"Dışarıdan içeriye, içeriden dışarıya resim köprüsü" sergisi açıldı
TDİ, 19 Aralık hapishane Katliamları ve direnişinin 16. yılı nedeniyle Gazi ve Sarıgazi anma eylemlerinin ardından hapishanelere dikkat çekmek ve siyasi tutsaklarla dayanışmayı büyütmek, duyarlılığı arttırmak için İstiklal Caddesi'ndeki Kelepir Kitap Cafe'de düzenlediği resim sergisinin açılışını gerçekleştirdi.
"Dışarıdan içeriye, içeriden dışarıya resim köprüsü" şiarıyla Red Fotoğraf grubu ve Görülmüştür ekibinin, 55 fotoğrafçının 55 siyasi tutsağa gönderdikleri resimlere tutsakların yazdıkları mesajlardan oluşan serginin açılışına birçok sanatçısı ve TDİ bileşenleri katıldı.
19 Aralık eylemleri kapsamında gerçekleştirilen serginin açılışında TDİ adına bir konuşma yapan Zarife Çamalan, bu sergiyi, 19 Aralık 2000 yılında gerçekleşen katliamın 16. yıldönümünde başlattıkları etkinlik kapsamında açtıklarını söyledi: "19 Aralık 2000 yılında yaşanan katliama karşı büyük bir direniş sergilendi. O günden bugüne direniş sürüyor. Toplumun duyarlılığını tutsaklara, hapishanelere yöneltmek için bu sergiyi açtık."
Darbecilerle mücadele adı altında ilan edilen OHAL ve KHK'lerle 2016 yılında hapishanelerde daha yoğunlaşan baskı ve dayatmaların sürdüğüne dikkat çeken Çamalan, 19 Aralık öncesinde olduğu gibi bugün de katliam hazırlıkları yapıldığını söyledi. Çamalan, "Katliamın 16. yılında mezar başlarında anmalar yaptık ve son olarak da bu fotoğfaf sergisiyle hapishanedeki tutsaklarla, fotoğraf sanatçılarının düşünceleri bütünleşmiş oldu" dedi.

Daha sonra söz alan Redfotoğraf grubundan Özcan Yaman sergi hakkında bilgi verdi. Özcan Yaman, politik tutsaklarla dayanışma amacıyla bu projeyi ördüklerin belirtti. 26 ayrı hapishaneden 55 tutsak belirlediklerini söyleyen Yaman, çok fazla engelle karşılaştıklarını bu nedenle 2015 yılında başladıkları projeyi ancak 2016 yılında tamamlayabildiklerini dile getirdi.
Diyarbakır'dan Adana'ya kadar birçok ilde açılan serginin 15 Temmuz sonrasında ilan edilen OHAL nedeniyle Türkiye'de diğer kentlere ulaşımının engellendiğinin altını çizen Yaman, "Sergimizde yer alan tutsaklar başta olmak üzere binlerce sol, sosyalist, yurtsever tutsak sürgüne yollandı. Ziyaret saatleri kısıtlandı. Hapishanelerde düne kadar serbest olan kitaplar yasaklandı. Çıplak arama ve fiziki işkence yeniden yaygınlaştı. Tahliye edilmesi eklenen hasta tutsaklar ölüme terk edildi" şeklinde konuştu.
Özcan Yaman, zor koşullarda hazırlanan serginin son derece önemli olduğuna değinerek serginin amacını şu sözlerle dile getirdi:
Tutsaklarla birlikte kolektif bir fotoğraf sergisi gerçekleştirmek, dışarda olan bizlerin, tutsaklarla iletişim halinde olmalarını sağlamak, yaratıcı olmanın zanaat olmadığını, düşüncenin soyutlama aracı olarak nasıl kullanılabileceğini göstermek, 2016 yılı itibariyle hapishanelerde sayıları her geçen gün artan 190 bin tutuklu ve hükümlünün varlığını dışarıdakilere yeniden anımsatmak. izleyicinin ve okuyucunun, 'Sizin hala bir mektup arkadaşınız yok mu? Ama onlar sizin için hapisteler, unuttunuz mu?' sloganında ifadesini bulan kampanyamıza destek olmalarını sağlamak...
Öte yandan sergide kartlar dağıtıldı ve tutsaklarla "mektup arkadaşı" olma çağrısı yapıldı.