İzmir'de bir patron işe geç gelen Suriyeli işçiyi dövdükten sonra görüntülerini paylaştı
Toplumsal kriz ve çürüme sadece artan fuhuş oranları, intiharlar, sokağın rutini haline gelen şiddet vakalarıyla hissedilmiyor. Küçük-orta burjuvazinin çeşitli katmanlarında bu, tarihsel gericilik birikiminin kodlarıyla birleşerek en gerici biçimlerle karşımıza çıkabiliyor. Kürtler, Aleviler, Ermeniler, LGBT bireyler,.. kısacası sistem tarafından dışlanan, hedefe çakılarak “ötekileştirilen” tüm kesimler siyasal-ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte daha da derinleşen bu toplumsal krizin hedefidir. İçte birikmiş tepkinin, çıkışsızlığın sisteme değil de bu hedeflere yönelerek boşaltılması/boşalttırılması sistemin klasik can simitlerinden biridir.
Son zamanlarda bu hedeflere bir de Suriyeli göçmenler eklendi. Sistem açısından “çok amaçlı kullanıma elverişli araçlar” olarak kodlanan Suriyeli göçmenler, toplumsal gericilik birikimin en vahşi biçimlerle patladığı hedeflerden biri olabiliyorlar.
İzmir’de bir patronun işe geç gelen Suriyeli işçiyi dövdükten sonra fotoğrafını çekerek sosyal medya hesabından paylaşması bunun tipik yansımalarından biridir. Şafak K. ismini taşıyan ahlak-vicdan yoksunu bu kişi işçiyi dövdükten sonra bir de diziyle karnına bastırıyor!

Görüntüleri "Türk'ün Suriyeliye intikamı" ibaresiyle paylaşan bu kafatasçı, toplumsal gericiliğin-lümpenleşme ve çürümenin bir prototipi olarak çarpıcıdır.
“Sosyal medya avcılarından” büyük bir ordu kuran siyasi iktidarın-mahkemelerinin-polisinin bu çürümüşlük karşısında herhangi bir girişimde bulunup bulunmadığı henüz bilinmiyor. Kendilerine dönük en küçük bir eleştiride anında mobilize olan bu gücün, bu konuda nasıl bir tutum alacağı malum olsa da…