"Peşlerini bırakmayacağız!"

9 Ocak 2013'te Paris'te katledilen üç Kürt kadın siyasetçi anıldı

DÜNYA
Cumartesi, 7 Ocak 2017 (9 yıl 3 ay önce)

Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde PKK kurucularından Sakine Cansız, KNK Üyesi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez’in katledilmelerinin yıldönümünde Kürtler başkente akın etti.



 



TJK-E öncülüğünde dün geceden beri yollara çıkan Kürtler, protesto mitinginin yapılacağı République Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti.



 



Tetikçi Ömer Güney’in ölümüyle şimdiye kadar mahkemenin geciktirilerek, yapılmaması nedeniyle Fransa'ya da tepki gösterildi.



 



Sabahın erken saatlerinde Gare du Nord’da toplanan Kürtler, taşıdıkları Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in fotoğraflarının yanı sıra Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterlerini ve PKK, YPG/YPJ flamalarını taşıdı.



 



Kürdistanlılar, sık sık “Suskunluğunuz suç ortaklığınızdandır” sloganlarıyla Fransa yetkililerini göreve çağırdı. Üç devrimci kadının aileleri, Fransız sivil toplum kuruluşu temsilcileri, komünist ve sosyalist parti yetkilileri ile Kürt kurumlarından çok sayıda kişi eylemde buluştu.



 



"Katilimiz öldü ama düşüncelerimiz yaşıyor ve özgür", "Fransa ne yapıyor?", "Sessizliğiniz suç ortaklığınızdan mı?", "Katledilen militanlar için adalet” ve "Unutmuyoruz, affetmiyoruz” yazılı dövizler de taşındı.



 



Cansız, Doğan ve Şaylemez aileleri: Peşini bırakmayacağız!



 



Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in aileleri de mitingde birer konuşma yaptı. Ağabey Metin Cansız, 4 yıl önce yüreklerinin yandığını dile getirerek, "Bugün ikinci kez yüreğimiz yanıyor. Biz Fransa yargısından davanın aydınlatılmasını beklerken, katil zanlısının ölüm haberini duyduk. Bu bizim yüreğimizi ikinci kez yaktı. Bize göre bu davanın sorumlusu Fransa’dır. Sizinle birlikte bu davanın peşini bırakmayacağız” dedi.



 



Baba Hasan Doğan da bunun siyasi bir cinayet olduğunu hatırlatarak, Fransız komünist ve sosyalistlere girişimlerde bulunması çağrısında bulundu.



 



Cumali Şaylemez ise Fransa’nın davanın üstünü örtmeye çalıştığını belirterek, buna izin vermeyeceklerini söyledi.



 





 



Eyleme ailelerin yanı sıra Paris Belediyesi Başkan Yardımcısı, Helene Bidard, Fransa Komünist, Sosyalist Parti temsilcileri, AP milletvekilleri, KONGRA-GEL Eş Başkanı Remzi Kartal, Kürt ve Türkiye sol hareketi temsilcilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçi ve şahsiyet katıldı. Kürtler ve dostları, Gare du Nord’dan République Meydanı'na kadar, üç kadının fotoğrafları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterleri ve PKK, YPG/YPJ flamalarıyla yürüdü.



 



TJK-E: KATLİAMI ORTAYA ÇIKARACAĞIZ



 



Mitingin açılış konuşmasını yapan TJK-E Sözcüsü Dilşah Osman, tarihte sömürgeciler tarafından Kürt halkına tarih boyunca katliamlar uygulandığına dikkat çekti.



 



Osman, 2013 yılında üç mücadele arkadaşlarının Paris’te katledildiğini hatırlatarak, şunları söyledi: "Bir kişiyi seçip onu sorumlu tuttular. Bizce birçok gücün eli var bu katliamda. Sadece Ömer Güney yok. Burada bölge devletleri ve faşist Türk devletinin çıkarları uyuştu. Bu katliam Fransa istihbaratının onayıyla gerçekleşmiştir. Bu açık ve nettir. Katliam günü Fransız yetkililerin ‘katliamı ortaya çıkaracağız’ açıklamaları unutulmuş ve sözde kalmıştır. Biz bu gerçeği çok iyi biliyoruz. 4 yıldır mahkeme sürekli erteleniyor. Çünkü davanın açılmasını istemediler. Üstünü kapatmak istediler. Ancak biz Kürt kadın hareketi ve halk olarak hakikatin peşini bırakmayacağız. Biz bu dava aydınlanana kadar mücadele içerisinde olacağız.”



