Amed'te 2 bin kepenk kapandı

Amed’de son bir yılda resmi rakamlara göre bin 200, gayri resmi rakamlara göre ise 2 bin civarında kepenk kapatıldı

AGÎRE JÎYAN
Pazar, 27 Kasım 2016 (9 yıl 6 ay önce)

Türkiye’de ekonomik kriz esnaflar cephesinden bir çöküşe doğru ilerlerken; bu,  Kürdistan’da daha şimdiden büyük bir çöküş olarak yaşanıyor.



 



Kürdistan’daki özel savaş politikalarından en fazla etkilenen toplumsal kesimlerden birinin de esnaflar olduğu biliniyor. Aylara yayılan “sokağa çıkma yasakları” nedeniyle kepenk açamayan hatta dükkânları yakılıp-tahrip edilen binlerce esnaf, şu anda derinleşen ekonomik krizle de birleşik olarak iflas etmiş durumda ve bu gidişatın daha da derinleşmesi bekleniyor.



 



Özgürlükçü Demokrasi gazetesinden Ruken Demir ve Diren Yurtsever’in hazırladığı habere göre, Kürdistan’daki esnaflar son süreçte ardı ardına kepenk kapatıyor, yatırım yapan patronlar ise politik-ekonomik istikrarsızlık nedeniyle yatırımlarını durduruyor ya da mevcut işletmelerini kapatıyorlar.



 



Krizin en ağır yansıdığı illerden biri de Amed…  Amed’de son bir yılda resmi rakamlara göre bin 200, gayri resmi rakamlara göre ise 2 bin civarında esnaf kepenk kapattı. Özellikle yasağın büyük zarar verdiği Sûr esnafı ise hükümetin destek olarak vaat ettiği 50 milyarlık faizsiz krediden yararlanamadı.



 



Bu, Kürt halkını zayıf karnından vurmak için açılan o teşviklerin aslında sözkonusu bile olmadığını ya da rejimin bölgede sadece kendisiyle ittifak halinde olan kesimlere kaynak aktardığını gösteriyor. Sur özgülünde ise esnafın orayı terketmesi dayatmasını…



 



Bu gerçeğin aynı zamanda esnafların savaşın yıkımını daha da ağır yaşayarak Kürt özgürlük hareketiyle ilişkilerinin çözülme düzeyine gelmesini teşvik etme niyeti taşıdığı da ortada.



 



Sermayenin istikrar korkusu ve rejimin yalanları



 



Haberin devamında DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sayar’ın kriz ve siyasi istikrarsızlığın sermayeyi nasıl ürküttüğüne ve krizin Kürdistan’da kazandığı kritik niteliğe  dair tespitleri var. Onun anlatımları da aynı gerçeklere işaret ediyor.



 



“Süreç” nedeniyle üretim kapasitelerinin düştüğünü ve açıklanan teşvikler olmasına rağmen yeni yatırımcıların şu anda yatırım yapma niyetinde olmadığı bilgisi veren Sayar, firmaların büyük çoğunluğunun çekle, senetle, krediyle bütçe bulmaya çalıştığını aktarıyor.



 



Bölgenin artık finans kuruluşları arasında “süreçten” dolayı “risk bölgesi” olarak görüldüğünü, bunun da üretimin düşmesi ve esnafın dükkan kapatmasına neden olduğunu belirten Sayar, “Şu anda Diyarbakır’daki işletme sayısı artması gerekirken, tam tersi bir durum söz konusu. Ülke ekonomisinin şu anki durumu ve doların sürekli artış göstermesi özellikle döviz kuruyla borçlanmış yatırımcıları zarara uğratıyor” diyor.



 



DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu da Sayar’ın söylediklerini pekiştirecek açıklamalarda bulunuyor. Açıklamaları aynı zamanda Kürdistan için açıldığı iddia edilen “teşvik paketinin” aslında işlemediğini de gösteriyor. Ebedioğlu, son bir buçuk yılda bölgedeki esnafın tek bir destek aldığını onun da basit usuldeki esnafa, Sur ve Silvan esnafına 3 bin liralık bir hibe desteği olduğunu belirtiyor.



 



Ebedinoğlu, “Bölgede yaşanan çatışmalar nedeniyle ciddi bir yatırımın olmayacağını biz hükümete söylüyoruz. Bölgenin kalkınması için birçok ekonomik teşvik paketi açıklandı, ama bu paketlerin hiçbir tanesi bölge ekonomisine destek olamadı. Çünkü savaşın ve çatışmanın olduğu bir bölgeye yatırımcıların gelmesi mümkün değil. Gördüğümüz odur ki maalesef teşvik paketlerinde esnafı destekler bir durum söz konusu değil” şeklinde konuşuyor.