Kamu-Sen'e saldırının anlattıkları

Kamu-Sen Genel Başkanı'nın "hayır" demesine karşı gelişen saldırı nasıl bir eşikte olduğumuzun özetidir

GÜNCEL
Çarşamba, 25 Ocak 2017 (9 yıl 2 ay önce)

Daha yeni Anayasa geçmeden, tüm devlet gücünün tek adamın denetiminde toplanması anlamına gelen yeni tipte faşist örgütlenmenin nasıl bir şey olduğunu özetleyen pratik ve açıklamalar da ardı ardına geliyor. Aslında 7 Haziran seçimleri sonrasında zembereğinden boşalan, 15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte kapsamlı bir fiili durum haline getirilen ve şimdi de yasal bir kimlik kazandırılacak olan bu sistemin en küçük bir itiraz karşısında hangi ceberut yöntemlerle dikileceğini yaşayıp görüyoruz.



 



Numan Kurtulmuş’un yeni suikastlar, bombalı saldırılarla savurduğu tehdit ve yaptığı tarihsel itirafa, “HAYIR” demenin bedelinin olduğunu hatırlatan başka pratikler eklendi. Vapurda “HAYIR” şarkısı söyleyen gençler gözaltına alınmak istendi. Ona, sosyal medya hesabı üzerinden referandumda “HAYIR” diyeceğini açıklayan Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’ın sendika binası basılarak tehdit edilmesi eklendi.



 



Neoliberal vampirliğin mantıki sonucuna ulaştırılmış siyasal biçimini de ifade eden “partili Cumhurbaşkanlığı” sistemine koltuk değnekliği yapan, kendi tarihsel misyonunu AKP içinde eriterek bu çağın ihtiyaçlarına uygun faşist bir yapılanmanın gönüllü neferliğine soyunan MHP, “iki partili sistem” görüntüsünün dublörlüğüne bu şekilde devam ediyor. Kendisine yakınlığıyla bilinen Kamu-Sen’in merkezi parti politikalarına aykırı davranması karşısında tarihsel kimliğine de uygun olarak hızla saldırganlaşıp, sendikada örgütlü emekçilerin iradesini de hiçe sayacak tarzda “istifa” dayatmasında bulunabiliyor. MHP’nin bir grup linçciyle Kamu-Sen binasını bastırtıp, genel başkanına “istifa et” dayatmasında bulunması, yasal bir hüviyet kazanacak olan başkanlık sisteminin ne mene bir şey olduğunun da deşifrasyonu oldu.



 



MHP’nin Kamu-Sen’e dönük bu saldırısı, başkanlık sistemiyle sembolize olan rejim tahkimiyle birlikte nasıl bir toplumsal iklimin yaratılmak istendiğinin çarpıcı özeti de yapılmış oldu. Bir zamanlar Hitlerciler ya da Mussolinicilerin kendi iradelerini topluma hangi biçimlerle dayattıklarını, kendi içlerindeki farklı eğilimleri bile nasıl ezdikleri hatırlanacak olursa Kamu-Sen’e yapılan saldırının tarihsel anlamı daha iyi kavranacaktır.