Sur'da polis, esnafı dolaşarak Kürtçe tabelaları indirmelerini istedi
Rejimin her kritik tarihsel evresinde yasaklar listesinin başına Kürt halkına dönük özel saldırılar olur. Öncesi bir yana Evren’in 12 Eylül faşist darbesiyle birlikte yasakladığı ilk şeylerden biri Kürtçe konuşmaktır mesela… 15 Temmuz darbe girişiminin ardından hükümetinin yaptığı darbede, belediyelere atanan kayyumların da ilk görevi Kürtçe tabelaları kaldırmak, çok dilli belediyeciliğin önünü keserek, belediyeleri Atatürk posterleri ve Türk bayraklarıyla doldurmak oldu.
İktidara gelen her Hitler bozuntusunun ilk saldırdığı yer Kürtlerin dili, kültürüydü yani bir ulusu ulus yapan özelliklerin budanarak, asimilasyonun önünü açacak uygulamalardı. Faşist sistemin Kürtlere karşı giriştiği ve yüzlerce insanın katledildiği, şehirlerin yakılıp yağmalandığı fiziksel imhanın ardından, Kürtçenin tekrar yasaklanması gibi uygulamalarla, kültürel imha saldırıları da hız kazanmış oldu. Bunun bir örneği Sur’da hayata geçirildi.
Sur’da esnafı dolaşan polisler, Kürtçe tabelaların kaldırılmasını, aksi takdirde cezai işlem uygulanacağını duyurdu. Esnaf ise bu uygulamaya tepkili. Kürtlerin yıllarca yürüttüğü mücadeleyle fiilen kazandıkları Kürtçe konuşma ve savunma yapma hakkı gibi resmileşmiş kazanımların şimdi gasp edilmeye çalışılması, mücadelenin sürekli ve daha keskin biçimlerde yürütülmesi gerektiğinin altını da çizmiş oluyor.