Hrant Dink katledilişinin 10. yılında Agos önünde yapılan etkinlikle anıldı
Hrant Dink katledilişinin 10. yılında kurucusu olduğu ve önünde vurulduğu Agos Gazetesi’nin Şişli’deki binası önünde saat 14:30’da yapılan etkinlikle anıldı. Gazete binasının önü ve Hrant’ın alçakça katledildiği yer Ermenice, Kürtçe, Türkçe yazılı dövizlerle, kırmızı karanfillilerle donatıldı.
Polis Agos’a giden yolları hem Taksim hem de Şişli yönünden çevik, sivil, TOMA ve demir bariyerlerle kapattı, bölgeyi ablukaya aldı. Anma için gelenler üst ve çantalar arandıktan sonra alana alındı.

Anma için günler öncesinden çağrı yapan kurum ve partiler, Taksim tarafından yürüyüşle, sloganlar, alkışlar, zılgıtlarla Agos önüne geldiler. Yine anmaya Kürt analar zılgıtları ve “Şehit namırın!” sloganlarını haykırarak geldiler.
Alınteri okurlarının da katıldığı anmaya siyasi parti ve kitle örgütlerinin yanısıra birçok sendikacı, oyuncu ve kitle örgütü temsilcisi katıldı.
Anma, Hrant Dink şahsında demokrasi mücadelesinde ölümsüzleşenler için yapılan saygı duruşuyla başladı. Anmada taşınan ve üzerinde Hrant Dink’le Tahir Elçi’nin resimlerinin yanısıra “Hrant’la Ermeni, Tahir Elçi’yle Kürt’üz!” “Halklarız biz kardeşiz!” sloganlarının yer aldığı dövizler, bu bir araya gelişin ruhunu da ifade ediyordu.

Anmanın sunuculuğunu Bülent Aydın sözlerine, “Hrant Dink’i tertip sürecinde korumayan devlet cinayete göz yumanları korudu, terfi ettirdi. Hrant’ın arkadaşlarının çabasıyla kamu görevlilerinin yargılanmasına başlandı. Gerçek katiller hala ortaya çıkarılmadı. 10 yıl oldu, hala adalet yok” cümleleriyle başladı, bu kolektif cinayeti pekçok yönüyle teşhir ederek devam etti.

Agos önündeki anmada konuşan ve cinayetin failinin devlet olduğunu vurgulayan Hrant’ın hayat arkadaşı Rakel Dink, “Sadece birlikte yaşamak değil, eşit ve mutlu yaşamak önemli olan“ gibi çarpıcı bir tespit de yaptığı o etkileyici konuşmasında şunları söyledi:
10 yıl oldu dile kolay hiç kolay değil. Acısı 20 yılı 30, 40 yılı bulanlara ne diyeyim? Çocuğu öldürenlere ne diyeyim? Ne kadar tuzluymuş bunları yaşamak. Analar çocuklarını gömmek için doğurmuşlar sanki. Operasyonlar, Suruç, İzmir, Ortaköy, Ankara… Ülkede yaşananlardan dolayı ülkeyi karabasan sardı.

Kişilikler ayaklar altına alındı. Her gün ve her gece işlenen cinayetler sayılmıyor. Kimse üstüne alınmıyor. Ey gök ve yeryüzü bu topraklara dökülenlere siz tahammül edin. Akıllar durdu akıllılar durdu. Kalkın dağlar denizler siz tanık olun tarihe, yaşamların söndüğüne, adaleti saptıranlara, bu kadim topraklarda yaşananlara siz tanık olun.
Neler neler oldu, davayı süründürdüler. Alay edildi ‘ya sev ya terk et!’ dediler. Cinayeti işleyen devletin içindeki ittifaklar bozuldu. 10 yıl önce sorduğumuz soruyu tekrar soruyoruz. Hedefe koyanlar, ‘Hrant bizim hedefimizsin’ diyenler ne zaman adalet önüne çıkarılacak? Bekliyoruz bakalım bu dava ne zaman nihayete erecek. Bu davanın cinayeti Türk kademeleri ve devlettir.
Doğumu teşvik ediyorlar, fakat doğanların yaşam hakkını korumayı kimse düşünmüyor. Anneler çocuklarını toprağa vermek için doğurmuşlar sanki. Her gün ve her gece işlenen başka cinayetlerse, iş cinayetleriyse, kadın cinayetleriyse siyasi cinayetten sayılmıyor. Kimse üstüne alınmıyor. Terörün gücü ve gücün terörü altında, olan yine halklara oluyor. Kimin neye ne dediği bize olanı değiştirmiyor. Teröre savaş açtığını söyleyen devletlerin estirdiği terör, berikiyle aynı kapıya çıkıyor. Bir gün bu devlet Ebu Gureyb’te ABD oluyor, öbür gün Halep’te Rusya, bir gün Güneydoğu’da Türkiye oluyor, öbür gün Muhaliflerine karşı Suriye… Bir gün kuzeyden esen rüzgâr ekiyor ölüm tarlasını, bir gün güneyden esen… Lanetli hasadı toplayansa yine biz, yine halk… Kıyılarımıza bebek ölüleri vuruyor… Dahası var mı?
Sevgili dostlar. Tam 10 yıldır sizinle birlikte buradayız. Acıda akraba olduk demiştik. Hikâyelerimizi anlattık, dinledik. Bir o kadar da acı ve acılık dolu, keder ve gözyaşı dolu hikâyeler oluştu, çoğaldı, binlerce, on binlerce…
Sadece birlikte yaşamak değil, eşit ve mutlu yaşamak önemli olan. Ve onurlu, özgür yaşamak… Gelin, bu ülkedeki güvercin tedirginliğini kaldıralım. Gelin, güvercinlere kıymayalım.

diyerek konuşmasını sonlandırdıktan sonra etkinlik sona erdi.