Gazi ve Okmeydanı'nda barikatları tutuşturanlar, yaşananları aktarıyorlar.
GAZİ
Saat 12:00 sularında Gazi Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği polis tarafından basıldı. 13:00 civarında da derneğe arama yapılmak istendiğini öğrendik. Yaklaşık 8-10 kişi duruma sessiz kalmamak için sloganlar atarak derneğe yürüdük. Ardından gaz bombaları atıldı üzerimize. Biz de taşla karşılık verdik. Çatışma böyle devam etti bir süre. Gaz bombası yoğunlaşınca bir süre oradan uzaklaşmak zorunda kaldık. Ve hemen sonra yüzlerce çevik ve panzer takviyesi getirdiler.
Biz de Dörtyol'da toplanıp eski karakolun oraya geldik ve polisleri taşlamaya başladık. Hem dernek arkasında duran polisleri, hem ön tarafında duran polislerle iki yandan çatıştık. Aralıklarla saat 16:00'ya kadar çatışmalar bu seyirde devam etti.
16:00'da polisler dernekte aramayı bitirip çıkmak istediler. Muhtara haber yollayıp yolu açmasını, kendilerinin çıkmak istediğini söylediler. Kitle de bunu duyunca tavrı daha sert oldu ve polisleri taşlamaya devam etti. Polisler sonra toplu çıkış yapınca biz de bindikleri belediye otobüslerini taşlamaya, molotoflamaya devam ettik. O esnada panzer göstericilerin birini kovalarken gösterici ezilmemek için Munzur Emlak binasına girmek zorunda kaldı. Panzer emlak bürosuna girdi ve emlakçı bürosunu dağıttı. Ezmeye çalıştıkları devrimci kendini kenara atarak canını ancak kurtardı. (Panzer tarafından ezilmeye çalışılan Mustafa Erol, bugün 14:00 sularında gözaltına alındı.)
Polisler panzerlere binip karakola gittiler, biz de toplanıp köşe durağına gittik. Orada ilk iş, MOBESE kamerasını kırdık. Bunun dışında Cemevi önündeki kamera da kırıldı. Köşe durağından polislerin toplandığı karakola yürüyüş yaptık. Karakola 50 metre kala önümüz panzerlerle kesildi. Çatışma yine başladı. Gaz bombalarına karşılık biz de molotoflar, taşlar attık. Bu esnada polislerin kullandığı bir akrep devrildi. 1,5-2 saat çatışmalar böyle sürdü. Bu sırada sayımız 300 civarıydı. Çatışma sırasında gaz bombaları çok yoğunlaşınca pazar sokağından yine köşe durağına gittik. Köşe durağından da Dörtyol'a... Burada da yine panzerlerle karşılandık ve çatışma başladı. Biz yine panzerlere taş, sopa ve molotofla yanıt verince yine çekilmek zorunda kaldılar. Ve yine köşe durağına kadar yüründü ve oradan tekrar yürüyüşle eski karakolun oraya gelinip Temel Haklar tarafından açıklama yapıldı. Ve halaylarla eylemimizi bitirdik.
Daha sonra duyduğumuza göre polisler “Biz buradan nasıl çıkacağız” diyorlarmış birbirlerine bunu duyan bir esnaf ise “Nasıl geldiyseniz öyle” diye cevap vermiş. Polisler yine avukatlara muhtara can güvenliğimiz yok demişler.
Çatışmada polis gerçek mermi de kullandı. Mermilerle iki kişi yaralandı. Benim gördüğüm kişi ayağından yaralanmıştı.
Polis, esnaf eylemlere ve eylemcilere tepki duysun diye birçok işyerinin camını bilerek kırdı.
OKMEYDANI
Sabah yapılan eş zamanlı saldırı sonrası “Okmeydanı Faşizme Mezar Olacak” sloganıyla harekete geçen devrimciler ve komünistler çatışmaya akşam saatlerinde yeniden yolun barikatla kesilmesi ile başladı.
Çevik kuvvet ekipleri yer yer saldırılar gerçekleştirse de Cemevi'nin aşağısına bir türlü inemedi. Sokağın giriş çıkışları devrimcilerin kontrolü altındaydı. Halktan da geniş bir biçimde haber akışı sağlanıyordu, polis barikatını aşıp, “Şu araya girdiler haber vermeye geldim” diyen emekçilerde vardı.
Yaklaşık 250 kişinin katıldığı sağlık ocağında yapılan basın açıklamasıyla eyleme son verildi. 10'u geçkin otobüs ve panzerleri ile Okmeydanı'na gelen faşistler direniş duvarına çarparak geri çekilmek zorunda kaldılar.
Yeraltı ruhu mücedelemizin olmazsa olamazları arasındadır. Onun için dün NATO'ya karşı savaşan komünistler ve devrimciler, bugün aynı yerde aynı şekilde faşizme karşı Taş, Yürek Barikat oldular.