MESS'le TM çetesi ERDEMİR'de anlaşmaya vardı, ardından ne geleceğini hep birlikte göreceğiz
Türk Metal (TM) çetesiyle MESS arasında ERDEMİR’de süren danışıklı TİS görüşmeleri 13 Aralık’ta yapılan son görüşmeyle tatlıya bağlandı. 4 bin 700 ilgilendiren toplu sözleşmede TM’nin MESS’e 2 yıllık sözleşmeyi kabul ettirdiği, saat ücretlerine ise ilk altı ay için 2 lira 20 kuruş zam yapıldığı açıklandı. İkinci, üçüncü ve dördüncü altı aylar için ise enflasyon oranında zam yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi. Anlaşmayı sosyal medya üzerinden duyuran Türk Metal Genel Başkanı Pevrul Kavlak, “Sözleşmemiz seyyanen 660 TL (Saat ücretine 2,20 TL) zam ile bitmiş bulunmaktadır” dedi.
Türk Metal sözleşme masasına saat ücretine 3 lira zam talebiyle oturmuş, daha sonra bu rakamı 2 lira 70 kuruşa kadar çekmişti. MESS ise sıfır zamla açtığı perdeyi daha sonra sırasıyla 70 kuruşa, 1.70 TL’ye ve en son da 2.50 TL’ye çekmiş oldu.
İlginç bir durum değil mi? MESS açısından 3 yıllık sözleşme ısrarından vazgeçmiş olmak da bir o kadar ilginç zaten…
Konuyu yakından takip eden kişiler bu sözleşmenin yansıtıldığı gibi bir “zafer” olmadığını tersine önümüzdeki yılın başında büyük bir işçi kıyımı yaşanacağını, bu nedenle de yapılanla aslında bu hedeflerin perdelenmeye çalışıldığını belirtiyorlar. Ayrıca tüm işçilerin değil sadece bin işçinin iddia edildiği gibi 660 TL’lik seyyanen zam aldığını vurgulayarak, ERDEMİR’deki işçi bileşiminin ağırlıklı olarak asgari ücretle çalıştığını ve diğer ücretlerde de işçiler arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu ifade ediyorlar.
ERDEMİR’de işin içine kimi siyasi hesapların da girdiği bu sözleşmenin bu şekilde bitmesinde, TM’nin metal fırtınayla sarsılan saltanatının MESS’in de omuz vermesiyle onarılmasının da payı büyük elbette.
TM, “metal fırtınayla” yaşadığı hezimeti 2017 MESS grup sözleşmeleri öncesinde aşmak için yoğun mesai içinde. Bunu sadece tehditler ya da patronların Renault’ta yaptıkları gibi doğrudan destekleriyle gerçekleştirmiyor. Anlaşılan o ki, ERDEMİR’de yaptığı gibi kimi teatral gösterileri de bu çabanın parçası kılıyor. Elbette bu işin sadece bir yanı… Onu bu tür “gösterilere” zorlayan esas dinamik metal işçisindeki öfke ve kendisine karşı birikmiş güvensizliğin yarattığı zorlayıcı basınçtır.
Sözün kısası bir önceki dönemde 3 yıllık sözleşmeyi, sosyal haklarda belirgin gerilemeyi ve “insaf” dedirtecek zam oranlarını kabul ederek işçiyi alenen satan bu çete şimdi o satış karşısında sınıfın birikmiş öfkesiyle yaşadığı hezimeti toparlamak için açılışı ERDEMİR’deki teatral görüşmeler, eylem ve grev gevelemeleriyle yapmaya devam ediyor. Bu tiyatronun MESS’le kapalı kapılar arkasında oluşturduğu planlarla “tatlı sonla” bitmiş olması kimseyi yanıltmasın. TM her zaman olduğu gibi kimi “gönül almalarla” daha büyük satışlara zemin hazırlıyor. ERDEMİR’de hem de bu ekonomik-siyasi kriz koşullarında neler olup biteceğini hep birlikte göreceğiz. Sınıfın gözünü boyamak için korku üzerinden güç olduğu ERDEMİR sahnesinden perde demesinin sadece bir hazırlık… Metal işçilerinin uyanık olmaması koşullarında gelsin işsizlik, gelsin tehditler, gelsin daha düşün ücret ve üretim baskılanmaları ve hepsiyle birlikte defedilmeyen bir TM zorbalığı…