‘Ne yaşandıysa onları yazdık’

İnsan hakları örgütlerine hazırladıkları raporlar gerekçe gösterilerek soruşturma açıldı

GÜNCEL
Çarşamba, 18 Ocak 2017 (9 yıl 3 ay önce)

İnsan hakları örgütlerinin sokağa çıkma yasaklarında yaptığı ve kamuoyuna sunduğu raporlar gerekçe gösterilerek haklarından soruşturma açıldı. Açılan soruşturma hakkında konuşan İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi ve Kadın Komisyonu Üyesi Gülistan Gencel Yalçındağ, kamuoyu ile paylaştıkları raporlar noktasında kimseye veremeyecekleri hesabın olmadığını belirterek, “Ne yaşandıysa onları yazdık” dedi.



 



Geçtiğimiz haftalarda İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi uyarınca soruşturma başlatıldı. Sokağa çıkma yasaklarında rapor hazırlayan bu dört kurum için “Türklüğü, cumhuriyeti, devletin kurum ve organlarını aşağılama” iddiasıyla açılan soruşturmayı değerlendiren İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi ve Kadın Komisyonu Üyesi Gülistan Gencel Yalçındağ, raporlarda sadece insan hakları ihlallerini yansıttıklarını ve bununla ilgili de kurum olarak veremeyecekleri hesaplarının olmadığını söyledi.



 



‘Verilmeyecek bir hesap yok’



 



İnsan Hakları Derneği ve savunucularının hak temelli olarak eşitlikçi, özgürlükçü, barışçıl ve onurdan yana çalışmalarını yürüten kurumlar olduğunu belirten Gülistan, “Ayrıca özgün bir kurum olmakla birlikte gerek Türkiye’de ve gerekse uluslararası alanda insan hakları örgütlerinin bir üyesi ya da ortak çalışanı olmuştur. Dolayısıyla hak ihlali olduğu düşünülen her hangi bir olay karşısında raporlama yaparken oldukça tarafsız ve titiz davranır. Bu raporlamalar, temel çalışma alanlarımızdan biridir. Ve tüm detaylarıyla basınla-kamuoyuyla da paylaşılır. Hak temelli bir örgüt olarak böylesi bir soruşturmayla karşı karşıya kalmak, tabii ki rahatsız edici ama raporlamalarla ilgili kurumun veremeyeceği her hangi bir hesabı da yoktur” dedi.



 



‘Neler yaşandıysa onu yazdık’



 



Sokağa çıkma yasakları sırasında neler yaşandığını raporlarında yansıttıkları için soruşturmanın hedefi olduklarını ifade eden Gülistan, insan hakları savunucuları olarak toplumun ve yaşamın her alanında hak ihlallerine karşı çalışmalarına devam ettiklerini söyledi. Hazırladıkları raporların insanlığı rahatsız eden hak ihlalleri olduğuna değinen Gülistan, “Bundan öte daha ne olabilir ki. Bizler kurum olarak sokağa çıkma yasakları sırasında ne yaşandıysa onları yazdık. Kadınlar ve çocuklar üzerinde de çok raporlarımız oldu. Bunlar raporlar ve araştırmalar içinde yine söyleyeyim özgün bir kurum olarak bunu yapmak ve bu raporları kamuoyuna sunmak bizim en doğal hakkımızdır” diye konuştu.



 



‘OHAL bir önce kaldırılmalı



 



Gülistan, demokrasinin varlığından ve gücünden söz edilen bir ülkede OHAL’in anti-demokratik bir uygulama olduğunu aktardı. İnsanların düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün yok sayıldığına vurgu yapan Gülistan, bir toplumda sivil toplum kurumlarının, derneklerinin ve örgütlü demokratik oluşumların toplumun en önemli dinamikleri olduğunu kaydetti. Gülistan, “Toplumsal gelişmelerde hükümetlerle birlikte ortaklaşarak hareket edebilmek çok önemlidir. Maalesef ülkemizde OHAL ve KHK’larla bütün bu kurumların çoğu kapatılmıştır. OHAL’in varlığı ya da uzatılması toplumsal gelişimin en olumsuz anti demokratik uygulaması olur. Barış ve çözüm dilinin savaş ve şiddetin olmadığı, katılımcı demokratik bir toplumsal anlayışın yaratılması için acilen OHAL’in kaldırılması gerekmektedir” şeklinde konuştu



Gazete Şujin