19 Aralık anması yapıldı

19 Aralık'ın 16. yıldönümü için dün akşam Kadıköy Zeki Göker Kültür Merkezi'nde anma yapıldı

GÜNCEL
Salı, 20 Aralık 2016 (9 yıl 4 ay önce)

19 Aralık 2000’de devletin adına “Hayata Dönüş” dediği hapishane katliamlarında direnerek ölümsüzleşen devrimciler için dün akşam saat 19:00’da Zeki Göker Kültür Merkezi’nde bir anma gerçekleştirildi.



 



Anma için daha önce Kadıköy İskele belirlenmiş, fakat bir gün önce bir araya gelen anma örgütleyicileri yer değişikliği yaparak anmayı Kadıköy Süreyya Operası önüne almışlardı.



 



Süreyya Operası, eylem saatinden önce kar maskeli çevik kuvvet ve özel tim polisleri tarafından ablukaya alınmıştı. Akşam anma saati geldiğinde aileler, kurumlar, duyarlı kesimler Süreyya Operası önünde toplanmaya başladılar.



 



Anma başlamadan önce polisin haber yapmaya gelen gazetecilere GBT yapması, anmanın inisiyatifini üstlenen kurum temsilcilerinin polisle yaptıkları görüşmede kendilerine valilik kararının gösterilip, maç bahane edilerek “güvenlik nedeniyle burada yapamazsınız” denilmesi karşısında anma Zeki Göker Kültür Merkezi’ne alındı. Bu geri adımdan sonra Opera önüne gelenler de oraya yönlendirildi.



 



Zeki Göker Kültür Merkezinde yapılan anma, 19 Aralık 2000’de hapishanelerde katledilen devrimciler için yapılan saygı duruşuyla başladı.  Ardından etkinliğin neden kültür merkezine alındığına dair kısa bir bilgilendirme yapıldı.



 



Anmayı örgütleyen bileşenlerden Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ) adına hazırlanan basın metni okunmaya başlamadan önce TDİ bileşeni olan Alınteri, atılan geri adımı eleştirdi. Bu tutumun 19 Aralık ruhuyla bağdaşmadığını vurgulayan Alınteri temsilcisi daha sonra görev olarak üstlendiği ortak basın metnini okudu.



 



Okunan basın metinde şunlar belirtildi:




 



19 Aralıkta hapishanelerde devrimcileri katleden devlet yine 1978’de Maraş’ta halkları katleden devlettir. Tarihi katliamlarla dolu olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugünde sokağa çıkma yasaklarıyla Olağan Üstü Hallerle, KHK’lerle katliamlarını sürdürürken devrimciler ise bütün bu katliam politikalarına karşı içeride ve dışarıda mücadele etmeyi yıllardır sürdürüyor. Hapishanelerde tutsaklara yönelik işkenceler ve tecrit koşulları yeni bir katliamın ön hazırlığıdır. Hapishane bahçelerinde uçak savarlarla gözetleme kuleleri ile hapishanelerde devletin katliam dışında hazırlandığı başka bir şey yoktur. Bizler Tutsak aileleri, arkadaşları, dostları, yoldaşları, insan hakları savunucuları olarak devletin bir katliam daha yapmasına izin vermeyeceğiz. OHAL’lere, KHK’lere,  işkence ve katliam politikalarına karşı direnenlerin dışarda sesi, soluğu olacağız. 16 yıl önce haykırdığımız gibi bir kez daha haykıracağız ‘Devrimci tutsaklar teslim alınamaz, 19 Aralık’ı unutmadık, unutturmayacağız.




 



Basın metninin okunmasından sonra Burdur Cezaevi’ne yönelik operasyonda kolu koparılan Veli Saçılık‘a söz verildi. Veli Saçılık; “Dönemin iktidar aygıtları ve kişileri ortak bir yalana başlamışlardı. Dediler ki ‘cezaevlerinde hakim değiliz 8 yıldan beri arama yapılamıyor, örgüt baskısı ile içeridekiler hareket ediyor’... Şunu yaşayarak biliyorum ki onlar 8 yıldır arama yapılamıyor diye televizyonlarda açıklama yaparken bizim koğuşumuzda arama yapılıyordu. Ve bunların tüm yalanlarının esası F tipi hücre tipi cezaevlerine geçişti. Onlar şunu söylediler ‘biz içeriye gireriz onları ezeriz, devrimci iradeyi teslim alırız’… Onlar sadece katliamı başardılar çok sayıda arkadaşımızı öldürdüler ama başaramadıkları bir şey var F tipine geçiş ile birlikte ölüm orucunda çok az sayıda insan varken kitlesel hale dönüştü. Üstünden 16 yıl geçmesine rağmen bugün hala F tiplerinde devrimci direniş sürüyor” diye konuştu.



 



Veli Saçılık’ın ardından söz, HDK temsilcisi Hülya Kılıç Koçyiğit’e verildi. Koçyiğit; ”19 Aralıktan bugüne devlet zihniyetinin değişmediğini görüyoruz. Tekçi, militarist, erkek, yok etmeye odaklanmış… Türkiye’de insanlık, özgürlük adına ne varsa,  savunduğumuz bütün değerleri yok etmeye odaklanmış bir devlet aygıtıyla karşı karşıyayız. Bugün de bu zulmün devam ettiğine tanıklık ediyoruz. Yoldaşlarımız cezaevindeler, milletvekillerimiz, belediye eşbaşkanlarımız hala tek kişilik hücrelerde tutuluyor. Yan hücreleri boşaltılmış, izolasyon altındalar. Kendilerine irade teslim alma süreci dayatılıyor… Bizlere düşen Her zaman direnişi, yan yana durmayı, mücadeleyi diri tutmaktır” dedi.



 



19 Aralık Katliamı sürecine bire bir yaşayarak tanık olan anaların konuşmaları ise 19 Aralık 2000’lerden bugüne ve devrimcilere dik durma mesajları içeriyordu. Analar, “Devrimcilere sesleniyoruz. Bu bir sınavdır bu sınavı da geçeçeğiz yeter ki birlik olalım, tek yumruk olalım, dik duralım, barikat olalım!” dediler.



 



Direnişçi Nihat Göktaş sürece dair birçok şeyin söylendiğini, yazılıp çizildiğini ifade ederek “tam savaş haliydi küçücük koğuşlarda kullanılması yasak olan kimyasallara, ateş toplarına rağmen inançları ile devrimci iradeleri ile kol kola girerek siper yoldaşlığı ile saldırılara karşı koydular. Hesapladıkları gibi F tiplerine götürerek, tecrit ederek ölüm orucundan ve mücadeleden vazgeçireceklerini düşünerek yanıldılar” diye kaydetti.



 



Nihat Göktaş’ın konuşmasının ardından anma etkinliği sonlandırıldı.