Yılbaşına ayar

Toplumsal yaşamı gerici yönde yeniden biçimlendirme saldırıları boyutlanarak sürüyor

GÜNCEL
Pazar, 25 Aralık 2016 (9 yıl 4 ay önce)

Rejimlerin toplumsal hayata yönelik müdahalelerinin biçimi onların niteliklerini de ele verir. Faşist rejimlerde bu müdahale yukardan, dayatmacı biçimlerle gerçekleşir ve toplumun istenen kültürel kalıba dökülmesi için gerekirse zorbaca yöntemler kullanılır.



 



Eğitim alanı gibi daha kurumsal yapılardan, bireylerin günlük yaşamlarına kadar uzanan bu yeniden biçimlendirme girişimleri son zamanlar Türkiye’de daha belirgin tepeden dayatmalarla gündeme geliyor.



 



AKP hükümetinin bir taraftan kendi hegemonyasını güçlendirme diğer taraftan ilişkide olduğu sermayenin ihtiyaçlarına karşılık verebilmek için yıllardır sistemli ve saldırgan bir biçime çeşitli araç ve yöntemlerle devreye soktuğu bu yeniden biçimlendirme saldırıları da bu amacı taşımaktadır. İnsanların yatak odalarına kadar varan müdahaleler, ne giyip, ne içeceklerini tartıştıran argümanlar; sorgulamayan, itaat eden gerici, dinci bir toplum modelinin hedefe konulduğu politikalar olarak karşımıza çıkmaktadır.



 



Erdoğan’ın yılbaşı yaklaşırken yeniden “milli içki” konusunu gündeme taşıması, okullara yollanan “yılbaşı kutlanması geleneklerimize aykırıdır, engellenmelidir” genelgeleri insanların yaşam tarzlarına ve sosyal hayatlarına yapılan müdahalenin geldiği boyutu göstermesi açısından çarpıcıdır.



 



Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun “daha fazla imam hatibe ihtiyacımız var” söylemi, işte tam da bu konuların tartıştırılmaya başlandığı bugünlerde bir kez daha gündeme geldi. Eğitimi bilimden uzaklaştırarak, niteliksizleştirip gericileştiren devlet, okullardan başlayarak yani çekirdeğe inerek sosyal hayatı biçimlendirmeye çalışıyor.  



 



 



Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün okullarda yılbaşı eğlenceleri ve organizasyonlarının yapılmaması için ‘tedbir’ alınmasını istemesi, İstanbul Bahçelievler İlçe Eğitim Müdürlüğü’nün okullara gönderdiği talimat yazısında ‘değer yargılarından uzak’ olarak tanımladığı yılbaşı kutlamalarının yapılmamasını istemesi Almanca eğitim veren İstanbul Erkek Lisesi’ne Noel yasağının getirilmesi de işte tam da burdan okunması gereken saldırı dalgasının boyutlarını göstermektedir.