'Neden girdin bu işe?'

“Ben Cizre’deydim abi... Orada çok döndüm ölümden. Çıkamayacağım zannettim..."

GÜNCEL
Cumartesi, 14 Ocak 2017 (9 yıl 3 ay önce)

Bir okurumuzun yaşadığı çarpıcı bir karşılaşmaya dair bizimle yaptığı paylaşımı yayınlıyoruz. ‘Paralı askerliğin’ sınıfsal arka planını ve bu askerlerin katıldıkları kirli savaşlardaki insani yabancılaşmanın boyutlarını, bu yabancılaşma konusunda farkındalık yaratan sorular karşısında henüz kaybetmedikleri “insani duyarlılıklarla” yaşadıkları cılız “mahcubiyeti” içeren bu karşılaşmanın ilginizi çekeceğini düşünüyoruz:



 




Günaydın dost,

Az önce yasadığım ani karşılaşma sırasındaki bir sohbeti aktarıyorum sana…



 



Çalıştığım yerdeki arızalı cihazlara bakım için çatıya çıkmıştım ki, arızalı cihazların arkasındaymış... Birden ortaya çıkınca irkildim. Kamuflaj kıyafeti ve elinde sonradan adının ‘bixi’ olduğunu öğrendiğim silahıyla aniden belirince irkilmemek elde değil...



 



Şaşkınlığı atınca sohbete başladık. Adıyamanlıymış. İki yıldır uzman çavuşluk yapıyormuş…



 



-“Neden girdin bu işe. Böyle sincap gibi saklanarak yaşamak iş mi yani” diye takılıyorum.



 



-“Abi çok işte çalıştım. Hep problem oldu. Paramı alamadım. Garantisi yoktu. Bizim memlekette iş yok k!..



 



- “Tamam, ama binlerce insan göç ediyor iş için. Bir şekilde çalışarak yaşıyorlar. Sen neden kolayı seçtin?

 



Cevap vermiyor gülümseyerek geçiştiriyor.

 



-“Çatışmaya girdin mi hiç?” diye soruyorum.

 



-“Çookkk” diyor yine gülümseyerek. .

 



-“Çizgiye yaklaştın yani…” diyerek gülümsemenin arkasını merak ediyorum..

 



-“Ben Cizre’deydim abi. Orada çok döndüm ölümden. Çıkamayacağım zannettim. İçkiyi bile bu yüzden bıraktım”.



 



Gülüyoruz. “Ölüm korkusu” diyorum…





-“Aynen” diye onaylıyor...



 



Ama” diyorum “Mahvetmişsiniz memleketi. Neden yakıp yıktınız o kadar.”



 



-“Abi biz yapmadık” diyor...



 



-“PKK mi?” diyorum..



 



-“Yook…Tanklar yaptı. Tank girdi mi mecbur yıkacak



 



-“Emir verildi” yani..



 



-“Aynen öyle abi…”



 



-“Emir verenler sizi çok övdüler ama…”



 



-“Mecbur övecekler ki... Biz olmasak mahvolurlar.”



 



-“Ama sizin sayenizde banka hesapları kabardı iyice…



 



-“Nasıl?” diye soruyor.



 



-“Elindeki silah ne marka?



 



-“Bixi”. 



 



-“Yerli mi?



 



- “Yok. Rus malı.



 



-“Bedava mı geliyor?”



 



-“Olur mu abi…



 



-“Kaç bin gelmiştir ülkeye?



 



-“Çoookk…”



 



-“İyi işte. Kabaca her biri için 50 TL alsa…



 



-“50’de kalır mı abi yaa...



 



-“Kalmaz. Sen günde bir bixi parası kazanıyor musun?

 



Sanırım sohbetin gidişatını anlıyor…



 



-“Abi tamam anladım…



 



-“Daha insani bir iş yapsana” diyorum gülerek...



 



Biraz bozulur gibi oluyor. Yatıştırmak için



 



-“Birden böyle el yüz kapalı çıktın ödümü kopardın. Gel aşağıya da çay iç sohbet edelim...”



 



-“Abi görev...” diyor yüzünü asarak.



 



-“Kolay gelsin” diyerek ayrılıyorum.



 



Ama gencecik insanlarımızı ölüm makinesine çevirip insanlıktan çıkardıkları için etmedik küfür bırakmıyorum.



 



Sonra, "bununda hesabı sorulur" diyorum.