ERDEMİR'de fişlemeye işçi 'rızası'!

Erdemir'de fişleme ve kara listeye almak için işçilerin rızasının alındığı bir belge imzalatıldı

İŞÇİ SINIFI
Pazar, 8 Ocak 2017 (9 yıl 3 ay önce)

2006’da hisselerinin yarısına yakını OYAK’a satıldıktan sonra taşeronlaşmanın yaygınlaştığı, asgari ücretin temel ücret haline geldiği ERDEMİR şimdi de işçilere imzalatılan ve fişlenmeyi-kara listeye alınmayı sağlayacak bir belgeyle gündemde. İşçilerin işten atılma korkusuyla imzaladıkları, TM çetesinin de seyirci kalarak desteklediği bu belgeye göre patron elektronik ortam da dahil işçilere ait tüm kişisel bilgileri toplayabilecek, bu bilgileri yurt dışı da dahil üçüncü şahıslarla paylaşabilecek.



 



Patronlarının bu belgeyle 2016 Mart’ında kabul edilen Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’yla getirilen şahısların kişisel verilerinin toplanıp-paylaşılmasının rızaya bağlanması koşulunu aşmayı hedefledikleri anlaşılıyor.  



 



Patronların “kişisel verileri” nasıl kullandıkları açıktır. Kapsama alanına kişilerle ilgili tüm bilgilerin girdiği “kişisel veriler”, işçilerin siyasal-sosyal-cinsel-mezhepsel-ırksal… kimliklerine dair veri toplamayı, dolayısıyla fişlemeyi içerir. Bu şekilde hedefe çakılan işçilerle ilgili verilerin başka kişiler ya da mercilerle paylaşmasıysa o işçinin “kara listeye” alınması ve iş bulamaz hale getirilmesini sağlar.



 



Patronların, özellikle sosyal medya paylaşımlarını nasıl değerlendirdikleri, bu verileri işçi alımı ya da kıyımında nasıl kullandıkları bilinmektedir.



 



“İş sözleşmemizin eki ve ayrılmaz parçasıdır”



 



Evrensel’e yansıyan bilgilere göre Erdemir’de işçilere imzalatılan ve TM çetesinin seyirci kaldığı o belgenin ilk maddesinde, “Bu izin formu 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile düzenlenen gerçek kişilerin ‘kişisel verilerinin’ işlenmesi, depolanması ve paylaşımı kapsamında tarafınız ile mevcut iş sözleşmenizin eki ve ayrılmaz parçası olarak hazırlanmıştır”  ifadesine yer verilerek bu belgenin aslında TM’yle yapılan son sözleşme kapsamında olduğunu da gösteriyor.



 



“Her türlü güncel bilgi”



 



Belgede kişisel veri olarak nelerin ele alınabileceği ise şöyle sıralanıyor: “İşe girişinizden itibaren iş başvuru formunda ve personel özlük dosyanızda yer alan bilgileriniz de dahil olmak üzere her türlü güncel bilgi anlamına gelecektir. Bu bilgiler yazılı, sözlü, sesli, görüntülü veya elektronik ortamda elde edilebilecektir.



 



Bu verilerle her türlü işlem yapılabilecek



 



Verilerin işlenmesine ilişkin madde de patronlara oldukça geniş yetkiler veriyor: “Şirketimizin bağlı şirketleri, danışmanları, hissedarları ya da çözüm ortakları ile sair ilgili kişileri tarafından kişisel veri üzerinde yapılacak her türlü işlemin kişisel verinin işlenmesi olarak kabul edilebileceğini bildiririz.”



 



Kara listeye alınabileceksiniz



 



Aynı geniş hakları bu bilgilerin paylaşılmasıyla ilgili maddelerde de yer alıyor. “Kişisel verileriniz ilgili mevzuat kapsamında işveren olarak; dolaylı/doğrudan, yurtiçi/yurtdışı iştiraklerimiz ya da bağlı ortaklıklarımız, şirketimizce hizmet/destek/danışmanlık alınan ya da işbirliği yapılan ya da proje/program/finansman ortağı olunan yurtiçi/yurtdışı/uluslararası, kamu/özel kurum ve kuruluşlar, şirketler ve sair 3. kişi ya da kuruluşlara aktarılabilecektir.



 



İtiraz masrafları işçiye



 



İşçilerin aleyhlerine çıkacak sonuçlara itiraz etme hakkının bulunduğu belirtilen belgede, itiraz için gerekli masrafın da yine işçi tarafından karşılanacağı bildiriliyor.



