'Gasolina'ya karşı isyan sürüyor

Meksika'da akaryakıt ve temel tüketim maddelerine yapılan zammın protestosunda altı kişi hayatını kaybetti

DÜNYA
Pazartesi, 9 Ocak 2017 (9 yıl 3 ay önce)

Meksika’da yeni yılla birlikte akaryakıta yapılan yüzde 20 oranındaki zam ve bu zammın gıda ürünleri başta olmak üzere tüm temel tüketim kalemlerine yansıyacak olmasına karşı başlayan halk hareketinde şimdiye kadar biri polis altı kişinin hayatını kaybettiği, bin 500 kişinin de gözaltına alındığı belirtiliyor.



 



Günlük asgari ücretin 4 dolar, 1 litre benzinin de 90 sent olduğu ülkede zammın geri alınmasını talep eden işçi ve emekçiler, aynı zamanda neoliberal politikaları, özelleştirme ve yağmacılığı da protesto etmiş oluyorlar.



 



Gasolina (büyük benzin zammı) olarak tanımlanan son petrol politikaları, Şubat ayına kadar akaryakıta yüzde 20 oranında zammı, sonrasında ise bu fiyatlarda liberalizasyona gidilmesini kapsıyor. Buna göre devlet işletmesi olan petrol şirketi PEMEX’in (Meksika Petrolleri) giderlerinin uluslararası fiyatlara göre düzenlenmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, aynı zamanda PEMEX’in özelleştirilmesinin de ilk adımı olarak da görülüyor..  



 



Zammın geri alınması talebi karşısında Meksika devletinin tutumu binlerce asker ve polisi halkın üzerine salmak ve yapılan gösterileri “vandallık”, “yağmacılık” gibi alışılmış tanımlarla hedefe çakmak oldu. Onlarca yıldır Meksika’da hükümet olan Devrimci Kurumsal Parti’li (PRI) Devlet Başkanı Peña Nieto protestolar karşısında, “Zammı geri alırsak sosyal hizmetlerden kesinti yaparız” tehdidi savururken, İçişleri Bakanı Jose Antonio Meade de “Bir adım bile geri atmayacağız” diyerek sömürü ve yağma politikalarındaki kararlılıklarını ilan ettiler. 



 



ABD’nin arka bahçesi olan petrol ülkesi Meksika buna rağmen işlenmiş petrolü ABD’den ithal etmekte, emperyalist işbölümü temelinde rafineri sayısını yükseltmemektedir. Son zam ve devletin petrol fiyatları üzerindeki denetiminin kaldırılması, giderek liberizasyonunun hedeflenmesi karşısında halkın sokaklara dökülmnesi, otobanları, benzin istasyonlarını işgal etmesi aynı zamanda bu piyasacı yaklaşıma konulmuş toplumsal bir öfkeyi ifade ediyor. Çünkü bu sürecin 1938’de devletleşen PEMEX’in özelleştirilmesinin de başlangısı olduğu düşünülüyor.



 



Meksika da Türkiye gibi ciddi ekonomik sıkıntılar yaşayan ciddi ekonomik kırılmalar yaşayan bir ülke. Son zamanlarda bu, binlerce işyerinin kapatılmasına, işsizlik oranlarının büyümesine yansımış durumda.



 



Ülkede en son eğitimin neoliberal temelde örgütlenmesine, özelleştirilmesine karşı güçlü bir öğrenci hareketi başlamıştı. Bu harekete karşı 43 öğretmen adayı genç, polisin göz yummasıyla çeteler tarafından kaçırılmış, buna karşı halk yine sokaklara dökülmüştü. Ülke şimdi de petrol şirketinin özelleştirilmesi ve petrol fiyatlarının tüm hayatı etkileyecek şekilde uluslararası piyasanın dalgalanmalarına göre belirlenmesine karşı ayağa kalktı. Oldukça kitlesel ve militan nitelikler taşıyan halk hareketlerinin zayıf karnı örgütsüzlüğü olmasına rağmen ülkedeki sınıfsal çelişkilerin keskinliği bu hareketlerin süreklileşmesinin temeli olmaktadır.