Kolpa

Türklerin bazı garip alışkanlıkları var. Bunlardan biri de, gerçekte olmayan şeyleri varmış gibi göstermeye çalışmak

GÜNCEL
Salı, 13 Aralık 2016 (9 yıl 4 ay önce)

Nergis Torul



 



Türklerin bazı garip alışkanlıkları var.



 



Bunlardan biri de, gerçekte olmayan şeyleri varmış gibi göstermeye çalışmak. “Dil ağrıyan dişe gider” misali bir yaman çelişki örneği olarak boy göstermek.



 



Örneğin yoksuldur, zengin gibi görünmek için kendini parçalar.



 



Köy ya da kenar mahalle kökenli sıradan biridir. Sonradan eli biraz para görüp bir ‘tık’ sınıf atlamışsa eğer, kendine köken icat eder, patron, ağa, bey, paşa sülalesinden geliyor havalarına bürünür.



 



Sonradan görme, yontulmamış hödüğün tekidir. Ama edasına-çalımına aldanacak olursanız dadılar elinde büyüyüp Avrupalar’da eğitildiğini sanırsınız.



 



Cahildir ama her b.ku bildiğini zanneder, ODTÜ, Boğaziçi hatta Oxford mezunu pozları takınır.



 



Korkağın önde gidenidir. Lakin ya adı ya da soyadı Cesur’dur, Yiğit’tir, Kahraman’dır…



 



Hırsızın, üçkağıtçının, kolpanın biridir. Ağzını her açtığında “dürüstlük”, “namusuyla çalışmak”, “alınteri”, “emek” üzerine nutuk çeker.



 



Velhasıl bu tür çelişkilerle doludur Anadolu coğrafyası…



 



Bu konu şimdi nerden aklınıza geldi diyeceksiniz…



 



İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturtulmuş ‘biri’ var. Koltukta oturuyor gibi görünen o ama koltuğun asıl sahibi Mehmet Ağar denilen tecrübeli katil, onun da ipleri Saray’ın elinde. Yani koltukta oturan -tıpkı başbakan ve hükümetin neredeyse tamamı gibi- çakma İçişleri Bakanı.



 



Soyadı ne biliyor musunuz bu kuklanın: Soylu!!!



 



[Alınteri'nin baskıya hazırlanan 15 Aralık 2016 tarihli sayısından alınmıştır]