Kadıköy'de asgari ücret eylemi

DİSK Asgari Ücret'e ilişkin Kadıköy Altıyol'da basın açıklaması yaptı

İŞÇİ SINIFI
Salı, 27 Aralık 2016 (9 yıl 3 ay önce)

DİSK’in Asgari Ücret’le ilgili eylemlerinin bugünkü adresi Kadıköy Altıyol’du. “Asgari ücret eşitsizlik azami! Asgari Ücret geçim ücreti olsun!” pankartı ve aynı sloganları taşıyan dövizlerin açıldığı eylemde asgari ücretin bir ailenin geçim harcamalarını karşılayacak şekilde belirlenmesi talep edildi.



 



DİSK Genel Başkanı Kani Beko’nun okuduğu açıklama, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun gündemine gelen TÜİK verilerinin sağlıksızlığına vurgu yapılarak başladı. Bu verilere göre bir işçinin asgari yaşam maliyeti Kasım 2015 itibariyle net 1600 TL olarak belirlediği aradan geçen 1 yıl sonra da bunu sadece yüzde 4 oranında arttıracak şekilde 1669 TL’ye çıkardığını, böyle bir hesaplamanın gerçeği yansıtmadığı vurgulandı. TÜİK’in enflasyon oranını yüzde 7-8 civarında açıklarken, asgari geçim maliyetinde neye dayanarak yüzde 4 oranında artış tespit ettiği soruldu.



 



Devletin tüm kurumları açısında inandırıcılıktan uzak, çelişkili açıklamalar yapmanın alışkanlık haline geldiğinin belirtildiği açıklamada, “Nitekim geçtiğimiz günlerde Milli Gelir hesaplama yöntemleri değiştirilerek, kişi başına milli gelir de arttırılmıştır. Daha da önemlisi, zorunlu BES yasasının gerekçesini oluşturan "Türkiye'de tasarruf oranlarının düşük olduğu” tezi, yine TÜİK'in açıkladığı verilerle çürütülmüştür. Maliye Bakanının yüzde 13.5 olarak açıkladığı tasarruf oranları TÜİK tarafından dünya ortalaması ile benzer düzeyde yüzde 24.8 olarak açıklanmıştır. Böylece zorunlu BES uygulamasının temel gerekçesi çökmüştür. Gerekçesi çöken zorunlu BES derhal iptal edilmelidir” denildi.



 



Gerçek tablo



 



Türkiye’de ücret, geçim, milli gelir, kişi başına düşen gelir, verimlilik, patronlara sunulan teşvikler...  gibi başlıklara ilişkin açıklamada şunların altı çizildi:



 




İşçiler verimlilik ve milli gelir artışından payını alamıyor ve bu nedenle gelir dağılımı ülkemizde oldukça bozuk. Nüfusun en düşük gelir grubunu oluşturan yüzde 20'lik diliminin milli gelirden aldığı pay yüzde 6. Buna karşın nüfusun en yüksek yüzde 20'lik grubunun milli gelirden aldığı pay yüzde 46.



 



Gelir eşitsizliği düzelmiyor, düşük ücretlilerin yaşama koşulları iyileşmiyor. Borç ve taksiti olanların oranı genel nüfusun içinde yüzde 67'dir. İki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını karşılayamayanların oranı yüzde 71'dir.



 



Asgari ücretin satın alma gücü OECD ülkelerinin büyük çoğunluğundan daha düşüktür. Türkiye 26 ülke içerisinde 20'inci durumdadır.



 



Ücretin milli gelir içindeki payı ve işgücü maliyeti giderek düşmektedir. 1999'da ücretlerin milli gelir içindeki payı yüzde 52 iken, 2015 yılında yüzde 34 seviyesine gerilemiştir. 2000 yılında 100 olan işgücü maliyeti, 2015 yılında 27 puanlık düşüşle 73'e gerilemiştir. Bu nedenle patronların ağlamaları yalandandır.



 



Asgari ücretin işverenlere toplam maliyeti giderek azalmaktadır. 2016 itibariyle Asgari Geçim İndirimi hariç asgari ücret 1300 TL değil, 1177 TL'dir. İşveren tarafından işçiye ödenen net asgari ücret budur.



 



Sadece SGK prim teşvikleriyle işverenlere Türkiye bütçesinin yüzde 4'ü aktarılmaktadır. SGK prim desteğinin bütçeye getirdiği yük, 2010-2016 arasında 63 Milyar TL'dir. Yani işverenlerin yükümlülükleri, vergiler yoluyla emekçilerin ve halkın sırtına yüklenmektedir.



 



Asgari ücretin tespitinde uluslararası standartlara uyulmamakta, ücret tek bir işçinin yaşamasına olanak verecek biçimde hazırlanmaktadır. Oysa Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Avrupa Konseyi standartlarına göre asgari ücret hesaplanırken işçinin ailesi de göz önüne alınmalıdır.



 



Asgari ücretin tespitinde devletin kendi kurumu olan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine de uygun davranılmamaktadır. Örneğin 2016 için yüzde 30 artışla saptanan asgari ücret TÜİK'in 2015 Kasım ayı için hesapladığı bir işçinin asgari giderinin dahi 300 TL altındadır.



 



Türkiye'de işverenler işçileri daha uzun, daha yoğun ve daha ucuz çalıştırmaktadır. Sadece asgari ücret değil, ortalama saat ücreti de diğer ülkelere göre daha düşüktür. 26 Avrupa ülkesindeki ortalama saat ücretleri Türkiye'deki saat ücretlerinin üzerindedir.



 



Ülkemizde 5,5 milyona yakın işçi asgari ücretle çalışmakta, en az 8 milyon işçi asgari ücret artışından doğrudan etkilenmektedir. Bunun dışında tüm işçilerin ücret zamlarında asgari ücret artışı belirleyici olabilmektedir. Asgari ücret sadece asgari ücretlileri değil, bütün çalışanları ilgilendirmektedir.




 



Talepler dile getirildi



 



Açıklama asgari ücretin geçim ücreti olması, işçinin ailesiyle birlikte geçim maliyeti üzerinden hesaplanması, tespit komisyonuna tüm konfederasyonların dahil edilmesi, asgari ücretin tüm çalışanlar için ortak saptanması, ücret artışında geçim koşullarının-verimlilik ve milli gelir artışının dikkate alınması, asgari ücretin tümüyle vergi dışında tutulması ve 2017 için asgari ücretin 2000 TL olması taleplerinin ifade edilmesiyle sona erdi.