Halep'in Esad rejiminin denetimine geçmesinden sonra Alevilere dönük histerik bir saldırganlık gelişti
Suriye’de Rusya’yla cihatçı çetelerin en önemli hamisi Türkiye arasında dönen pazarlıklardan sonra Halep’in yeniden Esad rejiminin kontrolüne girmesi üzerine Türkiye’deki dinci-gerici camia histerik bir Alevi düşmanlığına girişti.
Nusayri askerlerin Halep’teki Sünni halkı kaliamdan geçirdiği iddiasının öne sürülmesi üzerinden kışkırtılan bu histeri, Türkiye’deki Alevi emekçilere dönük açık tehditlerle iç içe geçerek ürpertici nitelikler kazanıyor.
Devletin resmi ajansı AA ardı ardına Sünnilerin evlerinde boğazlandığı, katliamdan geçirildiği haberleri geçiyor. Devlet yetkilileri böyle bir katliam varmış da kendileri aracılık yaparak durdurmaya çalışıyorlarmış havalarına girerek açıklamalar yapıyor. Sosyal medyada ise Halep’teki gelişmeler buradaki Alevi emekçilere dönük saldırganlığın, düşmanlığın dışa vurması biçiminde bir histeri yaşanıyor. Ürkütücü paylaşımların yapılmasıyla devlet tutumunun kışkırtıcılığı birleşince geriye bir Alevilere dönük tarihsel gericilik birikiminin sokaklara linç güruhu olarak inmesi kalıyor.
Sosyal medya paylaşımlarındaki saldırganlığın en uç ve en açık ifadelerinden biri Muş Alparslan Üniversitesi’nde görevli akademisyen Abdülkadir Şen tarafından yapıldı. Alevilere dönük aleni tehditler savuran ve cihat çağrısı yapan bu ırkçı-faşist gerici paylaştığı tweetleri yarattığı tepkiler üzerine geri çekti.


Muş Alparslan Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan ve Marmara Üniversitesi’nde doktora yapan Şen büyük tepki çeken tweetlerinde şöyle dedi: “Cemevi, Ali, insana saygı, Madımak, hoşgörü diyen ne kadar namussuz mezhepçi varsa Halep’te katillerle beraber. Lanetliler topluluğu...”, “Ey Halep’te çocukları, kadınları, sivilleri korkakça bombalayan rejimi savunan mezhepçiler: Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor”, “Bu coğrafyanın her köşesinde bir Malazgirt yaşanacak. Şah İsmail’in bağnaz mezhepçi piçleri hesap verecek. Şahlaştınız Yavuzlaşacağız”, “Suriye direnişi başarısız olursa savaş Anadolu’da Şahİismail’in mezhepçi vahşileriyle yaşanacak. Herkes hesabını buna göre yapsın”, “Herkes Rus konsolosluğuna gitsin, Ben de oradayım. Mecusi İran’ı ise asla unutmayın. Bu katliam Caferi/Şii haçlı ortaklığı ile yapıldı.”
Bir akademisyen olan fakat dilinden kan damlayan bu şahsın daha önce de aynı içerikte paylaşımlar yaptığı, Alevilere dönük tehdit ve hakaretleri cihat çağrısına dönüştürdüğü belirtiliyor.
Gerici bir iç savaş çağrısı yapan, halkı mezhepçi temelde birbirine kırdırmayı kışkırtan bu şahıs bu denli rahat konuşurken, tüm muhalif akademisyenler üzerinde zorbaca bir denetim kurmaya çalışan YÖK ya da devletin savcıları herhangi bir girişimde bulunmadı.