DİSK, “solda yeni bir tartışma süreci” yaratmak maksatıyla yapacağını açıkladığı, 14-15 Ekim’deki Bolu toplantısından önce genel merkezinde bir basın açıklaması yaptı ve toplantıya katılacakların listesini deklare etti.
DİSK’in Bolu toplantısı tüm siyasi kesimler tarafından yeni bir parti kurma yolunda atılmış bir adım olarak değerlendirilmiş hatta “solda yeni parti arayışları” başlığı altında ulusal burjuva medyada manşetlere taşınmıştı.
DİSK bu konuda, “parti kurmuyoruz, bu bir parti çalışması değil” dese de basın açıklamasının satır aralarında ve soru - cevap kısmında “yarım ağız” yeni parti kurma isteğini deklare etti. Basın açıklamasından örnek verecek olusak:
“Sol siyasetteki boşluk her geçen gün kendini daha fazla hissettirmekte, solda duran hiçbir siyasal parti topluma iktidar seçeneği sunmadığı gibi güçlü bir siyasal muhalefette üretememektedir. (…) Bu nedenle solda halkın daha iyi yaşama ve geleceğe güvenle bakabilme arzusuna tercüman olacak bir siyasal yapılanma…”
Bir gazetecinin, toplantıya katılacakların hemen hepsinin liberal demokrat olarak tanımlanan kesimden seçilmiş kişiler olduğunu neden daha geniş bir kesimden, soldan katılımcıların çağrılmadığı yönünde sorduğu bir soruya Süleyman Çelebi, gazetecinin dediği gibi yapsaydık bunun bir kurultay, konferansa dönüşeceğini ama kendilerinin bir arayış toplantısı yaptıklarını bu denilenin bir sonraki adımda yapılacağını yumurtladı.
Başka bir gazeteci, sürekli toplumun isteklerinden bahsedildiğini, fakat DİSK’in kendi içinde üyelerinin isteklerini dahi dikkate almadığını, kendilerin görüştüğü bir çok DİSK’e bağlı sendika şubesi ve üyelerinin gelişmelerden haberdar olmadığını, bu durumun kendileri için bir çelişki oluşturup, oluşturmadığını sorduğunda ise Süleyman Çelebi şöyle geveledi: “Önce elle tutulur bir şey oluşturacağız, daha sonra bu şeyle onlara gideceğiz”.
Türkiye’de sol diye adlandırılan yapıların milliyetçiliğe savrulan bir ulusal görüşe sahip olduklarını DİSK’in solun bu yapısına ilişkin bir eleştirisi olup olmadığını soran bir gazeteciye Süleyman Çelebi’nin cevabı “Biz ulusalcılıktan vazgeçmedik. Sadece ulusalcılığın milliyetçiliğe dönüşmesine, toplumsal kutuplaşmaya dönüşmesine karşıyız. Ulusal çıkarlarımızı, ülkemizin çıkarlarını tabiki üstte tutmak istiyoruz” oldu.