Sevsinler sizin muhalefetinizi…

CHP hala kafası kesik bir horoz gibi...

GÜNCEL
Pazartesi, 14 Kasım 2016 (9 yıl 5 ay önce)

Kırdığı cevizler 40’i geçtiği halde Tayyip Erdoğan zorbası koltuğunu hala koruyabilmesini biraz da karşısındaki muhalefetin sünepeliğine borçlu.



 



Parti başkanlığını koruyabilmek için görünürde ‘muhalefet’ rolünü oynamaktan da vazgeçen Devlet Bahçeli yönetimindeki MHP artık zaten fiilen ‘bitmiş’ durumda. Erdoğan’a biat etmiş, tabanını da ideolojik-siyasi tez ve vaadlerini de AKP’ye kaptırmış, AKP varken ona artık ihtiyaç duyulmayan bir teferruat durumuna düşmüştür.



 



CHP ise hala kafası kesik bir horoz gibi. Tayyip Erdoğan’ın elini rahatlatıp hareket alanını genişletmek için ek destek ve yardımlara adeta mahkum hale geldiği en kritik konu ve anlarda onun yardımına koşup sonra da bunların kimi sonuçlarına itiraz eden bir şaşkınlık sergilemekte. 



 



“Yenikapı ruhu” olarak adlandırılan ve fiili başkanlık rejiminin meşrulaşıp pervasızlaşmasının önünü açan milliyetçi cephe kürsüsünde vitrin süsü olarak boy göstermesi; Türkiye’yi felakete sürükleyecek askeri maceralara yasal izin veren Irak ve Suriye tezkerelerini defalarca desteklemesi ve “Anayasa’ya aykırı olduğunu biliyoruz ama PKK destekçisi görünmemek için evet diyeceğiz” gerekçesiyle HDP’ye yönelik operasyonlara baştan açık çek vermesi bunun ilk ağızda sayılabilecek üç çarpıcı örneğidir.



 



Şimdi bu CHP, anayasa değişikliğine el kaldırırken omuz verdiği HDP’ye yönelik siyasi linç operasyonlarını dilinin ucuyla kınamaya kalktı. Ama bunu yaparken hala o kadar titrek ve ikircikli ki, HDP’ye yapılan operasyonları protesto eden parti açıklamasında HDP’nin adı yok, anmaktan korkulmuş. Kendisinin de “evet” oyu vererek suçortağı olduğu bu operasyonları şimdi “milletvekillerinin tutuklanması Anayasa ve AYM içtihatlarına aykırıdır” sınırları içinde kınar gibi yapıyor fakat hemen ardından işi “teröre destek” zeminine çekerek, “AKP böylece teröre hizmet etmektedir” demagojisine sarılıyor. 



 



Kısacası CHP’nin parti bildirisinde ne burjuva parlamenter sisteme ve halkın iradesine kararlı ve net bir sahip çıkma var ne de her türlü muhalefeti bir biçimde susturmanın peşinde koştuğunu artık çocukların bile gördüğü AKP faşizmine ve “führer rejimine” karşı net ve kararlı bir duruş var.



 



Sergilenen tutarsızlık ve titrekliğe rağmen, “geç de olsa hatalarını anladılar galiba, bu bile hiç yoktan iyidir” diye düşünülebilir belki. Lakin CHP demek tutarsızlık demektir, yalpalama demektir, bugün “a” dediğine ertesi gün “z” demektir, içindeki hiziplerden birinin yaptığını diğerlerinin anında bozması demektir. Hele bir de konu Kürt sorunu ise, CHP’nin korkuları da yalpalamaları da azar.



 



“Deve” mi yoksa “kuş” mu olduğuna bir türlü karar veremeyen CHP, bu klasiğini bu kez de tekrarladı. Yumurtasız omlet misali HDP’nin adını anmadan HDP’ye yönelik operasyonları kınarmış gibi yapmasına gelen ırkçı faşist tepkiler karşısında hemen paniğe kapılıp, “bu parti açıklamamız ‘bölücülüğe’ destek değil tam tersine ‘böldürmeme’ metnidir” gibi abuk sabuk açıklamalar başladı. Kılıçdaroğlu, mesele sanki “ifadeye gidip gitmeme” meselesiymiş gibi, “seçimle gelen seçimle gitmeli ama seçimle gelen de ‘ben savcıya gitmem, ben ifade vermem’ diyemez!” şeklinde demagojilere sarıldı.



 



Lakin korkunun ecele faydasının olmayacağı gerçeği bu olayda da kendini gösterdi. Hitler özentisi Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bütün maşaları ve beslemeleri, “CHP bunun hesabını vermeli” yaygarasına başladılar. 15 Temmuz’un arkasından yaşanan şok ve korku atlatılıp köprü artık geçildiği için “Yenikapı ruhu”nun ruhuna fatiha okundu, bunun yerini CHP’nin de kapatılması çığırtkanlığı aldı. CHP yönetimi bugüne kadar defalarca sergilediği aymazlığı ve sünepeliğini sürdürdüğü taktirde bunun gündeme gelmesi de uzak bir olasılık değildir.



 



AKP diktatörlüğü CHP’nin de defterini dürmeyi düşünecektir. Yalnız bunu yaparken muhtemelen CHP’nin yengeç sepeti gibi gerçekte bir hizipler toplamı olduğu gerçeğini dikkate alarak hareket edecek, içlerindeki Kürt düşmanı milliyetçi Kemalistleri MHP tarzında uysallaştırıp bürokraside ve devlet ihalelerinde vereceği küçük rüşvetler karşılığı büsbütün yedeklerken; diş geçiremeyeceğini bildiği namuslu ve samimi sosyal demokrat unsurların üzerine HDP tarzı operasyonlarla gidecektir.



 



CHP’nin içinde ve tabanındaki samimi sosyal demokratlar, bu sonucun önünü almak istiyorlarsa şayet, yapmaları gereken ilk ve tek şey, parti yönetiminin bu sinik ve sinameki tavırlarına net bir biçimde karşı çıkarak Kürtler ve sosyalistler başta olmak üzere kendi dışlarındaki anti faşist güçlerle güç ve eylem birliklerine yönelmek olmalıdır. Yoksa yarın CHP için de çok geç olacaktır!..



 



(Alınteri'nin baskıdaki Kasım 2016 tarihli 4.sayısında yer alan bir yazıdır)