Şirvan'ın faillerinden biri Eken'in oğlu

Şirvan'daki katliamın faillerinden biri de kontrgerilla şefi Korkut Eken'in oğlu Güray Eken

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 23 Kasım 2016 (9 yıl 5 ay önce)

Siirt’in Şirvan ilçesi Maden köyündeki bakır madeni ocağında şev kayması sonucu meydana gelen göçükten sonra ortaya çıkan bilgiler, katilliğin patronların fıtratında olduğunu bir kez daha göstermeye devam ediyor.



 



Sayısız veri ve anlatım Şirvan katliamının da kendisinden öncekiler gibi göz göre göre geldiğini ortaya koyuyor. Bu katliamın failleri konusunda açığa çıkan son bilgi ise ocağın yönetim kurulu üyesinin “Patron” diye bilinen Güray Eken olduğu... Güray Eken,  adı faili meçhul cinayetlerle ve ‘80’li yıllarda Siirt bölgesinde çok sayıda kişinin kaçırılıp öldürülmesiyle bilinen Özel Harp Dairesi, MİT ve emniyette kritik görevlerde bulunan Korkut Eken’in oğlu.



 



Eken gibi pekçok katilin daha sonra patronlara danışmanlık yaptıklarını, önemli holdinglerin yönetim kurullarında yer aldıklarını biliyoruz. Güray Eken de babasının bu kanlı hizmetleri karşılığında şirket yönetimlerine yükseltilmiş bir isim… Ekin’in göçükten sonra ocağa geldiği ve ailelerin kendisine tepki gösterip darp ettiğini de eklemek lazım.



 



16 madencinin göçük altında kaldığı, yedisinin cenazesine ulaşılırken diğer dokuzuna henüz ulaşılmadığı Şirvan katliamının yaşandığı ocağın patronlarından birinin tescilli bir katilin oğlu olması tarihi bir ironi olsa gerek. Burjuvazinin güvenliği için halka saldıran, onun evlatlarına işkence yapıp, infaz eden kiralık katiller, bu “hizmetlerinin” karşılığını işte böyle “kıyaklarla” alıyorlar.



 



Soma katliamı davasıyla da yakından ilgilenen Sosyal Haklar Derneği üyesi avukatlar incelemeler yapmak üzere Şirvan’a gitti. Bu katliamın da takipçisi olacaklarını açıklayan avukatlardan, Avukat Can Atalay, göçüğün daha önceki facialarla aynı ihmaller zinciri sonucu gerçekleştiğini belirtti. Atalay, işletmenin patronunun Korkut Eken’in oğlu olduğunu hatırlatarak, “Eken ailesinin bu coğrafyada yaptıklarını biliyoruz ve hatırlıyoruz. Şimdi de aynı aile ticari işletme kisvesi altında aynı şeyleri yapıyor. Dolayısıyla bugün tutuklanan sadece bir kişi değil siyasi tüm sorumlular da yaşanan bu faciadan sorumludur” dedi.



 



‘Deliller toplanırken soruşturma makamı yok’



 



Dihaber’e konuşan avukatlardan Evren İşler ise şu ana kadar 6 kişinin gözaltına alındığını ve bunlardan sadece birinin tutuklandığını hatırlatarak, “Kimin tutuklanıp tutuklanmadığından daha önemli olan burada delil toplama işlemlerinin sağlıklı ve düzenli toplanmasıdır. Burada az sayıda işçinin ifadesine başvuruldu. Bizler biliyoruz ki böyle yaşanan sosyal cinayetler bir günde, bir anda olan işler değil. Belli bir süre devam eden ihmaller zincirinin ve görmezden gelmeler sonucu bu katliamlar yaşanıyor. Dolayısıyla konuyla bilgisi olan kişilerin ifadelerine başvurulmamış olması ve savcılığın burada delil toplamamış olması, şu anda yapılan çalışmaların valilik ile AFAD kontrolünde yürütülmesi ve soruşturma makamının burada olmaması büyük bir eksikliktir” şeklinde konuştu.



 



Avukat İşler, “İşvereni, en üst kademesine kadar denetlemekle yükümlü olan kamu makamları ve bakanlıklar da bu konuda sorumludur” diye belirterek bugüne kadarki tüm katliamlarda kamu görevlileriyle ilgili hiçbir davanın açılmadığını belirtti.