Tecavüze meşruiyet...

“Tecavüzün psikolojik tahribatı anlatılamaz"

KADIN
Cuma, 18 Kasım 2016 (9 yıl 5 ay önce)

Çocuk evlilikleriyle mücadele edenler anlatıyor (1): Önerge, berdel zihniyeti



 



Burcu Karakaş



 



Cinsel istismar suçunda mağdurla failin evlenmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Meclis’e sunulan önerge, muhalefetin itirazlarına rağmen ilk oylamada kabul edildi. Söz konusu önerge, salı günü tekrar görüşülecek.



 



OHAL kapsamında faaliyetleri durdurulan Van Kadın Derneği’nden (VAKAD) Zozan Özgökçe, kadın örgütlerinin geçici olarak kapatılmasının tesadüf olmadığını düşünüyor.



 



‘Tecavüz eder evlenirim, olur biter’ diyenler çıkacak



Özgökçe’ye göre, dernek faaliyetlerinin durdurulmasının nedenlerinden biri de Meclis önergesine yönelik tepkileri engellemek.



 



Zozan Özgökçe, önergenin kabul edilmesi halinde özellikle kırsal kesimde yaşanacaklara dikkati çekiyor: “Kadın hareketinin yıllarca sürdürdüğü savunuculuk sonucunda yasa 2006’da değişmişti. Biz o zaman Van’dan otobüse atlayıp saatler süren yolculuğun ardından Ankara’daki eyleme katılmıştık. Yasa değişirse köylerde, ‘Tecavüz eder evlenirim, olur biter’ diyenler çıkacaktır. Aileler barışma yöntemi olarak kullanabilir. Kente gelindiğinde insanlar bu durumu korkunç bulabiliyor ama köylerde meşru görülebiliyor. Köy imamları mesela… Kızları o kadar aşağılık görüyorlar ki! Travmayı düşünen yok. Kızlar evlenmeye mecbur bırakılıyor. Onları suçluyorlar genelde. Van’da 2009 yılında 17 yaşında hamile olan Eylem Pesen’i kocası önce bıçaklayıp sonra da arabayla üzerinden geçerek öldürmüştü. O olayda aileler karşıdan bir kız daha ‘alıp’ olayı kapatacaklardı, olay kan davasına dönmesin diye…”



 



‘Boşanamayınca intiharı seçiyorlar’



Özgökçe, teklifin yasalaşması ile kadın haklarının köylerde başta olmak üzere giderek daha fazla ihlal edildiğine şahit olunacağı kanaatini taşıyor: “Hukuk, toplumun maalesef gerisinde. Toplumu iyi tahlil edemiyorlar. Şu anda birçok aile bu sorunları kendi içinde çözmeye çalışıyor. ‘Kaçırdık madem evlenelim, olsun bitsin’ diyenler oluyor. Berdel yapılıyor ya, o da bu yasa ile aynı zihniyete dayanıyor. Yasalaşırsa kırsal alanlarda kadına yönelik hak ihlalleri çoğalacaktır. Küçük yaşta evlendirilenleri evlilik örümcek gibi sarıyor. Boşanamıyorlar, intiharı ya da kaçmayı tercih ediyorlar. Kız çocuklarına evlilikten başka alternatif sunulmuyor. Evliliği istemek zorunda kalıyorlar. Kızını çocuk yaşta nişanlandıran bir baba, ‘Ben kızımı hediye ettim. Karşılığında hiçbir şey istemeden verdim’ demişti. O lafı hiç unutamadım.”



 



‘Resmen cinayettir’



Zozan Özgökçe, cinsel istismarın mağdurda açtığı yaraların oldukça zor kapandığını dile getirerek, travma sürecini şöyle örneklendiriyor: “Tecavüzün psikolojik tahribatı anlatılamaz. Tanık olduğum bir olayı anlatayım. Tecavüze uğramış bir kadın vardı. Hamile kalmıştı. ‘Yapamam, sevemem bu çocuğu. Karnımda hareket ettikçe onu hatırlıyorum’ deyip duruyordu. ‘Aldıramazsam karnımı bıçaklayacağım’ diyordu. Böyle bir travmadan bahsediyoruz. Çocuğun böyle bir travmayı yaratanla evlendirilmesi resmen cinayettir.”