Katliamla ilgili soruşturmada altı kişi gözaltında, Albayrak'ı protesto eden aileler de...
Siirt/Şirvan’daki Maden Köyü’nde Ciner Grubu’na ait Park Elektrik’in işlettiği bakır madeni ocağında şev kayması nedeniyle yaşanan göçükte ihmali olduğu iddia edilen altı kişi gözaltına alındı.
17 Kasım’da yaşanan ve beş işçinin cenazesi çıkarken, 11 işçiye halen ulaşılamayangöçükle ilgili olarak Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında 6 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınanların bakır madeni işletmesinde açık saha iş sorumlusu müdür Mehmet Oğuz, açık saha baş mühendisi Selman Kazak, açık saha iş güvenlik uzmanları Servet Keklik ve Mehmet Kezer ile taşeron firmanın sahibi Nurettin Ant ve iş güvenlik uzmanı Mehmet Çiçek olduğu belirtildi. Taşeron firmanın saha sorumlusu Adnan Ant’ın ise arandığı kaydedildi.
Anlayacağımız yine asıl sorumlular değil, onların emirlerini yerine getirenler, onların kar hesaplarını dikkate alıp iş yapanlar yargılanacak.
Başbakan Yardımcısı sıfatı taşıyan Tuğrul Türkeş’in veciz şekilde özetlediği gibi, “Sabancı’nın herhangi bir işyerindeki kazadan Sabancı mı sorumlu olacak?” zihniyeti her işçi katliamından sonra olduğu gibi bunda da karşımıza çıkacak. Tabi kar uğruna kanı dökülen işçi de gizliden ya da açıktan fail kılınacak, kendi ölümüne…
Denetlemekle görevli “kamu yetkililerine” ise sıra zaten gelmeyecek. İşçiler bu yetkililerin denetim yapmadıklarını, denetime gelseler de firma yetkililerinin hediyelerini alıp gittiklerini anlatsalar da bu böyle olacak.
İş cinayetlerine dönük “fıtrat” algısı burada da devrede. Önce doğal afete, yağmura, heyelana bağlanan katliam, daha sonra bir şirket yöneticisi tarafından açıktan “Allah’ın takdiri’ne bağlandı. Ciner Grubu tarafından görevlendirilen bir yetkili, aileleri sakinleştirmek için, “Göçük, doğa şartlarından dolayı meydana geldi. Bizim yapacağımız bir şey yok. Allah’ın takdiridir” dedi. Bu sözler acıdan kaskatı kesilmiş ailelerin tepkisiyle karşılandı.
Her büyük katliamdan sonra cinayet mahalline giden failler gibi oraya sökün eden devletliler kaideyi bozmadılar. Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı sıfatı taşıyan Berat Albayrak da katliamın yaşandığı ocağın bulunduğu köye gitti. Bir güvenlikçi ordusuyla köye giden Albayrak, köylüler tarafından protesto edildi. Bu protestoda iki işçi yakını özel hareket polisleri tarafından gözaltına alındı.