Bu intihar isyanı ve umudu çağırıyor

'Bu suça ortak olmayacağız' dediği için işsizliğe mahkum edilen akademisyen yaşamına son verdi

GÜNCEL
Pazartesi, 27 Şubat 2017 (9 yıl 1 ay önce)

Eskiden komünistlere, devrimcilere, direnişin örgütlü biçimlerini seçenlere yapılan zulüm artık, içinde insanlığın evrensel değerlerini taşıyan ve bunu şu ya da bu biçimde ifade etmeye cüret eden herkese doğru genişletiliyor. Naifçe bir “Kürde bu zulmü yapmayın” demenin bedeli bile en hafifinden açlıkla, işsizlikle ödetiliyor. Devlet zulmünün alabildiğine toplumsallaştığı bu günlerde ön binlerce emekçi sırf demokrasi mücadelesine şu ya da bu şekilde destek verdikleri için mesleğinden ihraç edildi.



 



Sayısız akademisyen, öğretmen ve başka meslekten insan da ihraç edilmese bile sözleşmeleri yenilenmedi, yenilenmediği gibi de kara listeye alınarak işsizlik denilen kuyunun en dibine doğru bastırılmaya çalışıldı. Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde 2010-2016 yılları arasında araştırma görevlisi olarak çalışırken, doktorası bitince işten çıkarılan, bu arada meslektaşlarının desteğiyle sağlanan 2 ders olanağı bile elinden alınan Mehmet Fatih Traş gibi…



 



Hayatla bilimsel bir dürüstlükle ilişki kuran sayısız akademisyenden biriydi Traş… Barış İçin Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atmıştı. Bu savaş dursun, Kürt halkının en temel demokratik talepleri kabul edilsin demişti… Dediği için de 6 yıldır araştırma görevlisi olarak çalıştığı üniversitede, doktorasını bitirdiği anda sözleşmesi bitirildi. İşsizliğe mahkum edilen Traş, kara listeye alındığı için başka başvurduğu tüm üniversitelerden ret yanıtı aldı. Oysaki oldukça başarılı, kendisini pekçok yönüyle geliştirmiş, işiyle bilimsel dürüstlük ve üretkenlik temelinde ilişki kurmuş bir akademisyendi…



 



İşten atılmasının ardından, bölümdeki hocaları kendisine sahip çıkarak dijital ekonomi ve tarım ekonomisi gibi dersleri vermesini sağlamışlardı. Ancak ‘barış’ demesini suç sayanlar, Fakülte Yönetim Kurulu ve Üniversite Senatosu’na baskı yaparak bu dersleri vermesini de engellemiş, üniversiteyle tüm bağlarını kesmişlerdi.



 



Sonrası derin bir bunalım ve intiharla ölüm oldu. Devletin sadece işkence, cezaevi, mahkemeyle değil aynı zamanda açlık ve işsizlikle terbiye etme çabası bir cana maloldu, birçok canı açlığa-işsizliğe mahkum ederek ölümle eş koşullara sürükledi. Bu arada akademiden toplumsal yaşamın tüm alanlarına kadar büyük bedellerle yaratılmış tüm değerler ve o değerlerin yaratıcıları tüm varlıkları, hatta gölgeleriyle bile silinmek isteniyor. Tarihsiz-belleksiz bir toplum yaratmak için… Tarihsiz-belleksiz ve her denilene boyun eğen bir toplum… Traş’ın fili ölümü toplumsal ruhun ölümüyle genişletilip-derinleştirilmek…



 



Başarabilirler mi? Elbette HAYIR!



 



En inatçı şeydir çünkü umut, en güçlü şey…