'Tapulu mal değil'e ayar, ama...

Müezzinoğlu'nun 'kamuda güvenceli çalışma tapulu mal olmamalı' sözlerine referandum ayarı çekildi

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 25 Şubat 2017 (9 yıl 1 ay önce)

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu geçtiğimiz günlerde Sabah’a verdiği röportajda kamuda güvencenin “tapulu mal gibi olmasını” doğru bulmadığını söylemiş, referandumdan sonra üzerinde çalışılan kamu personel reformunun hayata geçirileceğini belirtmişti. Bu açıklıkta ortaya konulan gerçek, referandumdaki oy kaygısıyla olsa gerek hızla geri çekildi ve yemin billah edilerek “kamu çalışanlarının iş güvencesi daha da pekiştirilecek” denilmeye başlandı.



 



Oysaki AKP Hükümeti’nin üzerinde çalıştığı “Kamu Personelinin Başarılarının Değerlendirilmesine İlişkin Genel Yönetmelik Taslağı”nı Müezzinoğlu oldukça ne ifadelerle özetlemişti. Onun açıklamalarında, çalışılan taslağın, emekçi memurlara kısmi iş güvencesi sağlayan 657 sayılı yasanın değiştirilmesini ve bunun yerine 8 başlıkta 5 yıllık karneye dayalı esnek bir yapının oluşturulmasını kapsadığı belirtilmişti.  



 



Buna göre amir memurun performans notunu belirleyecek. Buna bir de “vatandaşın notu” eklenecek. Tıpkı bugün hastanelerde doktorlar ve sağlık personeli üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallandırılan şikayet hatlarına benzer uygulamalar düşünülüyor olsa gerek…



 



Performans ölçümü” gibi soyut ve son derece keyfi bir ölçünün kıstaslarıysa sözümona iş bilgisi, kalitesi, iletişim, işbirliği, görev bilinci, iş alışkanlıkları, disiplin-kurallara uyma, gelişime açıklık ölçütleri ile yapılacakmış. Bunların her birinin, amir ya da “vatandaş” tarafından lastik gibi oraya buraya çekileceğini öngörmekse zor değil.



 



Taşeronun nasıl ‘kaldırılacağı’ da belirtilmişti



 



Müezzinoğlu o röportajında, kamu çalışanı reformuna ilişkin çalıştayların sürdüğünü belirterek, "Kamuda bütüncül bir düzenleme yapabilirsek, taşeronları bunun içinde çözeceğiz” diyerek taşeronluğu kaldıracağız derlerken neyi kastettiklerini de açıkça ortaya koymuştu. “Sözleşmeli personeldir” bunun adı…  



 



‘Yüreğimize su serpmişti’, ama…



 



Müezzinoğlu devamında, “Kamu çalışanları zaten yamalı bohça gibi 657, sözleşmeliler, kısa süreli sözleşmeliler, mevsimlik işçiler, 4A, 4B, 4C. Bunlara statü koyacağız buna göre yeni bir format çıkacak” demiş ve arkasından da “Güvenceli, sürdürülebilir, geliştirilebilir bir yapı arzu ediyoruz” vurgusuyla herkesin yüreğine “su serpmişti”!  



 



Bunca belirsiz cümleden sonra da 657 Sayılı Kanun kapsamında iş güvencesinin tapulu mal gibi olmasının yanlış olduğunu ifade ederek, "Memurun kendisini geliştirmesinin yolu açılmalı, liyakati, performansı değerlendirebilmeli. Yılların getirdiği kıdemle, birikimle bunu ölçmek doğru değil. Bunda da ısrarla güvence diyorsak kamu da beklediği hizmeti alamaz. Mesleklere göre 5 yılda bir kendini çek edebilen bir sistem olmalı" demişti.



 



Müezzinoğlu’nun, “tapulu mal değil” vurgusu bu düzenlemenin esasının özeti gibiydi.



 



Bakanlığın ‘halkla ilişkiler’ birimi söylenenlere ayar çekti



 



Fakat hükümet cephesi referandum öncesinde bu gerçeğin bu açıklıkta ortaya konulmuş olmasının yarattığı toplumsal tepkilerden kaçınmış olacak ki, yeni bir açıklamayla yemin billah ederek “memurun iş güvencesi kalacak” demek zorunda kaldı. Ne de olsa yaklaşık 2 buçuk milyon kamu çalışanı, aileleriyle birlikte milyonlarca insanın oyu sözkonusu…



 



Bu kaygılarla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği bir açıklama yaparak, “Hazırlanan başarı değerlendirme sistemiyle kamu personelinin çalışma güvencesi daha da güçlendirilmiştir” iddiasında bulundu. Bakanlık, düzenlemeyle birlikte kamu görevlilerinin kaderinin amirlerin iki dudağı arasında olmayacağını savunurken, “Başarı notu yüksek olanlara ekstra maaş verilmeyecek. Başarı notu kötü olanların görevine son verilmeyecek. Başarı notu görevde yükselmede etkili olacak. Düşük başarı gösteren personel, öncelikle gelişim planları çerçevesinde hizmet içi eğitime tabi tutulacaktır. Buna rağmen başarısız olmaya devam eden personel, başarılı olabileceği başka bir görevde veya görev yerinde değerlendirilecektir” dedi.



 



Yapılan açıklamaya göre, puanlama sistemine performansı ölçülen kişinin iş arkadaşları ve hizmetten yararlananlar da dahil ediliyor.



 



Zaten fiilen gasp edildi!



 



Devlet Personel Başkanlığı’nın hazırladığı, “Kamu Personelinin Başarılarının Değerlendirilmesine İlişkin Genel Yönetmelik Taslağı” ister “iş güvencesini” korusun isterse korumasın açık olan bir şey var ki, bu ülkede kamu çalışanlarının iş güvencesi fiilen gasp edilmiştir. OHAL döneminde KHK’larla ihraç edilen on binlerce kamu çalışanının varlığı bunun somut ifadesidir.



 



Hükümet kamuda kapsamlı bir tasfiye ve kadrolaşma sürecinin düğmesine çoktan bastı, bundan sonra da bu devam edecek. Yeni düzenleme de bu yeni kadrolaşma koşullarında yapılacak. Ona karşı mücadele edebilecek tüm dinamiklerin tasfiyesi koşullarında yani... Tarihin, hafızanın silindiği, birikimin tasfiye edildiği bu koşullarda istihdam edilen kadrolar (çoğu taraftar) ne olup bittiğini, nelerin kaybedildiğini bilmeyecek bile, ya da bunu "umursamayacak"...



 



Güvenceli çalışma mücadelesi ihraçlara tutum almakta düğümlendi



 



O nedenle de bugün kamu çalışanlarının önündeki en büyük sorun bu düzenlemeye karşı mücadele etmek değil, ihraçlara dönük kapsamlı bir mücadele hattının örülmesi haline gelmiştir. İş güvencesine sahip çıkmak bu devasa ihraçlarla kökünden kazınmak istenen mücadele birikiminin karşısında barikat oluşturmaktan geçiyor. Yoksa yarın iş güvencesi tamamen kaldırıldığında buna karşı mücadele edebilecek bir güç kalmayacak!