DİSK-AR TÜİK'in tasarrufa ilişkin verilerinden yola çıkarak BES'in esas gerekçesinin çöktüğünü açıkladı
İşçi ve emekçiler karınlarını zor doyururken devletin dalga geçer gibi “tasarruf ettireceğim” anlamına gelen bir gerekçeyle makyajladığı Zorunlu Bireysel Emeklilik (BES) uygulamasının nasıl bir gasp anlamına geldiği her bilgiyle yeniden netleşiyor.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), son olarak bu teşhiri devletin resmi kurumu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan tasarruf oranları verilerine dayandırarak yaptı. DİSK-AR’ın yaptığı çalışma Zorunlu BES’in bu temel gerekçesini çökertiyor.
Çünkü Türkiye’de gelir son derece düşük olsa da tasarruf oranının yine de Avrupa ülkeleriyle aşağı yukarı aynı olduğunu ortaya koyuyor bu veriler. Yani emekçiler dişinden tırnağından arttırdıklarını yastık altı yapabiliyor ve devletin böyle bir gerekçeyle onlar adına “zorla el koyma” anlamına gelen BES gibi bir fon oluşturmasına gerek yok!
Bu fon işçinin düşük ücretini daha da düşüreceği gibi, onun adına el konulan paranın nereye gideceği ya da alıp almayacağının garantisi olup olmadığı ve ihtiyacı olduğu anda alıp alamayacağı gibi soruları belirsizliğe bırakıyor.
Zorunlu BES’in “Türkiye’de brüt tasarruf oranlarının diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında çok düşük olduğu” gibi bir gerekçe öne süren devletin bu en temel gerekçesinin TÜİK verileriyle çöktüğünü belirten DİSK-AR düzenlemenin geri çekilmesini istedi.
Ağustos 2016'da kabul edilen ve 1 Ocak 2017'den itibaren yürürlüğe girecek olan Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi'nin (BES) ile ilgili olarak açıklamasında, şöyle denildi:
(…) Ancak gerek Zorunlu BES gerekse Maliye Bakanı Şimşek'in tasarruf oranlarına ilişkin açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. TÜİK tarafından 12 Aralık 2016 tarihinde açıklanan Kurumsal Sektör Hesapları 2009-2015 araştırmasına göre Türkiye'nin brüt tasarruf oranlarının Zorunlu BES Yasa tasarısı gerekçesinde olduğu gibi yüzde 15.63 ve Bakan Şimşek'in açıklamasında olduğu gibi yüzde 13.5 değil yüzde 24.8 olduğu ortaya çıktı Böylece Türkiye'deki tasarruf oranlarının dünya ortalamasına uygun olduğu, Avrupa Birliği ülkelerinden de daha yüksek olduğu ortaya çıkmış oldu. Sonuç olarak Zorunlu BES için kullanılan bu gerekçe ortadan kalkmıştır. TÜİK'e göre Türkiye düşük gelir seviyesine rağmen yüksek tasarruf eden bir ülke durumundadır.
Açıklamada, TÜİK verilerinden sonra ücretlerde yeni bir azalmaya yol açacak zorunlu bir tasarruf yönteminin gereksiz olduğunun ortaya çıktığı ve dayanağının olmadığının anlaşıldığı kaydedilerek “Gerekçesi çöken Zorunlu BES'in derhal iptal edilmesi gerekir” denildi.