IŞİD iki TSK askerini yaktı

IŞİD daha önce esir aldığı iki TSK askerini yakarak, tehdit mesajlarıyla görüntüleri paylaştı

GÜNCEL
Cuma, 23 Aralık 2016 (9 yıl 4 ay önce)

Rejimin Kürt düşmanlığı ve yayılmacı hayaller üzerinden kurduğu ve her hamlesiyle hezimete uğrayan bölgesel politikaların somut sonuçlarını yaşamaya devam ediyoruz. Bu etki artık tek başına ekonomik ya da kentlerde patlayan IŞİD bombalarının yarattığı toplumsal travmalarla sınırlı değil.



 



Kirli hayaller ve amaçlar üzerinden kurgulanan ve her etabında çöktüğü gibi, sistemi eski düşmanları karşısında el pençe divan durmaya zorlayan (Rusya ve İran’la yapılan son Suriye mutabakatı mesela!) bu politikaların son yansıması da kısa süre öncesine kadar stratejik ittifak muamelesi gören cihatçı çetelerin şimdi “düşmanlaşmasıdır”. Bunun somut sonucu El-Bab’da mesela IŞİD tarafından öldürülen asker sayısının giderek artmasıdır.



 



Rejimin ittifakları konusunda mecbur bırakıldığı “kopuş” sadece IŞİD’le de değil… El Nusra gibi Halep’ten çıkmak zorunda kalan çetelerin ve daha başkalarının da bu “düşman kamp” içinde sıralanması şaşırtıcı olmayacaktır. Bu güçlerin yarın bizzat Türkiye içinde neler yapabileceklerini kestirmek de güç değildir.



 



Halep’tekileri El-Bab karşılığında satan rejim, El Bab’ta da IŞİD’le karşı karşıya kaldı ve bu eski ittifakların ilişkisi giderek bozuluyor. Rojava’yı en azından denetlemek için El Bab’a stratejik önem arzeden rejim, burasının IŞİD açısından kolayca bıraktığı Cerablus olmadığı gerçeğine çarptı. Çarptığı oranda da bunun faturası asker ölümlerinin artması oldu. Dahası IŞİD’in elindeki esir askerleri diri diri yakarak görüntülerini paylaşması ve bunun üzerinden rejime mesaj salması geldi arkasından.



 



Dün gece sosyal medya üzerinden paylaşılan görüntülerde IŞİD daha önce esir aldığı iki TSK askerini diri diri yakıyor, ardından da Türkiye’ye “askerlerini çekmezsen benzerleri gelecek” gibi bir tehdit mesajı yolluyordu. Ve bu daha başlangıç…



 



El Bab çevresinde IŞİD ile TSK ve desteklediği gruplar arasındaki çatışmalar sürerken yayımlanan 19 dakikalık videonun sonunda isimleri de verilen TSK mensubu iki askerin yakılarak öldürüldüğü bu video rejimin kirli bölgesel politikalarının son ve sarsıcı halkası oldu.



 



Bu tüyler ürpertici görüntüler gündeme düştüğünde Kürt düşmanlığı dışında bir şey düşünemez hale gelen rejimin yaptığı ilk iş ise, internet akışını yavaşlatmak oldu. Başka bir tutum beklemek de abes olurdu.



 



Kendi kirli politikalarının diyetinin oldukça ağır olduğu bu süreçte gerçek giderek daha da karmaşıklaşıp, işçi ve emekçiler açısından daha büyük bir tehlikeye dönüşüyor. O nedenle de TSK’nın Fırat Kalkanı adı altındaki işgal harekatına, Rojava’ya karşı girişilen düşmanca saldırılara ve toplamda kirli bölgesel politikalar ve hayallere karşı her şeyden önce işçi ve emekçilerin yeter artık demesi yakıcı bir zorunluluğa dönüşmüştür. Ateş giderek evlerimizi, yüreklerimizi sarmaya başlıyor, farkında mıyız?