 



İşçiden ipini çekmek için alınan rıza



 



Belgenin imza bölümünde de işçi adına şu ifadeler yazılı:



 




...İzin formunu okuyup anladığımı ve bu şekilde alınan aşağıdaki beyannamenin geçerli olduğunu kabul ediyorum.... Kişisel  ve/veya özel nitelikteki kişisel verilerimin tamamen veya kısmen elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, değiştirilmesi, güncellenmesi, periyodik olarak kontrol edilmesi, yeniden düzenlenmesi, sınıflandırılması, işlendikleri amaç için gerekli olan ya da ilgili kanunda öngörülen süre kadar muhafaza edilmesi, kanuni ya da hizmete bağlı gereklilikler halinde şirketinizin birlikte çalıştığı ya da kanunen yükümlü olduğu kamu kurum ve kuruluşlarıyla ve/veya Türkiye’de veya yurt dışında mukim olan 3. kişi hizmet sağlayıcı, tedarikçi firmalar, şirketiniz ve/veya şirketinizin ortakları ile paylaşılması, kanuni ya da hizmete bağlı fiili gereklilikler halinde yurtdışına aktarılması da dahil olmak üzere yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında işlenmesine, konu hakkında tereddüde yer vermeyecek şekilde bilgi sahibi olarak, aydınlatılmış açık rızam ile onay veriyorum.




 



TM çetesi seyirci



 



Fabrikada taşeronlaşmanın yaygınlaşmasına, asgari ücretin temel ücret haline gelmesine, emekli edilen işçilerin yerine yeni işçi alımının yapılmamasına, kadrolu işçilerin yerlerinin değiştirilmesine ses çıkarmayan, hatta bu duruma hoşnutsuzluk gösteren işçilerin işten atılmasına ortak olan TM çetesi, işçinin fişlenmesi ve kara listeye alınması anlamına gelen bu belgeye seyirci kalması şaşırtıcı değil. En son 26. dönem sözleşmesinde patronlarla ücret ve ücrete bağlı diğer haklar konusunda “anlaşamayınca” grev gevelemeleri yapan ve girdiği danışıklı dövüşte ardı ardına gerçekleştirdiği görüşmelerle “çok iyi bir sözleşme yaptığı” havalarına giren TM’nin o “çok iyi sözleşmesinin” foyası da böylece ortaya çıkmaya başladı bile.



 



Türk Metal çetesi, yapılan sözleşmeyi (13 Aralık 2016), 2 yıllık sözleşmeyi kabul ettirdiği, saat ücretlerine ise ilk altı ay için 2 lira 20 kuruş zam yapıldığı, ikinci, üçüncü ve dördüncü altı aylar için ise enflasyon oranında zam yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını şeklinde duyurmuştu. Genel başkanı da, “Sözleşmemiz seyyanen 660 TL (Saat ücretine 2,20 TL) zam ile bitmiş bulunmaktadır” sözleriyle zafer havası yaratmıştı.



 



TM’nin Erdemir’de yaptığı bu sözleşme önümüzdeki Eylül ayında MESS’le başlayacak Grup Sözleşmesi görüşmeleri öncesinde metal işçileri tarafından temkinli bir şekilde de olsa olumlu bulunmuştu. Zaten TM ve MESS de bu sözleşmeyle işçilerde böyle bir hava yaratmayı hedeflemiş, önümüzdeki Eylül ayında başlayacak 2017 MESS Grup sözleşmesi öncesinde TM’nin yerlerde sürünen itibarını nispeten onarmaya çalışmışlardı. Sözleşmenin fabrikadaki tüm işçileri kapsamadığı, 660 TL’lik zammın 4 bin 400 işçi içinden sadece bin işçi için sözkonusu olduğu, Erdemir’de patronların önümüzdeki süreçte işçi kıyımına gitmeyi planladıkları, bu sözleşmeyle aslında gerçeklerin perdelenmek istendiği işletmeyi yakından takip edenlerce belirtilmişti.



 



İşçilerin fişlenmesi ve kara listeye alınmasını hedefleyen, bunu da işsizlik korkusuyla işçinin rızasını alarak yapmaya çalışan Erdemir patronlarına seyirci kalarak destek veren TM çetesi bu tutumuyla da hangi yolun yolcusu olduğunu bir kez kanıtlamış oluyor. Metal işçilerinin bu reziller güruhunun dostlar alışverişte görsün çıkışlarıyla gerçek sınıfsal tutumları arasındaki farkı görmeleri ve onu hak ettiği yere yollamaları sadece bu örnekteki tutumuyla bile yaşamsal önemdedir.