 



CDK-F Eş Başkanı Vedat Bingöl ise 4 yıldır davada gelişme olmadığını hatırlatarak, gelinen aşamada davanın üstünün örtülmeye çalışıldığını söyledi.



 



Paris Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Helene Bidard ise yaptığı konuşmada, Kürt kadınlarıyla dayanışma içerisinde olduğunu vurgulayarak, "Sizin mücadelenizi destekliyorum. Dayanışma içerisinde olduğumu belirtmek isterim. Adalet yerine gelene kadar ve tekrar mahkeme açılana dek sizinle dayanışma içerisinde olduğumu belirtiyorum” dedi.



 



KONGRA-GEL Eş Başkanı Remzi Kartal da üç kadını anarak, katiller ortaya çıkarılana kadar mücadelelerini yürüteceklerini söyledi. Katliamın arkasındaki güçlerin ortaya çıkması için Kürt halkının 4 yıldır mücadele yürüttüğünü hatırlatan Kartal, konuşmasını şöyle sürdürdü:




Ancak Fransa yetkilileri ve yargısı gerçeği ortaya çıkarmak yerine sürekli mahkemeyi uzattı. Biz katil zanlısının mahkemeye çıkmasını istiyorduk. Bu katliamın Türk MİT’inin eliyle planladığına dair birçok belge ve kanıt var. Bu açık ve net olmasına rağmen mahkeme uzatılarak, zamana bırakıldı. Bu katliam Fransa’da yapıldı. Fransa mahkemesi ve hukuku bu davayı kirli ilişkilere kurban etmemelidir. Ancak ne yazık ki Fransa hükümeti Kürt halkının ve kadınlarının sesine kulak vermedi. Biz burada açık ve net biçimde Fransa hükümetine şunu söylüyoruz: Bu hakikat ve gerçeklik ortaya çıkana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.




 



Mitingde bir konuşma yapan Fransa Sol Partisi'nden Eric Coqurelle de, Fransa’nın Kürtlere adalet borcu olduğunu söyledi.



 





 



COHEN: ÖFKEM TÜRKİYE VE FRANSA’YADIR



 



Fransız Komünist Partisi Senatörü Laurence Cohen, Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i anarak başladığı konuşmasında, üç kadının katledilmesinin altında yatanın, Kürt özgürlük mücadelesine darbe vurmak olduğunun altını çizdi. Cohen, üzgün olduğu kadar öfkeli olduğunu da belirterek, “Öfkem Türk devletine, Erdoğan ve Fransa devletinedir. Ekonomik çıkarlar gereği Türkiye'ye karşı sesini çıkarmayan Fransa hükümeti de bir o kadar güçlüdür bu katliamda. Ömer Güney tetikçidir. Asıl katiller dışarıda. Güney’in ölümüyle davanın üstünü kapatmaya çalışıyorlar” diye konuştu. Charlie Hebdo Katliamı'nı hatırlatan Cohen, "Kürtler, bugün dünyanın başına bela olmuş ve Fransa’nın da düşmanı olan DAİŞ’e karşı savaşıyor. Bu mücadeleye destek olmak hepimizin görevidir” diye ekledi.



 



Fransa Sol Partisi'nden Eric Coqurelle ise üç Kürt kadının düşüncesi ve hayata bakış açılarının katledilmek istendiğini belirterek, “Katliamın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen Fransa iktidarı üzerine düşeni yapmadı. Herkes çok iyi biliyor ki, bu katliamın sorumlusu Türk devletidir” dedi.



 



Fransa hükümetine seslenen Coqurelle, sözlerini şöyle sürdürdü: "Neden bu dava görülmüyor. Bu katliama sessiz kalarak, Türk devletinin Kürtlere yönelik katliamlarını onaylıyorsunuz. Charlie Hebdo Katliamı'nı yapanlarla bu katliamı yapanlar aynı zihniyette sahipler. Bu katliama uğrayanlar aynı dünya görüşünü paylaşıyorlardı. Fransa bu katillere karşı mücadele verenlerin adalet istemini yerine getirmelidir. Fransa’nın Kürtlere karşı adalet borcu var. Hükümetin bu politikalarını sorguluyoruz. Kürtlere ve demokratlara bu kadar saldırı varken neden Erdoğan’a karşı sessizler..."



 



KCDK-E Eş Başkanı Yüksel Koç ise davayı hatırlatarak, "Fransa ve Türk devleti iyi bilmelidir ki, bu davanın üstü asla ve asla kapatılamayacaktır” dedi.



 



Miting, konuşmaların ardından sonra Kürt sanatçıların müzik dinletisi ve tiyatro oyunlarının sergilemesinin ardından sona erdi.



 



ANF'den derlenmiştir.