki ilk sergisini, çevresinden aldığı borç parayla Tayyare Kültür Merkezi'nde bugün açıyor. Odabaşı, 1998 yılında “Asaf Koçak Özel Jüri Ödülü” ve 2000 yılında katıldığı bir ulusal yarışmada “İnsan Hakları Barış Ödülü” aldığını kaydetti.
Babasından kalma küçük arsasını satarak, geliriyle kendisine bir tezgah yaptırdığını ancak bunu da belediye zabıtalarına kaptırdığını kaydeden Odabaşı, başka bir kokoreççinin tezgahında işçi olarak çalışmaya başladığını anlattı.
Ben sanatçıyım lûtfen beni kurtarın
Tezgahında karikatür de çizen Odabaşı, müşterisinin olmadığı zamanlarda tezgahının üzerindeki camda çizimlerine devam ettiğini ifade ederek, şöyle devam etti: Çocuğumun ilk konuştuğu cümle, 'baba' ve 'mama' oldu. Benden ekmek isteyen çocuğum için gece gündüz her işi yaptım, yapıyorum. Bir taraftan da 'Ben sanatçıyım, beni kurtarın' diyorum.
Afyonkarahisarlı mahalli sanatçı Himmet Coşkun, geceleri doldurduğu kasetlerini çoğaltarak, gündüz semt pazarlarında satıyor. Dinar ilçesine bağlı Göçerli köyünden olan mahalli sanatçı Himmet Coşkun, kasetlerini çift kasetçalar teyplerle kayıt yaparak yine aynı yöntemle çoğaltıp, pazarlarda sattığını söyledi. Omzuna taktığı küçük bir teyp ile doldurduğu kasetleri çalarak vatandaşların dikkatini çekmeye çalışan Coşkun, kasetlerinin az da olsa satıldığını ve harçlığını çıkardığını belirtti. Himmet Coşkun, arkadaşı Adem Baytekin ile evlerinin stüdyo gibi kullandıkları bir odasında kayıt yaptığını, özellikle söz ve müziği kendisine ait olan türküleri seslendirdiğini, türkü aralarına yaptığı taklitlerle de kasetini renklendirdiğini söyledi.