17:00 Beş gün sürecek ikinci duruşmanın bugünkü oturumu sona erdi. Yarın saat 10:00 oturuma kalınan yerden devam edilecek
17:00
Sanık katil Demir’in savunması ve sorgusu bitti. Az önceki tehditkar tutumundan dolayı savcı, Demir hakkında suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine kendilerine küfür ettiği gerekçesiyle avukatlarda katil Demir hakkında suç duyurusunda bulundu.
Savcı, duruşmaya gelmeyen Metin Akaltın’ın eşi Hatice Akaltın hakkında da tutuklama kararı çıkarılmasını, tutuklu bulunan sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
Beş gün sürecek ikinci duruşmanın bugünkü oturumu sona erdi. Yarın saat 10:00 oturuma kalınan yerden devam edilecek.
16:40
Sanık katil Demir, kendisine sorulan hiçbir soruya ‘cevap vermek istemiyorum’ diyor.
16:20
Katil sanık Abdülmubtalip Demir mahkeme heyetine müşteki aileleri hedef alarak 'şunları susturun, yoksa ben susturacağım' dedi. Bunun üzerine aileler sanığa tepki gösterdi. Aileler, sanığa ve sözlerini kesen hakime tepki gösteriyor.
16:05
Katil Demir’de kendinden önce ifadesi alınan sefil Talha Güneş gibi “kandırılma” edebiyatı yapıyor.
15:55
Katil sanık Abdülmubtalip Demir, ifadesinde müşteki avukatlarını hedef göstererek küfür ve hakaretlerde bulunmaya devam ediyor. Bununla da yetinmeyen katil, gelen tepkilere, 'İşte teröristler belli' diye yanıt verdi.
15:45
Bir diğer katil sanıklardan Abdulmuptalip Demir’in sorgusuna geçildi. İfadesine besmele çekerek başlayan Demir, ‘sanık olmamın tek sebebi, müslüman olmam ve Yunus Durmaz'ın eniştesi olmam. Kaynımın evinde parmak izimin çıkmasında ne var?’ dedi.
İfadesine KCK davasına katılan avukatlara küfür ederek devam eden Demir, ‘şerefsiz avukatlar, alçak Öcalan çocuk katilidir’ diyerek ortamı germeye çalıştı. Bunun üzerine salon içinde gerginlik yaşandı ve ailelerden fenalaşanlar oldu.
Mahkeme heyeti başkanı katil Demir’i uyararak böyle konuşamazsın dedi. Bu tavrında devam edersen seni dışarı atarım demesi üzerine Demir küfürlerini sürdürmeyi durdurdu.
Demir ifadesini kağıttan okumaya devam ediyor.
15:35
Avukat Kazım Bayraktar, katil sanık Güneş’e ‘IŞİD Müslüman bir örgüt müdür’ diye sordu? Katil yanıt vermedi. Tutanaklarda çeşitli diğer sanıkların yer aldığı depo ve hücre evlerine ilişkin fotoğraflar gösterildi. Katil fotoğraflardaki kişileri tanımadığını ileri sürdü. Fotoğraflarda kimliği tespit edilemeyen kişiler soruldu, katil Güneş yine tanımadığını iddia etti.
15:20
IŞİD’li akrabalarına ilişkin sorulara yanıt vermeyen sefil katil Talha Güneş, avukatların sorularına ‘cevap vermiyorum’ diyor. Aynı zamanda sefilin El Kaide'den gözaltına alındığı biliniyor.
15:10
Yunus Durmaz’ı Durgun’un ortağı olarak bilen katil sanık Güneş, Suriye’ye gittiğine dair soruları reddetti. ‘Hiç Suriye’ye geçmedin mi sorusuna?’, önce hayır dedikten sonra ‘babam Suriye’ye gittikten sonra ziyaret için gittim’ dedi.
15:00
Paçayı kurtarmanın derdine düşen katil sanık Talha Güneş, ifadeleriyle aynı zamanda ne kadar sefil bir yaratık olduğunu da ortaya koymaya çalışıyor.
Eğer beni Halil İbrahim Durgun’u tanımakla yargılıyorsanız o zaman Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanını da yargılamak zorundasınız dedi. Aynı şeyi HDP ve PKK içinde söyleyerek sefilliğin dibini aramaya başladı.
14:40
Sanık Esin Altıntuğ'un tutuklandığı katliam davasının öğleden önceki oturumuna verilen aranın ardından duruşma başladı. Altıntuğ’un sorgusunda en dikkat çekici şey, polisin çok basit soruları dahi sormamış olmasıydı.
Duruşma tutuklu katil sanık Talha Güneş'in ifadesi ve sorgusuyla devam ediyor. Katil sanık, siyasi savunma yaparak suçsuz olduğunu, mahkemeye güvenmediğini, polisin ve savcının gazabına uğradığını söyledi.
Halil İbrahim Durgun’la babasının isteği üzerine çalıştığını belirterek Durgun’un siyasi kimliğini bilmediğini söyledi. Kendisinde bulunan anahtarı da Durgun’un misafirlerini ağırlamak için bulundurduğunu ifade etti.
