KESK'in 21 Aralık'ta İstanbul'da başlayan 'Emekçi Yürüyüşü' baskı ve saldırılara rağmen Ankara'ya ulaştı
KESK’in KHK’larla ihraç edilen veya bakanlıklar tarafından açığa alınan kamu emekçilerinin işlerine geri dönmeleri talebiyle 21 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de başlattığı Ankara yürüyüşü, pek çok engel ve saldırıya rağmen belirlendiği gibi bugün Ankara’da… KESK üyelerinin kararlı duruşuyla tamamlanan yürüyüş etabı, Ankara’da coşkulu bir karşılamayla buluştu.
Kadıköy’deki saldırıdan sonra ertesi gün için belirlenen buluşma noktası olan Kartal’da bir araya gelen KESK’li emekçiler, burada 2 kilometreye yakın bir mesafeyi pankartları, sloganları ve konuşmalarıyla yürümüşlerdi. Gebze girişinde Kocaeli Valiliği’nin yasak kararı ve polis barikatıyla karşılaşan emekçiler, buradan Gebze sendika binasına araçlarla geçmiş, orada da polisle yer yer gerilim yaşamışlardı. Daha sonra Kocaeli merkeze geçen KESK’liler burada da önlüklerini çıkarmaları dayatmalarıyla karşılaşmışlar, bu konuda taviz vermedikleri için polisin saldırısına uğramışlar, ancak geri adım atmamaktaki kararlılıkları karşısında geri adım atılmış ve önlükleri ve zafer işaretleriyle araçlarına binerek Ankara’ya doğru hareket etmişlerdi.
KESK’liler bu sabah otobüsleriyle Ankara Garı’na geldiler. Buradan kortej oluşturarak Sıhhiye üzerinden Kolej’e ulaştılar. Kortejin en önünde kadın emekçilerin pankart tuttuğu yürüyüş kolu pankartları ve sloganlarıyla oldukça canlı bir ruhla hareket ettiğini hissettirdi. Emekçiler pankartları, önlükleri, flama ve sloganlarıyla Ankara sokaklarını adeta çınlattılar.

Emekçilerin kararlı ve oldukça canlı bir ruhla gerçekleştirdikleri yürüyüş sırasında polis Sıhhiye Köprüsü yanında “güvenlik” bahanesiyle barikat kurdu. Haykırdıkları sloganlarla barikatı aşmakta kararlı olduklarını gösteren emekçiler karşısında o barikat açıldı.
Yürüyüş devam ederken biraz ilerde “yolu trafiğe kapatmayın, kaldırımdan yürüyün” müdahalesiyle karşılaştı. Emekçiler her aşamada polisin kendi iradesini dayatmaya çalıştığını ifade ederek, sloganlarla karşılık verdiler: “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Baskılar bizi yıldıramaz!”, “Yılgınlık yok direniş var!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”.

Yol boyunca polis irade dayatmasındaki ısrarını emekçiler de bunu kabul etmeme konusundaki kararlılığını haykırdılar. Kortej oldukça canlı görüntülerle Kızılay’a ilerledi. KESK’in ilk kuruluş yıllarında büyük emeği olan sağlık emekçisi Mahmut Konuş (kendisi KHK ile ihraç edildi) polisin bu tutumuna karşı Ahmet Arif’in “Bunlar engerekler ve çiyanlardır” dizelerini haykırıken, bir başka emekçi “Haramilerin saltanatını yıkacağız!” diyordu.
Yürüyüş kolunun Kızılay’a ulaşması anlarında HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş da KESK’lilerin kortejine katılarak destek verdi.
Bu canlılıkla devam eden yürüyüş Kolej Meydanı’nda arama noktasından geçilerek mitinge dönüştü.

