Hazır su firmalarının çoğunluğu Uludağ'ın kaynaklarını kullanıyor. Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) Yönetim Kurulu üyesi Caner Gökbayrak, şişelenmiş su şirketlerinin Uludağ'ı hortumladıklarına dikkatleri çekiyor:
Bu şirketler, Milli Parklar Kanunu'na göre, hiçbir ticari faaliyet yapılmaması gereken Uludağ'ın zirvesine kadar uzattıkları borularla, Uludağ'ı gerçek anlamda hortumlamaktadırlar. Komik denecek kadar ücret ödeyerek aldıkları ruhsatları, yine komik derecede ödenen su kullanım bedeliyle gerçekleştirilen üretim şaibelidir. Milli parklarda hiçbir ticari işlem yapılamaz.
Milli parklar, bilindiği gibi kendi doğallığına bırakılan alanlardır. Milli Parklar Yasası, ekolojik dengenin bozulması, yaban yaşamına zarar verilmesi, çevre kirliği yaratacak iş ve işlemler yapılmasını ve dolayısıyla bu alanlar üzerindeki her türlü ticari işlemleri yasaklar. Buna karşın Uludağ Milli Parkı'nda tümü kaçak ve haklarında mahkeme tarafından verilmiş yıkım kararları uygulanmayan otel ve kamu tesislerinin, arıtılmadan Kaplıkaya ve Balıklı derelerine bıraktıkları kanalizasyonlar, bu dereleri kullanılmaz duruma getirmektedir.Gökbakar'ın şu ifadeleri ise Ankara'da yaşanan su sıkınsına, hemen hemen bütün nehirlerdeki balık ölümü ve kurumalara açıklık kazandırıyor:
Tüm dünyada titizlikle korunan, üzerinde hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyen su havzaları, ülkemizde bilinçsizce yok edilmekte ve kirletilmektedir.