Polisiniz destan yazıyor!

Ethem'in katiline ödül verilmesiyle elçinin katilinin polis olması, aynı paranın iki yüzüdür

GÜNCEL
Pazartesi, 19 Aralık 2016 (9 yıl 4 ay önce)

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'u öldüren katilin, Polis Akademisi mezunu bir çevik kuvvet polisi olduğu anlaşıldı. Aydınlı olan katil polis Mevlüt Altıntaş, İzmir'de Polis Yüksekokulu'nu bitirdikten sonra 2,5 yıldır Ankara'da çevik kuvvette görev yapıyormuş.



 



Cinayet her bakımdan ibretlik!



 



Düşünün ki, Türkiye'de görev yapan bir büyükelçiyi “güvenlik görevlisi” bir polis katlediyor. Katil, elçinin bulunduğu salona polis kimliğini göstererek elini kolunu sallayarak giriyor.



 



Başka ülkelerin büyükelçilerinin de katıldığı sergi açılışında alınmış en küçük bir güvenlik önlemi yok! Çünkü Tayyip Erdoğan'ın muhafız kıtası haline getirilen polis, Kürt ve muhalif avında.



 



İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan çapsız kahvehane ajitatörü kukla ise sağda solda “intikam” çığlıkları atmakla meşgul.



 



Onun gibi göstermelik kukla Başbakan da -muhtemelen- yeni hızlı tren, çift yönlü yol, köprü, TOKİ yağması planlama ve rüşvet pazarlıklarıyla meşgul.



 



Ve bu ülkede yaşayan insanların güvenliği, bu polise, bu bakan, bu başbakan müsveddelerine emanet!..



 



"Halep düştü" diye gözünü karartıp elçi vuracak kadar angaje bir dinci gerici olan bu polisin sıradan ve meşru bir toplumsal eylemde dahi Alevilere, solculara, Kürtlere nasıl bir gözü dönmüşlükle saldıracağını kestirmek zor olmasa gerek...



 



Unutmayın ki bu katil, tekil bir istisna değil. Tayyip Erdoğan'ın muhafız kıtası olarak yeniden örgütlenen bütün polis teşkilatı, çeviğiyle, siviliyle bu tip gözü dönmüş dinci faşistlerle dolu. Yıllardan beri bildiğimiz, Gezi'de, öğrenci eylemlerinde, HDP binalarının basılmasında, Kürtlere ve solculara yönelik operasyonlarda, işçi ve memur eylemlerinde defalarca tanık olduğumuz bu gerçeğin altı bugün bir kez daha çizilmiş oldu sadece...



 





 



“Tesadüfe” bakın ki, “güvenlik kuvvetlerine” mensup iyi eğitilmiş bir polisin Türkiye'de görevli bir elçiyi rahatlıkla kurşunlayabildiği bugün, aynı iplikten dokunmuş bir başka katil meslektaşı rejim ve onun sözde yargısı tarafından ödüllendirildi. Haziran İsyanı sırasında Ankara'da kalleşçe kurşunlanan komünist işçi Ethem Sarısülük'ün katiline sözde yargı tarafından resmen ödül verildi. Bu kararın gerisinde ise “Kahraman polislerimize emri ben verdim” diyen Tayyip Erdoğan'ın emir ve direktifleri vardı. Herbiri Führer rejiminin birer aleti haline gelmiş olan rejimin yargısı rejimin polisini “akladı”. Bundan böyle bu tür cinayetlerde 'ceza alacağız' diye bir korkularının olmaması ve bu yüzden ellerinin titrememesi gerektiği mesajı bu kararla bir kez daha verildi. “Mesajın alındığı” haberi de öğleden sonra elçi cinayetiyle geldi.



 



Suikast sonrası, arkasındaki bağlantılar ve ilişkiler sistematiğinin açığa çıkarılabilmesi için sağ yakalanmasına özen gösterilmesi gerekirken katilin alelacele infaz edilmiş olması da üzerine mim konulması gereken bir başka rejim icraatı. Rus uçağının düşürülmesi olayında olduğu gibi, muhtemelen bu cinayet de yine FETÖ'cüler metöcüler denilerek eski koalisyon ortaklarının sırtına yıkılacak. Ama Tayyip Erdoğan ve medya denilen bataklıkta boy gösteren beslemelerinin günlerden beri Halep konusunda kopardıkları yaygaradan tutalım Ethem'in katili Ahmet Şahbaz alçağının ödüllendirilmesine kadar bütün göstergeler, elçiyi kimlerin katlettiğinin kanıtları olarak ortada durmaktadır.



 



Kısacası, Tayyip Erdoğan'ın “kahraman polisi” destan yazmaya devam etmektedir.