Ölümden siyaset devşirmeye devam...

Çoğu polis otuz kişinin öldüğü Beşiktaş'taki patlama en rezil siyasi senaryolara tahvil ediliyor

GÜNCEL
Pazar, 11 Aralık 2016 (9 yıl 4 ay önce)

İstanbul Beşiktaş Vodafone Arena Stadı yakınlarında dün gece saat 22:30 sıralarında yaşanan bombalı saldırıda resmi açıklamalara göre 30’u polis 38 kişi yaşamını yitirdi, 166 kişi de yaralandı. İstanbul Valiliği 11 kişinin taburcu edildiğini, 19’u ağır 155 yaralının olduğunu belirtti.



 



Dün akşam yapılan Beşiktaş-Bursaspor karşılaşmasının hemen ardından yaşanan iki ayrı patlamadan birinin maçta görev yapan polislerin taşındığı araçları hedeflediği, diğerinin de Maçka Parkı’ndaki bir şüphelinin polis tarafından durdurulduğunda kendisini patlatması üzerine yaşandığı belirtiliyor.



 



Patlamanın hemen ardından henüz ne olup bittiği bile anlaşılmamışken führer rejimi kurmanın son etaplarını tamamlamakla uğraşan AKP cenahı, bundan da kendisi için siyasi malzeme devşirme derdiyle çırpındı. Babasının oğlu Cem Barlas’ın başlattığı sosyal medya kampanyasının esas teması bu saldırıların başkanlık sistemini istemeyen kesimlerle ilişkilendirilmesi oldu. Elbette tehdit eşliğinde…



 



Sosyal medya cangılında Ak Troller üzerinden yürütülen “kampanyada”, o çok tanıdığımız führer rejimi olmazsa bu kaotik gidişatın derinleşeceği tehdidi en iğrenç biçimlerle yinelendi. Toplumsal kutuplaşmayı artık çok tanıdığımız bu tehdit ve argümanlar üzerinden derinleştirmeye çalışanların diğer yaptıkları da saldırıyı IŞİD’in yapmayacağını kanıtlamak oldu. Ürettikleri senaryolar da Gezi direnişinden başlayarak, solun çeşitli bölüklerini hedefe çakmak üzerinden şekillendi.



 



Nitekim sabaha doğru açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, saldırının PKK tarafından yapıldığının kuvvetli ihtimal olduğunu söyledi.



 



Hemen olaydan sonra patlayan araçtan hareket edilerek bütün bağlantılar ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. 10 kişi gözaltında, sorguları sürüyor. Her sorguda yeni bilgiler ortaya çıkıyor” diyen Kurtulmuş, “Araçtan yola çıkarak hareket ettiğimiz zaman oklar PKK'yı gösteriyor. Netleştiği takdirde bunlar zaten kamuoyuyla paylaşılacaktır. Nihayetinde belli ki çalışılmış bir senaryo, belli ki üzerinde planlanmış bir senaryo ama bu netleştiği zaman resmi olarak da açıklaması yapılacak” dedi.



 



Ölü sayısının her an arttığı bu saldırının kim tarafından yapıldığından da bağımsız olarak AKP cenahının giriştiği bu rezil kampanyanın kendisi bile çok manidardır.



 



Patlamalardan 3 saat sonra açıklama yapan Tayyip Erdoğan ise o tanıdık pişkinliği ve kemikleşmiş söylemleriyle “bizim bizden ve Allah’tan başka güvendiğimiz kimsemiz yok” diyerek toplumsal gericiliğin en hassas noktalarına seslenmesiyse tek kelimeyle çok tanıdık. Tarihten geçip giden pekçok ‘führerin’ söylemi kadar tanıdık…



 



Ölümden siyaset devşirmeyi, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmeyi, korkudan imparatorluk yaratmayı meslek edinen bu cenahın daha sonra yapılan eleştiriler karşısında en pişkin haliyle çıkıp “acıları bile siyasete alet ediyorlar” demesinin her şeyden önce çürümenin düzeyinin tipik ifadesi olduğuysa açıktır.  



 



İlk işleri yayın yasağı koymak olan –ki bu seferki yasakta ‘her türlü eleştiri’ de kapsam içine alındı-, timsah gözyaşlarıyla 1 günlük yas ilan eden bu kıyamet borazanlarının gerçeğin gücünden kurtulamayacaklarını er ya da geç hep birlikte göreceğiz. O gerçek, tarihsel gericilik birikiminin, yayılmacı hayallerin anaforuna binerek akıl almaz kirli-kanlı icraatlara girişmiş olmalarıdır. Ortadoğu’da, Kürdistan’da icra edilen bu kanlı-kirli senaryoların gelinen noktada kıyamet alametine dönüşecek sonuçlar yaratmış olmasıdır. Bu anaforun er ya da geç kendi boyunlarına sarılan bir burgaca dönüşeceğini yaşayıp göreceğiz!.. “Bu gerçeğe alışacağız” diyenler işte asıl bu gerçekten kaçamayacaklar…