HAYIR'lı şablonlarımız Marmarapark, Haramidere, Esenyurt, Avcılar ve Bakırköy'ün metrobüs durakları ve meydanlarındaydı
Referandumda HAYIR çalışmalarımız bugün İstanbul’un Avrupa Yakası’nda işçi ve emekçilerin yoğun olarak kullandıkları pekçok geçiş güzergahına, meydana boyadığımız şablonlarımızla devam etti.
İş cinayetlerine ve kadınların-çocukların tacizin-tecavüz ve istismarın hedefi olmasına HAYIR dediğimiz şablonlarımız gerek kendileri gerekse yapılış anları oldukça yoğun bir ilgiyle karşılandı.
İlk adresimiz Marmarapark AVM merdivenleri önü ve Marmarapark Metrobüs durağının girişiydi. Buralara yaptığımı “İş cinayetleri fıtrat değildir HAYIR!” şablonlarımız yoğun ilgi gördü.

Emekçilerden biri iş cinayetlerine ilişkin şablonu neden özellikle buraya yaptığımızı, “burada cinayet mi yaşandı?” diye sordu. Biz de burada 10 işçinin yanarak can verdiğini anlattık. Çalışmamız, “elinize sağlık”, “kolay gelsin” dilekleri eşliğinde gerçekleşti. Şablonlarımızı fotoğraflayıp sosyal medya adreslerinde paylaşan emekçiler de vardı.
Haramidere Metrobus durağının ayağına yine işçi cinayetlerine dikkat çeken şablonumuzu boyadık. Biz şablonlarımızı boyarken sivil polis olduğunu düşündüğümüz bir kişi yakınlarda bulunan bir kafeden çıkarak, “kolay gelsin, ne yapıyorsunuz, izniniz var mı?” diye sordu önce. Biz de izne gerek olmadığını, işçi ölümlerine dikkat çekerek HAYIR çağrısı yaptığımızı söyledik.
“Oraya HAYIR yazamazsın” diyerek engellemek istedi. Biz de, “siz kimsiniz ki biz yazıyoruz siz bizi engelleyemezsiniz” diyerek çalışmamıza devam ettik. “Polis çağırıyorum” diyerek, fotoğraflarımızı çekip bir yeri aradı. Bu arada biz işimizi bitirip oradan ayrılırken ortalarda göremedik.

Esenyurt Depo durağında işçi cinayetlerine, kadın tacizlerine, tecavüzlerine, katliamlarına HAYIR şablonlarımızı üç yere yaparak, emekçileri referandumda hayır demeye davet ettik.
Depo otobüs ve minibüs durağının bir tarafına kadın cinayetlerini bir tarafına işçi cinayetlerini vurgulayan HAYIR şablonlarımızı boyadık. Burada da emekçilerin “kolay gelsin” diyerek destekleriyle karşılaştık.

Daha sonra Depo Kapalı Cadde’ye geçerek burada da işçi cinayetlerine dikkat çeken çıkarmamızı yaptık. Burada da orada bulunan emekçiler bizimle sohbet ederek destek verdiler.
Avcılar Esenyurt minibüs durağına, “İşçi cinayetlerine HAYIR!” şablonlarımızı boyadık. Çalışmamızı yaparken oradan Esenyurt'a giden, Esenyurt'tan Avcılar’a gelen emekçilerin oldukça yoğun ilgisiyle karşılaştık. Durup bizim çalışmamız bitene kadar izleyenler, meraklı gözlerle bakanlar, “kolay gelsin” diyenler oldu.
Buradan Avcılar Metrobüs durağına geçerek, üst geçidin zeminine “Kadın cinayetlerine HAYIR!” şablonlarımızı yaptık.

Kadın cinayetleriyle ilgili şablonlarımızı zemine koyup sprey boyayla boyamaya başladığımızda emekçiler merakla etrafımıza toplandılar, ne yaptığımızı sordular. Biz de “Kadın cinayetlerine HAYIR” derken referandumda da HAYIR çağrısı yaptığımızı anlattık.
Metrobüs üst geçidinde işimizi bitirdikten sonra iniş-biniş platformuna gelerek burada da işçi cinayetleriyle ilgili şablonlarımızı yine zemine yerleştirerek boyamaya başladık. Etrafımız yoğun bir ilgiyle izleyen kitle tarafından çevrelendi. Biz şablonlarımızı yaparken onaylayan ve itiraz eden bakışlarla izlemeye devam ettiler.

İşimizi bitirdikten sonra AKP'li olduğu her halinden belli bir genç, “Osmanlı'nın gelmesini niçin istemiyorsunuz?” diye bir soru yöneltti. Biz de, “işçiler her gün çalıştıkları yerlerde ölüyor, kimse ses çıkarmıyor sen buna nasıl bakıyorsun” dedik. “Ama siz hayır diyorsunuz yani işçi cinayetlerinden Erdoğan mı sorumlu?” diye yeni bir soru sorarak aklı sıra orada bulunanların da kafasını karıştırıp kışkırtıcılık yapmaya çalıştı.

Biz de, “yasaları kim yapıyorsa, işçilerin ölümlerine ses çıkarmıyorsa onlar sorumludur. Sen işçilerin ölmesini istiyor musun?” dedik. “İşçilerin ölmesini istemiyorum ama siz işçileri düşündüğünüzü söylüyorsunuz yere bu çıkarmaları yapıyorsunuz. Orayı silecek olan da bir işçi” diyerek kendi hayatına dayatılanların anlatılmasını, gözler önüne serilmesini hala kabullenmemiş bir duruşla yaklaşımını hissettirdi. Biz de “arkadaş sen oradan bakacağına sana dayatılanları düşün, hala Osmanlı diyorsun” diyerek gelen Metrobuse binip ayrıldık.
Biz bu gençle tartışırken çevrede duran türbanlı kadınların bize hak veren konuşmaları, fısıldaşmaları dikkate değerdi.

Bugünkü HAYIR çalışmamızın son durağı Bakırköy Meydanı oldu. Bakırköy Meydanı’ndan başlayarak sahile kadar inen trafiğe kapalı İstanbul Caddesi girişinde “İşçi cinayetleri fıtrat değildir! HAYIR!” şablonumuzu zemine koyarak boyadık. Burada da yoğun ilgi ve meraklı bakışlarla, “kolay gelsin arkadaşlar” diyen gençlerin, emekçilerin desteğiyle karşılaştık.

Buradaki işimizi bitirdikten sonra Alınteri olarak Bakırköy Meydanı’nda KHK'lerle ihraçlara karşı oturma eylemi yapan KESK'li emekçileri ziyaret ettik. Ziyaretimiz sırasında, “Öncelikle direnişiniz direnişimizdir. KESK'li emekçi arkadaşların KHK ile ihraçlara karşı başlatmış olduğu direnişin her zaman Alınteri olarak yanındayız. İşçilerin emekçilerin kazanımı sınıfın kazanımdır. Bizim kazanımımızdır” diye belirttiğimiz konuşmamızı, “Direne direne kazanacağız!” , "Yaşasın devrimci dayanışma!" sloganlarıyla bitirerek KESK’li emekçileri selamladık.
Daha sonra devam eden oturma eylemine katılarak destek verdik.

Bugünkü faaliyetimizi böylece sonlandırdik.
