14:25 Mülkiyeliler'deki forumdan "hiçbir yere gitmiyoruz" sonucu çıktı, SBF'de de forum sürüyor
14:33
Cebeci’de yapılacak Büyük Buluşma’ya katılmak üzere fakülteye girmek isterken polis saldırısına uğrayan akademisyenlerden biri de İLEF eski hocalarından Şeyda Sever’di. Yüzünde çok sayıda darp izi bulunan Sever, "Burada olmak zorunda olduğum için geldim” diyerek tutumun tarihsel anlamının altını çizdi. Saldırı sırasında CHPmilletvekili Şeker de dövülürken, polisin akademisyenlere silah doğrulttuğu görüldü.

14:25
Mülkiyeliler Birliği'nde gerçekleşen forumdan çıkan ilk sonuç "hayır hiçbir yere gitmiyoruz" ve "bize her yer Cebeci" oldu. Fakülte içinde bekleyen hocalar da bir süre sonra kapı önüne çıkarak açıklama yaptılar. Açıklama sırasında polis bir kez daha "yasadışı gösteri yapıyorsunuz, dağılmazsanız müdahale edeceğiz" gerili yarattı. Yaşanan kısa süreli arbededen sonra polis geri çekildi. Burada kalanlar da bir forum gerçekleştirdiler. Hem Mülkiyeliler'deki hem de SBF'deki forumlar devam ediyor.

13:25
Polis teröründen sonra kitle Büyük Buluşma için sloganlarla Yüksel Caddesi'ne doğru yürüyor. Mülkiyeliler Birliği'nde bir araya gelinmesi bekleniyor. Bu arada Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin girişine sembolik bir barikat örüldüğü görüldü. Polis saldırıda gözaltına aldıklarına işkence yaptı. Akdemisyenlere, destek için gelenlere saldıran polisin anonstaki saldırı gerekçesi "eğitimin engellendiği"ydi. Oysaki Cebeci'de henüz eğitim dönemi başlamış değil.

Bu arada SBF'nin içi gazla doldu. Fakülte içinde direnenler bir süre sonra açıklama yapmak üzere dışarıya çıktı.

Yüksel'e yürüyen kitle Mülkiyeliler Birliği önünde toplandı.

13:00
Gözaltına alınaların sayısı 11'e çıktı. Daha önce gözaltına alınan Emel Memiş, Semih Gönen, Hilal Kınay, Mehmet Yıldırım, Hakan Yüksel şu an araçta bekletiliyor.
12:45
Polisin Cebeci'de yapılacak Büyük Buluşma'ya katılmak için gelenlere dönük terörü tırmandı. Beş akademisyenin gözaltına alınmasına kampüs içindeki akademisyenler cüppelerini yere bırakarak protesto ederken ve "Hayır gitmiyoruz" tutumu koyarken, dışarda bekleyenler de kampüsü girmeye çalıştı.
Defalarca polis tarafından tartaklanıp, uzaklaştırılmaya çalışılsalar da burayı terketmediler. En son polis kampüsün içine TOMA'yla girdi. Dışarda bekleyenlere de gaz bombasıyla saldırdı.

Saldırı anında Figen Pastanesi'nin bulunduğu binada oturan bir kadın polis saldırısına "katliller" diye tepki gösterince, polis o binaya bile girecek kadar füturuzlaştı. Kampüsün karşısındaki tüm kafeler, pastaneler boşaltılmaya çalışılıyor. Ama insanlar "HAYIR gitmiyoruz" diye tepki gösteriyor.

***
Ankara Üniversitesi, OHAL KHK’larıyla en fazla akademisyenin kırımının yaşandığı adres oldu. Türkiye tarihinde önemli bir yeri olan Mülkiye’deki ilerici-demokrat akademisyen kadrosu büyük oranda ihraç edilirken, DTCF’nin diğer bölümlerinin yanısıra Tiyatro bölümünde adeta hoca bırakılmadı, bölüm fiilen kapatılmış oldu. Akademisyenlerin siyasal-felsefi duruşlarıyla tüm baskılara rağmen üniversiteye taşıdıkları bilimsel duruş da bu şekilde tasfiye edilerek, üniversitedeki bilimsel kırıntılar adeta kazınmış oldu.

Bugüne kadarki kitlesel ihraçlar karşısında anlamlı ve kolektif bir duruş geliştirilemedi. Fakat son ihraçlar karşısında “HAYIR gitmiyoruz” diyen akademisyenler, öğrencileriyle birlikte bu mevzinin öyle kolay bırakılmaması yönünde tutum belirttiler.

Bu tutum çerçevesinde yapılan çağrılarla bugün saat 12:30’da Cebeci Kampüsü’nde milletvekilleri, Ankara’daki tüm üniversitelerden akademisyenler, demokratik kitle örgütleri, mezunlar ve öğrencilerin katılacağı “Büyük Buluşma” gerçekleştirilecekti.
Etkinliğin yapılacağı saat 12:30’dan önce kampüsü girmek isteyen akademisyenler önce okula alınmadı. Ardından tartaklanarak gözaltına alınmaya çalışılan akademisyenler, bir süre bekletildi. Bu sırada kampüsün kapısı da çevik kuvvet ekipleri tarafından tutuldu. Bir süre bekleyişin ardından tartaklanarak gözaltına alınmaya çalışılan akademisyenlerden ikisi gözaltına alınıp serbest bırakıldıktan sonra kampüse girebildi. FAkat okula girmeye çalışan diğer akademisyenler ve öğrenciler alınmadı, tartaklandı, işkenceye maruz kaldı.

Akademisyenler karşı karşıya kaldıkları saldırıları cüppelerini fakülte kapısına bırakarak protesto ettiler. Fakülte önündeki gerilim devam ediyor. Polis destek için gelenlere saldırıyor. Kapı önünde toplanan kitleye, "Dağılmadiginiz taktirde müdahale edilecektir" diyor. Vekillerin okula girişine izin verilmiyor
Bir sivil polis tarafından yumruklandığını söyleyen ihraç edilen akademisyenlerden Cenk Yiğiter, “Bazı arkadaşlarımıza da çevik kuvvet tarafından şiddet uygulandı. Bütün bunlar kampüsün güvenlik amirinin gözü önünde oluyor” dedi.
Eğitim Sen Ankara 5 No’lu Üniversiteler Şubesi, akademisyenlerin okula alınmadığı ve gözaltına alınmaya çalışıldığını Twitter’dan duyurarak Rektör İbiş’e “Bu rezalet sizin” dedi.

Akademisyenlere uygulanan bu muameleye polis de fakülte dekanı da “İçişleri Bakanlığı’nın kararı” gibi bir gerekçe sundular.
Cebeci’dekine benzer buluşmalar bugün saat 14:00-15:00 arasında Boğaziçi’nde, 11 Şubat’ta saat 14:00’te Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda, 14 Şubat’ta saat 12:00’de ise Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü’nde Hukuk ve Eczacılık fakülteleri akademisyenlerinin yapacağı açıklamayla devam edecek.