Kadına ev dışında her yer yasak

Parkta spor yapan hamile kadın “Bir daha burada yürüyüp, spor yapmayacaksın” diyen bir gericinin saldırısına uğradı

KADIN
Perşembe, 8 Aralık 2016 (9 yıl 4 ay önce)

İstanbul Çekmeköy’de bindiği toplu taşıma aracında şort giyindiği için bir gericinin saldırısına uğrayan Ayşegül Terzi’den sonra Manisa Turgutlu’da da parkta spor yapan Ebru Tireli benzer bir saldırıya uğradı.



 



Terzi’nin saldırganının sırtını sıvazlamadıkları kalmıştı. Gericiliğin karanlığında kurduğu toplumsal tahayyülü gündelik hayatın içine küstahça ve saldırganca taşıyan Terzi’nin saldırganı, mahkeme kürsüsünü şeriat savunmasının, saldırganlığını meşrulaştırmanın mevzisine dönüştürmüş, kendisi gibi olan tüm gericilere manifesto tadında bir tirat çekmişti.



 



Bu gericinin Ayşegül Terzi’nin “korkuyorum, ölmemi mi bekliyorlar” çığlıkları arasında tahliye edilmesi tüm gericiler için moral bir kazanım, dahası pratik bir yönlendirme oldu. Nitekim daha sonra da kadınlara dönük benzer saldırılar yaşanmaya devam etmişti. Metroda bacak bacak üstüne atarak oturduğu için, markette yürüyüşü için, kulaklığından taşan müzik için…



 



Manisa Turgutlu’da bir parkta spor yaparken gerici bir kadın düşmanının saldırısına uğrayan Ebru Tireli’nin yaşadıkları bu gidişatın son uyaranı oldu. 4 aylık hamile olan 32 yaşındaki Tireli, düzenli spor yaptığı evinin yakınındaki parkta; hamile kadının dışarda dolaşmasını ayıplayan, giyimine-gülüşüne sınırlar koyan siyasi iktidarın tedrisatından geçmiş başka bir gericinin saldırısına uğradı.



 



Tireli’nin anlatımına göre parkta spor yaparken kırmızı bir araçtan inen şahıs, “Bir daha burada yürüyüp, spor yapmayacaksın” dedikten sonra ayakkabısını çıkararak genç kadının yüzüne vurmaya başladı. Dengesini kaybeden Tireli yere düşerken kafasını kaldırıma çarptı, saldırı bu sırada da tekme ve tokatlarla devam etti. Çığlıkları yükseldikten sonra saldırgan kaçmaya başladı.



 



Tireli’nin, “Üzerimde kapşonlu bir mont vardı. Montumun her yeri kapalıydı. Erkek veya kadın olduğumun bile, ilk bakışta anlaşılması oldukça güçtü" gibi bir savunmayla yaşadıklarını anlatmaya çalışmasıysa kadına dayatılan toplumsal hücrelerin korkuyla içerilmiş tarzda nasıl vücut bulduğunun ifadesi gibi…

 



Yaşadıklarını büyük bir korku ve gözyaşı içerisinde anlatan Ebru Tireli, “Hamileyim ne olur vurma diyerek yalvardım, ne olduğunu anlamadım. Gözü dönmüş bir şekilde bana vurmaya devam etti. Yere düştüm, başımı kaldırıma vurdum, bu kez üzerime çıkıp, yüzüme vurmaya devam başladı... Hem küfür ediyor hem de vuruyordu. Sonra birden beni bırakıp kaçtı” dedi.





Bir an için bebeğimi kaybettiğimi düşündüm” diyen Tireli, kendisine gelir gelmez eşini aradığını ve hastaneye geldiklerini belirterek, “Hamile olduğum için o parkta sürekli spor yapıyorum, zaman zaman kızım ile birlikte de o parka gidiyoruz, böyle bir şeye hiç rastlamadım. Üzerimde kapşonlu bir mont vardı. Montumun her yeri kapalıydı. Erkek veya kadın olduğumun bile, ilk bakışta anlaşılması oldukça güçtü" dedi.

 



Ebru Tireli’nin eşi Akın Tireli, “Bu şahsın biran önce yakalanarak cezaya çarptırılmasını istiyoruz. Eşimin başına gelenlere inanmak çok güç... Hamile kadına bu nasıl yapılabilir. Bir saldırgan yüzünden hem eşimden hem de doğmamış çocuğumdan olabilirdim. Bizim hiç bir kimse ile ne kavgamız ne de bir husumetimiz var. Adalet karşısında hakkımızı sonuna kadar arayacağız" şeklinde konuştu.



 



Tireli’nin uğradığı saldırı sosyal medya üzerinden geniş tepkilere konu oldu.



 



Tireli’nin yaşadıkları, toplumsal gericiliğin belirgin bir kutuplaşmaya evrildiği günümüz koşullarında kadının bu kutuplaşmanın göbeğine oturtulduğu ve dayatılan sınırlar dışında kalan tüm kadınların düşman olarak kodlandıklarının yeni bir ifadesi olduğu kadar uyarıcı bir yansımasıdır.