AKP'li çiftçi 'HAYIR' diyor!

Bakan Faruk Çelik çiftçilerin tepkisi üzerine süt satışıyla ilgili açıklamasını geri çekmek zorunda kaldı

İŞÇİ SINIFI
Pazar, 29 Ocak 2017 (9 yıl 2 ay önce)

Gıda sektöründeki tekelleşmenin hızlandırılması ya da mesela maden tekelleri için binlerce zeytin ağacının kıyımı için AKP’li bakanların yaptıkları açıklamalara alıştık. Mesela Sağlık Bakanı Recep Akdağ birkaç ay önce Kalp ve Damar hastalıkları uzmanı Profesör Canan Karatay’ın zeytinyağı ile ilgili “Gerekirse Meclis’e yürüyün ve zeytin ağaçlarının kesilmesini engelleyin” açıklamalarına karşı ekranların karşısında geçip yalan yanlış açıklamalarla Karatay’ın zeytinin yararları üzerine söylediği sözleri değersizleştirmeye girişmişti.



 



“Bilim insanı kimliği”, “etik” gibi kavramların arasına Karatay’ın “reklamını yaptığı” gıdaların satışını gerçekleştirdiğini hatta bir büyük ceviz bahçesiyle anlaştığını duyurmuştu. Bir bakanın bir doktoru gıda tekellerinin işine gelmeyen, hükümet politikalarıyla çatışan açıklamalar yaptığı için bu denli ileri gidecek kadar hedefe çakması ilginçti. Karatay’ı “mahkum etmek” için kullandığı argümanların yanlış olduğunun ortaya çıkması ise “hayret” dedirtecek kadar ciddi bir düzeysizliği ifade ediyordu. Fakat onlar için bunların hiçbir önemi yoktu, mevzubahis olan yandaş maden baronlarının ya da gıda tekellerinin karları, planlarıydı. Onların alanına dalan bir “kendini bilmeze” haddini bildirmekti.  



 



Birkaç gün önce ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in süt satışlarına ilişkin “Satışlar bundan böyle sadece çiftliklerden yapılacak” açıklaması geldi. Halkın sağlığını düşünüyorlarmış gibi bir ambalajın içinden sunulan bu açıklamayla, binlerce çiftçinin, küçük köylünün belki de tek geçim kaynağı olan süt satışı hedefe çakılıyordu. Hem de tekellerin ürettiği pastörize sütlerle kıyaslanmayacak kadar güvenilir olan doğal süt…



 



Başkanlık rejimini ekonomik kriz derinleşmeden ve onun toplumsal yıkımı altında kalma riski sözkonusu olmadan atlatma telaşı içindeki AKP, bu arada çeşitli toplumsal kesimlerin “EVET” demesini garantilemek üzere “rüşvet” niyetine paketler açmışken Çelik’in bu sözleri AKP’nin gerçek hedefleri ve sınıfsal kimliğinin açık ilanıydı. Fakat köylü ve çiftçiler arasında oldukça geniş bir tabana sahip bir partinin bakanının referandum öncesinde gerçek politikalarını bu açıklıkta ortaya koyması olsa olsa bir gaftı. Çelik’in bu gafı için perde arkasında epey fırça yediğini tahmin etmek ise güç değildi.



 



Nitekim onun bu açıklaması üzerine köylüler arasındaki tepki hızla sosyal medyaya yansıdı. AKP’li bir çiftçinin artık "AKP’ye oy vermeyeceğini" belirttiği görüntülü mesajını sosyal medya üzerinden paylaşması ve bu mesajın oldukça geniş bir kesimde yankılanması sonrasında apar topar yapılan ikinci açıklama bunun böyle olduğunu gösteriyor.



 



Söz konusu videoda çiftçi şunları söylüyor:



 




Sizin gündemden haberiniz yok. Ben size gündemle alakalı bir iki demeç vereyim. Siz koltuk peşinde koşmaktan birçok şeyi bilmiyorsunuz. Mazot olmuş 4.85, benzin olmuş 5.5 lira, gazımız olmuş 3 lira, teşekkür ederiz gübre 65 lira, yemimiz olmuş 58 lira, sütümüz olmuş 85 kuruş, sağ olun, çok güzel. Bir de üstüne bunun, biz açıkta süt satıyoruz, az çok geçinmeye çalışırken açıkta süt satmamızı da engellediniz. Artık almış olduğunuz 30-40 bin liralık maaşınızdan bize de bir miktar sadaka köprü altında dileneceğiz çünkü, geçerken bize de 1-2 lira bir sadaka atarsınız artık. Şimdi bu referandum oyuna gelince ben de bir Ak Partili olarak hayır diyorum ve tüm bakanlarımı, milletvekillerinin hepsini kınıyorum.




 



Bir gün önce “Satışlar bundan böyle sadece çiftliklerden yapılacak” diyen Çelik bu gelişme üzerine yaptığı ikinci açıklamada “Çiğ süt satışı yasak değil” demek zorunda kaldı.



 



Çelik yaptığı yazılı açıklamada, geçen günlerde çiğ sütün doğrudan arzına yönelik düzenlemenin detaylarını kamuoyu ile paylaştıklarını, ancak nihai amaç gözetilmeden ve konu tam anlaşılmadan bazı değerlendirmelerin yapıldığını gördüklerini belirtti.



 



Bakanlık duyurulan düzenlemede; çiğ süt üretim ve dağıtım zincirinde Türk Gıda Kodeksine göre limit belirlendiği, sütün sağımdan hemen sonra 4 santigrat derecenin altında soğutulması ve nakil ile satış esnasında da bu sıcaklıkta muhafaza edilmesi gibi şartlar getirildiğini ifade etti. 



 



AKP'nin gerçek haliyle seçim havası arasındaki farkın görülmesi açısından çarpıcı bir veri sunan bu gelişmenin yaygınlaşacağını öngörmek zor değil.