Metal ve tersane işçileriyle referandum üzerine

Direnişçi tersane işçileri ve metal işçileriyle referandum üzerine konuştuk

İŞÇİ SINIFI
Perşembe, 16 Şubat 2017 (9 yıl 2 ay önce)

Tuzla Tersanesi’nde bir ay direniş yapıp kazanımla sonuçlandıran Veysel Sargut, Eyüp Ayan ve metal sektöründe çalışan Mustafa ile referandum üzerine konuştuk:



 



Alınteri: Çalıştığınız fabrikada referandum süreci üzerine sohbet ediliyor mu?



Metal işçisi Mustafa: Her yerde gündem referandum olduğu için bizim çalıştığımız fabrikada da gündemi bu oluşturuyor. O nedenle çay ve yemek molalarında konuşuyoruz. “Hayır” diyenler neden hayır dediklerinin bilincinde, ama ‘Evet’ diyen arkadaşlarımız neden evet dediklerinin çok farkında değiller. Konuşmaya çalıştığımızda üstü kapalı bir şekilde “Evet diyeceğiz” cevapları alıyoruz maalesef!



 



Alınteri: İşçiler Anayasada ne gibi değişiklikler yapıldığını araştırıp öğrenme çabası içine giriyorlar mı?



Mustafa: ‘Evet diyecek olanlar böyle bir çaba içinde değiller. Ama “Hayır” diyenler araştırıyorlar. İnsanca yaşam talebi olan, biraz bilinçli olanlar araştırıyorlar. Mesela ben hiç üşenmedim, değiştirilen tüm maddeleri tek tek inceledim. Ve muazzam tahrip edildiğini gördüm. Bir örnek anlatmak istiyorum.



 



Gece vardiyasında çalışırken genç bir arkadaş geldi, “Abi sana tek bir soru soracağım” dedi. “Buyur” dedim, sadece “’Evet’ mi ‘Hayır’ mı” diye sordu. Ben de “Hayır” dedim. Bu genç arkadaş anladım ki çelişkide kalmış, konuyu tartışırken kafası karışmış. Ben neden “Hayır” dediğimi kendi çalışma koşullarımızdan, Anayasa’da yapılan değişikliğin bize ne getirmeye çalıştığını araştırmalarımda gördüğüm kadarıyla anlattım. Dedim ki, “Bir gece bir KHK ile senin yıllarca çalışıp didinip dişinden tırnağından arttırarak elde ettiğin malına, mülküne el koyabilecekler”. “Tamam abi, ben de ‘Hayır’ diyeceğim” dedi. İnsanlar gerçekten yapılmak istenenin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.



 





 



Alınteri: Referandumda “Hayır” çalışmalarını gözlemliyorsunuz mutlaka, bu çalışmalar nasıl yapılmalı sizce?



Mustafa: “Hayır” cephesinin olanakları çok sınırlı, üstelik devletin saldırıları da olacak. Bu nedenle elimizdeki bütün imkanları kullanarak daha kuvvetli bir çalışma yapılmalı, özellikle yüz yüze yapılacak olan çalışmaların daha etkili olacağı kanısındayım. Ayrıca asıl hedefin ‘Evet’çi kesim ve kararsızlar olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü gerçekten bilmiyorlar. O nedenle onlara anlatmak ve ikna edebildiklerimizi ikna etmemiz önemli diye düşünüyorum.



 



Alınteri: “Hayır” ne anlam taşıyor?



Mustafa: Öncelikle sürü zihniyetinden kurtulmaya çalışmak, ikinci olarak da tekçi zihniyete bir tokat atmak anlamına geliyor. “Hayır3 demek, “hele bi dur bakalım, sen ne yapmaya çalışıyorsun diye silkelemek” demek. Çünkü şu anda ne yaptığını bilmez vaziyette saldırıyor. Onu bir silkeleyip kendine getirmek lazım.



 





 



Alınteri: Çalıştığınız tersanelerde referandum süreci üzerine sohbet ediliyor mu?



Tersane işçisi Veysel Sargut: Benim çalıştığım tersanede konuşuluyor, genellikle de konuyu ben açıp tartışmaya çalışıyorum. Çalıştığım yerde çalışanların çoğu AKP’li, onlarla da konuşuyoruz. Birçoğu “Hayır”diyeceklerini söylüyorlar. Neden “Hayır” diye sorduğumda ise, bu kadar yetkinin tek adama verilmesini kabul etmediklerini ifade ederken, “Reisi seviyoruz ama bu kadar yetkinin tek adama verilmesinin ilerde başımıza bela açacağının farkındayız” diyorlar.





