Enseyi karatmayan gazeteciler

150'ye yakın gazetecinin mahpus olduğu Türkiye'de gazeteciler "enseyi karartmamaya" kararlı

GÜNCEL
Cumartesi, 31 Aralık 2016 (9 yıl 3 ay önce)

2016 yılında rejimin saldırılarının sivri ucunun yöneldiği kesimlerden biri de aydınlar, gazeteciler, akademisyenler oldu. TGC Yönetim Kurulu’nun açıkladığı 2016 basın raporu bu saldırının yarattığı devasa sonuçları net bir tabloyla ortaya koyuyor. Rapora göre, 2016 yılında 780 gazetecinin basın kartı iptal edildi, 839 gazeteci yaptıkları haberler nedeniyle açılan davalarda hakim karşısına çıktı. 189 gazeteci sözlü ve fiziksel saldırıya uğradı, 144 gazeteci yeni yıla cezaevinde giriyor. 157 yayın organı kapatıldı, işsiz gazeteci sayısı ise 10 bini aştı.





Ekonomik-siyasal-kültürel kapsamları olan kriz koşullarını yönetebilmek için faşizmi bu ihtiyaçlar temelinde, başkanlık sistemi modeliyle tahkim etmeyi hedefleyen rejimin ilk hedeflerinden birinin gazeteler ve gazetecilik olması şaşırtıcı değil.



 



Toplumun haber alma hakkına dönük bu saldırının diğer ayağını da arka bahçe haline getirilmiş “havuz medyasının” yaptığı kışkırtıcı, güdüleyici haber ve programlar olduğunu da biliyoruz. Bu TV ve gazetelere sadece 1 saat ayırmak bile muhalif basının susturulmaya çalışıldığı bu günlerde nasıl bir toplumsal düşünüş ve ruhsal şekillenişin yaratılmak istendiğini anlamanız için kafidir. Ki bu çizgi sadece haberler ya da yorum programlarında değil, evlenme programlarından “realite showlara”, dizilerden yemek programlarına kadar tüm bir yayın politikasına sirayet edecek şekilde işletiliyor.



 



En son Gazeteci Ahmet Şık’ın tutuklanmasındaki görünür amaç deneyim-birikim ve haber kanalları itibariyle “istenmeyen sarsıcı” haberler yapma potansiyeline sahip tüm gazetecilerin sindirilmeye, susturulmaya ve bir şekilde etkisizleştirilmeye çalışıldığını açıkça gösteriyor.



 



2017’ye Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un “Medyadaki bazı arkadaşları ayağını denk alsın” sözleriyle girdik. Arkasından gazetecilere dönük saldırı, Redhack davasıyla ilişkilendirilmeye çalışılan altı gazetecinin gözaltı süresinin 30 güne çıkarılması ve Şık gibi önemli haber ve araştırmalar yapan dürüst bir gazetecinin 5 yıl öncekine benzer (o zamanlar şimdi ‘FETÖ’ denilenler tarafından) şekilde tutuklanması geldi.



 



Tutsak gazetecilere toplu fotoğraf



 



Tüm bu saldırılara rağmen mesleğine dürüstçe bağlı olan gazeteciler Şık’ın tutuklanmadan önceki son sözlerinde olduğu gibi, enseyi karartmadılar. Dışarda kalan bir avuç muhalif gazeteci, bu saldırganlık karşısında söyleyeceklerini yutmadı, haberciliği halkın haber alma hakkına verdikleri etik değerle sürdürmeye çalıştı.



 



Şu ya da bu düzeyde muhalif oldukları için hedefe çakılan yaklaşık 100 gazeteci önceki gün bir araya gelerek cezaevindeki arkadaşlarına göndermek üzere toplu fotoğraf çektirdiler.



 



Ben Gazeteciyim” inisiyatifinin çağrısı ile bir araya gelen, aralarında basın örgütlerinin temsilcilerinin de olduğu 100’ü aşkın gazeteci bu fotoğrafı, kendilerine mektup ulaştırılmayan cezaevindeki meslektaşlarına yollayacaklar. Toplu bir selamdan doğan güçle onları kucaklayacaklar. Önceki gün gözaltına alınan Gazeteci Ahmet Şık da bu karede yer alıyordu ancak Şık dün tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ahmet Şık bu fotoğrafı cezaevinde görecek...