11 ayda 236 kadın katledildi, bu zincirin son halkası da Şehriban E. oldu
Kadın katili erkeklerin şu ya da bu şekilde ellerini kollarını sallayarak dışarıda dolaştıkları, çocuk istismarcılarının dışarıya salınmaları için özel yasal düzenlemelerle taltif edilmek istendiği, dahası tecavüz ve istismarın nikâhla meşrulaştırılıp resmi olarak süreklileştirilmeye çalışıldığı Türkiye’de kadınlar dövülerek, bıçaklanarak, ateşli silahla vurularak katledilmeye devam ediyor.
Katledilen kadınlar çetelesine en son Adana’da eşi tarafından dövülerek öldürülen Şehriban E.’nin ismi eklendi.
Şehriban, kendisini öldüresiye döven kocasının elinden kurtulup canını sokağa atmıştı. Fakat o kadar şiddetli darbeler almıştı ki yaşayamadı… Onun öldüresiye dövüldüğünü duymamaları mümkün olmayan komşuları bu vahşi şiddetin durdurulması için kıllarını kıpırdatmamışlar, Şehriban canını sokağa attıktan sonra sağlık ekibi çağırmak dışında bir pratikleri olmamıştı.
Onların da olayı “aile içi kavga, karışılmaz” yaklaşımıyla ele aldıkları açık… Ne de olsa “aile” denilince tüm suların durduğu bir ülke burası… “Aile içinde her türlü şiddet, her türlü pislik yapılabilir ama önemli olan onun korunmasıdır” yaklaşımının hakim yaklaşım olduğu bir ülke…
Bu ülkede Ayşegül Terzi isimli bir sağlık emekçisi şort giydiği için gerici bir “meczup” tarafından belediye otobüsü içinde tekme tokat dövülürken de aynı nedenle müdahale etmemişti diğer yolcular... Neden müdahale etmediniz sorusuna, “kocası sandık” gibi özrü kabahatinden büyük yanıtlar vermişlerdi…
Şehriban E.’nin öldüresiye dövülmesiyle Terzi’nin otobüs içinde böylesine şiddete uğraması karşısındaki toplumsal tepkisizlik kadın cinayetlerinin kolektif bir toplumsal karakter taşıdıklarının somut ifadesidir.
Sadece 11 ayda 236 kadın katledilmişse bunun en önemli faili katleden erkek, onu şu ya da bu şekilde dışarı salan devletle birlikte bu kolektif yaklaşımdır. Erkek egemen zihniyetin hücrelerimize kadar işlemesi…
Bianet’in kadına dönük erkek şiddetiyle ilgili tuttuğu çeteleye göre 1 Ocak 2016- 20 Kasım 2016 tarihleri arasında erkekler 236 kadını öldürdü, 71 kadına tecavüz etti. Artık bu haberlerin yanında sık sık rastladığımız çocuk istismarı da dudak uçuklatacak bir rakamla 368’e ulaştı. Tabi medyaya yansıyanlar bu kadar…
Kadınların yüzde 22’si boşanmak/ayrılmak istedikleri ya da barışmayı reddettikleri için öldürüldü. Yüzde 9’u sokak ortasında, yüzde 67’sini eski eşleri ya da eşleri tarafından katledildi. 37 kadın eski koca veya eski sevgilileri, 121 kadını kocaları, sevgilileri ya da nişanlıları tarafından…
2016’nın ilk 11 ayında 368 kız çocuğuna yönelik cinsel istismar vakası medyaya yansıdı.
1 Ocak 2016- 20 Kasım 2016 arasında medyaya yansıyan haberlere göre, kız çocuklarının yüzde 55’ine öğretmenleri cinsel istismarda bulundu. Öğretmenlerin ardından, istismar faillerinin yüzde 7’sini okul çalışanları (kantinci, temizlikçi, elektrikçi, servis şoförü vs), yüzde 6’sını kız çocuklarının akrabaları (baba, üvey baba, ağabey, kardeş, kuzen, diğer erkek akrabalar), yüzde 3,5’ini okul yakınında bulunan büfe-market çalışanları/sahipleri oluşturdu.
Kız çocuklarının en az yüzde 13’ü tecavüze uğradı. Yüzde 4’ü cinsel içerikli fotoğraf ve/veya cinsel viçerikli mesajlarla dijital tacize maruz kaldı. Yüzde 5’i ise hem fiziksel hem dijital tacize maruz kaldı.
Cinsel istismara maruz kalan kız çocuklarının yüzde 3’ü engelliydi.
368 kız çocuğuna yönelik cinsel istismar olayında faillerin sadece 126’sı tutuklandı. 18 erkek tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 3 öğretmen sadece açığa alındı, bir imam hatip öğretmeni başka bir okula atandı. Bir müdür yardımcısının tacizi okul yönetimi tarafından adli makamlara dahi bildirilmedi.
Cinsel istismar vakalarının yüzde 59’u okullarda yaşandı. Bunun dışında kız çocukları sokakta, zorla götürüldükleri evlerde, alıkonuldukları araçlarda, kandırılarak götürüldükleri evlerde, kurslarda, otobüslerde, parklarda cinsel istismara maruz kaldı.