Asgari Ücret Komisyonu toplandı, bu yılki tiyatro krizin gölgesinde sergilendiği için daha kaba olacak
Patron-hükümet ve sözümona işçi temsilcilerinin katılımıyla oluşan Asgari Ücret Komisyonu bugün toplandı. Milyonlarca asgari ücretliyi ve ailesini olduğu kadar tüm ücretli çalışanları da etkileyecek olan asgari ücret tespiti için yapılacak toplantıyı yakın dönemdeki diğerlerinden ayıran temel fark, ekonomik krizin ciddi bir çöküşe dönüşme riskinin hissedildiği koşullarda yapılıyor olması.
2017 asgari ücret rakamının ne olacağına dair komisyon toplantısından önce niyet ve rakam beyan eden taraflar, bu seneki tiyatronun öncekileri bile aratacak bir kabalıkta gerçekleşeceğini hissettirdiler/gösterdiler.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu başkanlığında toplanan Komisyon, Aralık ayı içinde 4 toplantı gerçekleştirecek. 15 kişiden oluşan komisyona patron sendikası TİSK, işçi sendikası Türk-İş ve hükümeti temsilen 5'er kişi katılacak.
Tek bir bekar işçinin asgari geçimi üzerinden (!) yapılan asgari ücret tespiti için, patronlar sıfır zam isterken onların temsilcisi hükümet de koşullardan bahsederek, “istemenin sınırının olmadığı(nı)” söyleyerek aynı telden çalacağını daha baştan ilan etti.
İşçi sınıfını temsilen Komisyona katılan Türk-İş ağası Ergün Atalay toplantıdan haftalar önce “1600 TL verilsin bu iş bitsin” açıklamaları yapmıştı.
Bizzat kendi araştırmalarına göre 2016 Kasım ayı açlık ve yoksulluk sınırını 1750 TL olarak belirleyen Türk-İş, bu tespitini de yalanlayacak bir çıkışla krizde faturayı işçi sınıfına ödetmeyi baştan kabul eden bir tutum belirledi.
Bu işbirlikçiliğine ise Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) geçen yıl bir işçinin geçim maliyetini 1600 TL olarak hesapladığı, hükümetin de devletin resmi kurumu olan TÜİK'in yaptığı hesaba uyması gerektiği kılıfı giydirdi.
Geçen yılla bu yıl arasındaki farkı görmezden geldi, sınıfı aptal yerine koyarcasına...Kendisiyle çelişmesi bir yana...
DİSK bu yıl asgari ücretin net 2000 TL net olması gerektiğini açıklamıştı. Hazırladığı ayrıntılı raporda, ülkede 5 buçuk milyona yakın işçinin asgari ücretle çalıştığını, en az 8 milyon işçinin ise asgari ücretten doğrudan etkilendiğine dikkat çekmişti. Yine asgari ücretin tümüyle vergi dışı bırakılması gerektiği vurgulanan raporda, asgari ücretin tespitinde bütün konfederasyonlara katılım hakkı sağlanması gerektiği vurgulanmıştı.
Asgari ücretin 2000 TL olması gerektiğini savunan DİSK’in şimdiye kadar herhangi bir duruş sergilemediğini düşünecek olursak bu rakamın da dostlar alışverişte görsün kabilinde bir rakam olduğunu söylemek abes olmayacaktır.
Hak-İş'in ise asgari ücret konusunda herhangi bir açıklaması olmadı. Konfederasyonun asgari ücrete ilişkin tek değerlendirmeyi Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Toruntay'ın yaptı. Toruntay'ın 15 Kasım günü Kayseri'de yaptığı açıklamada, "Yok bin 600 lira olsun, yok rakam şu kadar olsun, tabi işin doğrusu bu rakamların biraz daha gerçekçi olması lazım. İşsizlik rakamları veya asgari ücret artışı ya da diğer konularla beraber değerlendirilmesi gerekiyor. Ama asgari ücret tespit komisyonunda da maalesef bir tek Türk-İş var" dedi.
Hak-İş'in "gerçekçilikten" ne anladığı malum...
Patronları temsil eden Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), masada sıfır zam isteyecek. Buna gerekçe olarak ise 2016’da AGİ’yle birlikte 1300 liraya çıkarılan asgari ücretin çok yüksek olması ve ekonomik gelişmeler ileri sürülüyor, bu ücretin “Çalışma barışını ve toplumsal iş sözleşmesi düzenini” olumsuz etkilediği savunuluyor.
Zeybekçi’ye göre istemenin sınırı yok(muş)
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise, bu taleplerle ilgili milli gelire oranla dünyada en yüksek asgari ücretin Türkiye’de uygulandığını savunarak, TİSK'le aynı noktada durduklarını alenen ilan eden şu açıklamayı yapmıştı: “İstemenin sınırı yok”.
Asgari ücret, halen bekar bir işçi için brüt 1647 TL, vergiler ve kesintiler düşüldüğünde net 1300 TL olarak uygulanıyor. Kapıcılarda ise normal işçilerden farklı olarak gelir ve damga vergileri kesilmediği için net 1399 TL olarak hesaplanıyor.