Anayasada değişiklik yapılan 18 maddede nelerin değiştiğinden haberleri dahi yok. “Terörle mücadele” gerekçesiyle Kürt illerinin tahrip edilmesini olumluyorlar. OHAL’den rahatsız değiller, devlet politikasından hiç rahatsız değiller ama yetkinin tek kişide toplanmasına karşı olduklarını ifade ediyorlar.



 



Biz ise “Hayır” derken şunları sıralıyoruz: Birincisi Kürt illerinin yerle bir edilmesi, ikincisi belediyelere kayyumların atanması, bir halkın iradesinin tanınmaması, seçilmişlerin tutuklanması, zorunlu bireysel emekliliğin dayatılması, taşeronluğa bile rahmet okutacak olan özel istihdam bürolarının hayata geçirilmesi, kıdem tazminatlarının yok edilmeye çalışılması, yasaların sürekli patronların çıkarına uygun hale getirilip işçilerin daha fazla sömürüye mahkum edilmesi… Bütün bunlara karşı çıktığım için “Hayır” diyorum, ki daha yüzlerce sebep sıralayabilirim. Milyonlarca işçiden emekçiden alınan vergilerin sorumsuzca, ahlaksızca talan edilmesine karşı olduğum için “Hayır” diyorum. Bunları işçi arkadaşlarımla konuşurken de anlatıyorum.



 



Alınteri: Referandumda “Hayır” çalışmalarını gözlemliyorsunuz mutlaka, bu çalışmalar nasıl yapılmalı sizce?



Veysel Sargut: Faşist devlet bütün imkanları sınırlıyor, baskı altına alıyor, muhalif basını, tvleri kapatıyor. O nedenle “Hayır” cephesi ortak platformlar kurarak kuvvetlenmeli, yüz yüze yapılacak olan çalışmaların önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı, fabrika fabrika işçilerle emekçilerle yüz yüze diyaloglar geliştirerek kampanya süreci işletilmeli diyorum. Fabrikalarda, işyerlerinde gerekirse bütün zorluklarına rağmen meclisler oluşturulmalı ve bulunan her yerde işçilere emekçilere ne getireceği anlatılmalı. Çünkü elimizdeki en geçerli materyal insan, bu nedenle yüz yüze yapılacak çalışmalar referandum sürecini belirleyecektir.



 



Alınteri: Sizce “Hayır” ne anlam taşıyor?



Veysel Sargut: Bize yaşatılan ve yaşatılmaya çalışılan sürecin önüne set çekmek. “Hayır” çıkması, mevcut koşulların iyileşeceği anlamında değil. Deyim yerindeyse freni patlamış bir kamyonu durdurmaya çalışacağız “Hayır” diyerek. Sonuçta biz şunu çok iyi biliyoruz ki, sandıktan “Hayır” çıkınca işçi sınıfının iktidarı kurulmayacak. Kapitalizme, sömürüye karşı mücadelemiz başarana kadar devam edecek, bunun farkındayız. “Hayır” çıktığı takdirde mücadeleyi işçi sınıfı mücadelesine evriltebildiğimiz oranda başarılı olacağız.



 





 



Alınteri: Çalıştığınız tersanede referandum süreci üzerine sohbet ediliyor mu?



Tersane işçisi Eyüp Ayan: Bir aydan beri iş kazası geçirdiğim için açıkçası bilmiyorum. Ama kişisel fikrimi söyleyebilirim. Elbette “Hayır” diyeceğim. Ülkenin kaderi tek kişinin eline bırakılamaz. Nasıl bir başkanlık sistemi? Daha bunu bile net açıklamadılar ya da ben daha anlamış değilim.



 



Alınteri: Referandumda “Hayır” çalışmalarını gözlemliyorsunuz mutlaka, bu çalışmalar nasıl yapılmalı sizce?



Eyüp Ayan: Ben kurumların başlattığı “Hayır” kampanyalarını destekliyorum. Ama halk bunu ne kadar alıyor, zihniyeti ne kadar değiştirebileceğimiz de önemli, sandıktan çıkacak olan ne kadar gerçekliği yansıtacak… Bunlar düşündürücü şeyler. Referandum süreci bir dayatmadır. OHAL sürecinde referandum mu yapılır? Ama yine de “Hayır” çalışmaları yapılmalı.



 



Bize düşen de bu düzlemde en yakın çevremizdeki insanları ikna etmek için nereye doğru gittiğimizi, bize totaliter rejimin dayatıldığını anlatarak “Hayır” çalışması yapmaktır.



 



Alınteri: Sizce “Hayır” ne anlam taşıyor?



Eyüp Ayan: İnsanca yaşam mücadelesinde bir nefes alabilmeyi sağlamaya çalışmak bence…