Burada konuşan KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen sözlerine İstanbul-Ankara yürüyüşüne katılan ve destek veren tüm emekçileri ve kitle örgütlerini selamlayarak başladı. Özgen konuşmasında şunları kaydetti:
Faşizmin tüm kurumları bizim korkacağımızı, geri adım atacağımızı sanıyorlardı, yanıldılar. biz kendi gücümüzden, mücadele geleneğimizden aldığımızı faşizme, ölü taklidi yapanlara bir kez daha gösterdik. Biz emekçiyiz. Bütün engellemelere rağmen kendi işimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz. Biz haklıyız. Haklılığımızı bundan sonra da mücadelemizle haykıracağız. OHAL ile KHK’larla baskı halinde bizim üstümüze yağdırılıyor. Bizim sesimiz susturamayacaklar; demokrasi mücadelemizi, eşitlik, örgütlülük, barış mücadelemizi susturamayacaklar. Haykırmaya devam edeceğiz. On binlerce arkadaşımız açığa alındı. Ağustos ayından beri sendikalarla yürüttüğümüz mücadelelerle işinden uzaklaştırılan arkadaşlarımız işlerine geri döndüler. Biz mücadelemize devam edeceğiz. 86. 000 arkadaşımız ihraç edilmiştir. Bunun içinde 2077 KESK üyesi arkadaşımız vardır. Biz bu mücadeleyi tüm ihraç edilenler için yapmaya devam edeceğiz ve başağacız. Yapılan bütün soruşturmalar geri alınmalıdır. Aydınlar, gazeteciler, yazarlar, bütün muhaliflerin gözaltlarından, tutuklanmalarından vazgeçilmeli ve serbest bırakılmalıdır.
Maraş Katliamı’nın yıldönümüyle de çakışan KESK yürüyüşünde Özgen, katliamın 38. yıldönümünde,
Faşizmin saldırı ve katliamlarına tüm devrimcilerle, Alevilerle, Kürtlerle birlikte mücadeleyi büyüteceğiz. Bunu böyle bilsinler. Bu ülkenin tüm halkları çocuklarımızın öldürülmemesi için geleceğimiz için kendi geleceğimizi barışta eşitlikte bulacağımızın bilinciyle ‘Savaşa Hayır barış hemen şimdi!’ diyerek hükümete bir kez daha sesleniyoruz. OHAL kaldırılsın, KHK’lar kaldırılsın, açığa alınan-ihraç edilen kamu personeli geri alınsın, soruşturmalar kaldırılsın, iş barışı sağlansın kamu emekçilerinin itibarı geri verilsin!
KESK olarak sizin yaptırımlarınıza, baskılarınıza boyun eğmediğimizi, eğmeyeceğimiz dört günlük ‘Emekçi Yürüyüşü’ ile kanıtladık. Biz daha ileri mücadeleyi de yapmaya hazırız. Biz direnerek buraya geldik: Tarih direnenleri yazacaktır. Bütün KESK üyelerini kutluyorum.

dedi. Kolej’de Lami Özgen’den sonra HDP milletvekillerinin konuşmalarıyla devam eden mitingde Meral Danış Beştaş, tutuklu bulunan eşbaşkanların selamını ileterek başladı konuşmasına. Baskılara karşı hep birlikte direnileceğini vurguladı. Baskıların Hitler faşizminin örnek alınmasıyla adım adım gerçekleştiğini, her alanda bu faşist saldırılara karşı direneceklerini, geçit vermeyeceklerini belirtti. “Emekçilerin işten atılmaya karşı verdikleri mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz. Milletvekillerini cezaevlerine göndererek basın mensuplarını yargılayan, çocukları evlendirmeye kalkan zihniyeti mahkum edeceğiz. Bu topraklarda eşit, kardeş ve özgür olarak yaşama koşullarını yaratana kadar birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” diye belirtti.
Miting TMMOB ve TTB temsilcilerinin konuşmaları ve çekilen halaylarla sona erdi. Emekçiler buradan Tüm-Bel Sen Genel Merkezi’ne geçerek yürüyüşe ilişkin değerlendirmeler yapacaklar.