Katil sanık, Durgun’un kendisini FETÖ gibi sakladığını ve çevresini aldattığını söyledi. FETÖ'cülerde olduğu gibi bugünde bize suçlamalar yöneltiliyor, dedi.
13:05
Beş dakikalık aradan sonra karar veren mahkeme heyeti Esin Altıntuğ hakkında tutuklama kararı verdi. Mahkeme arasında birileriyle uzunca mesajlaşan Altıntuğ’un telefonuna da el konulmasını isteyen avukatların talebi mahkeme heyeti tarafından kabul edilerek Altıntuğ’un telefonuna el konuldu.
12:50
Avukatların, 'Metin Akaltın’ın eşi Hatice Akaltın silahların size ait olduğunu söylüyor ama siz kabul etmiyorsunuz. Peki, silahlar kime ait olabilir, eşine mi Metin Akaltın’a mi?' Sorusuna Altıntuğ, ‘bizim değil, motosikletle taşımamız mümkün değildi’ dedi.
Çok fazla çelişkili ifadeler veren Altuntuğ hakkında avukatlar tutuklanması talebinde bulunması üzerine savcılıkta tutuklanması talebinde bulundu.
Karar için beş dakikalık bir ara verildi.
12:10
Bir buçuk ay kadar birisinin evine Kuran kursuna giden Altıntuğ, kursta ‘dört-beş kişi vardı’ dedi. Kuran kursunda IŞİD’ten bahsediliyor muydu? sorusuna ise hayır diyerek ‘IŞİD illegal bir örgüt, bundan bahsetmezlerdi’ dedi. Avukatların ‘eşinizin Suriye’ye gittiğini nasıl biliyorsunuz?’ sorusuna ise ‘orada bir savaş var, yaralı insanlar var, onlara yardım etmek için gidiyorlardı. Bu doğal değil mi?’ diye cevap verdi.
Avukatların sorularına çelişkili ve tutarsız yanıtlar veren Altıntuğ, "Çok üstüme geliyorsunuz, avukat bey. Ben kolay şeyler yaşamadım" savunmasında bulundu.
11:55
AK Parti üyeliğim vardı diyen Altıntuğ’a avukatlar, “bunu neden söyleme gereği duydun” diye sordu? Altuntuğ ise ‘söyleme ihtiyacı duydum’ diye yanıt verdi
11:40
Hâkimin üzerinde bulunan flashdiskte neler vardı sorusuna “Kızımın bebeklik resimleri ile eşimle eski resimlerimiz var” diyen Altuntuğ’a, bellekte IŞİD’e ait belgeler olduğu söylendi. Bunun üzerine Altıntuğ bir açıklama yapamadı.
Üzerindeki paranın ne parası olduğu sorusuna ise “sattığım otomobilin parası diyerek, bir avukatın PKK’lılar sizden tazminat olarak alır dediği için sattım dedi.
***
IŞID çeteleri ile devlet işbirliği sonucu Ankara’da gerçekleşen ve 101 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın ikinci duruşması, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı. Davada 17’si tutuklu, 19 sanık yer alıyor.
10 Ekim Ankara Katliamı davası öncesi katliamda hayatını kaybedenlerin yakınları, yaralananlarla birlikte kurum temsilcileri ve avukatlar Adliye önünde açıklama yaptı. Demokrasi İçin Hukukçular adına Av. İlke Işık, "Savcılıkta bu katliamın aydınlatılması için çalıştık, şimdi mahkemede çalışıyoruz. Bu davanın iki-üç sanıktan ibaret olmadığının biliyoruz" dedi.
10 Ekim-Der Başkanı Mehtap Coşgun ise "Bu dava tarihin önemli bir yargılaması. Yanyana duracağız. Dava boyunca bugüne kadar adalet için gerekli mücadeleyi yaptık. Biz henüz bize gösterilmeyen adalete karşılık yan yana dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğiz. 10 Ekim davası ilk ve gerçek mücadelenin göstergesi olacak" ifadelerini kullandı.
Adliye etrafında çok sayıda resmi ve sivil polislerin yoğunluğu da dikkat çekiyor.
Bir önceki duruşmada olduğu gibi bu duruşmada da iki salon birleştirilerek başladı. Duruşmada ilk olarak sanık, avukat ve müştekilerin yoklaması yapılırken, Bremen Barosu'ndan görevli olarak gelen iki avukat Mathias Giese ve Konrad Schafer’ın gözlemci olma talebini mahkeme heyeti başkanı reddetti.
Davanın tutuksuz sanıklarından ve katliamın planlayıcılarından Halil İbrahim Durgun’un eşi Esin Altıntuğ da duruşma salonunda. Altıntuğ, Durgun'un kendini patlatması sonrası yakalanan Esin Altıntuğ'un üzerinden 3 bin 170 TL ve 9 bin 461 dolar çıkmıştı.