8 Mart hazırlıkları devam ediyor, İstanbul'da 5 Mart'ta Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda miting var
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne günler kaldı. Bugün İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pekçok Türkiye ve Kürdistan kentinden kadın platformları, kutlama programlarını açıkladılar.
Referandum süreciyle de kesişen bu yılki 8 Mart, sistemin kadınlara dönük kapsamlı saldırıları altında gerçekleştiriliyor. “Yaşamın her alanında eşitlik” talebini öne çıkaran kadınlar, darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL’in en belirgin hedeflerinden birinin yine kadınlar olduğunu vurgulayarak, başkanlık sistemiyle bu saldırganlığın katmerleneceğini belirtip, HAYIR’ı büyütmeye davet ediyorlar. “Birlikte güçlüyüz” temasının öne çıktığı kutlamalarda kadın cinayetlerine, çocuk istismarını meşrulaştırıp tecavüzcülere cezasızlığın önünü açan düzenleme girişimlerine, savaş politikalarına, sınır ötesi operasyonlara vurgu yapılarak hepsine karşı HAYIR deniyor.
OHAL’le birlikte hedefe çakılan kesimlerden birinin yine kadınlar olduğu, tutuklanan kadın siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler, kapatılan kadın dernekleri, gazete ve ajansları hatırlatılırak, bu saldırganlığın başkanlık rejimiyle katlanacağı vurgulanıyor.
Bu yıl dünyadaki 8 Mart kutlamalarında işte, siyasette, temsiliyette eşitlik talebi öne çıkıyor, bu taleplerle dünya kadınları işte ve yaşamda greve çağrılıyor.
İstanbul Kadın Platformu “Yaşam hakkımız, özgürlüğümüz, bedenimiz, emeğimiz için Hayır” şiarıyla bugün Makina Mühendisleri Odası'nda düzenlediği basın açıklamasında, 5 Mart Pazar günü saat 13.00'da Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda gerçekleşecek olan 8 Mart mitingine çağrı yaptı. Açıklamada, “Bu 8 Mart’ta da hayatımız, bedenimiz ve geleceğimizle ilgili bizlere sormadan kararlar alan, kurallar çizenlere inat tüm itirazlarımızı, ‘hayır’larımızı birleştiriyoruz” denildi.
Platform adına açıklamayı Şenay Kumuz okudu. Rejim değişikliği tehlikesi ile karşı karşıya olunduğunu ifade eden Kumuz, “Bu saldırıyı yine bizim örgütlü gücümüz ve dayanışmamız püskürtecek” dedi. Son 2 yılda patlayan bombalar nedeniyle insanların sokağa çıkmaya çekinir hale geldiğini söyleyen Kumuz, “15 Temmuz darbe girişimini lütuf olarak gören cumhurbaşkanı, krizi fırsata çevirip bütün yaşam alanlarımıza topyekûn saldırır oldu. Her istediğini tek gecede fermana döken zorbalar, OHAL’le en önce yine bize saldırdı. Birer kararname ile kadınların sesini duyuran gazeteler, televizyonlar kapatıldı, haklarımız için mücadele eden, şiddet gördüğümüzde mahkemelerde yanımızda duran kadın dernekleri, örgütlerini kapattılar; kayyımla gasp ettiği belediyelerde önce kadın merkezlerini yok ettiler, kadın işçileri çıkardılar, aşımızı işimizi ellerimizden aldılar. Fırsat bu fırsat diyerek çocuk istismarının, tecavüzün önünü açacak yasaları meclise getirdiler. Laikliği savunanları tutuklayıp, kadınlara şiddet uygulamayı dini kurallara dayandıran belediyeler bu konuda tebliğnameler dağıttı” dedi.
Açıklamada, çözümün tek adamda değil kadın dayanışmasında olduğu vurgulanarak, kadın mücadelesiyle kazanılmış hakların sonuna kadar korunacağı belirtildi. Kadınlar HAYIR’ın çoğaltılmasına davet edilerek açıklama sona erdi.
Ankara'da 60'tan fazla kadın örgütü bir araya gelerek başkanlık referandumunda 'Hayır'ı örgütleme kararı aldı. 8 Mart’ta alanlarda olacaklarını belirten kadınlar, “Yaşamlarımızı doğrudan etkileyecek Anayasa değişikliği için 'Hayır'larımızı birleştirdik” diyerek, tüm kadınları birlikte çalışmaya davet ettiler.
KESK, DİSK ve TMMOB üyesi kadınlar Diyarbakır’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla AZC Plaza önünde bir araya geldi. Plaza önünde açıklama yapmak isteyen kadınlara OHAL gerekçe gösterilerek açıklama yapmaları engellendi. Bunun üzerine oturma eylemi yapan kadınlar polis saldırarak dört kişiyi gözaltına aldı.
Gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılmasını isteyen kadınlar, uzun süre alanda kaldıktan sonra SES Diyarbakır Şube binasına geçti.
Burada açıklama yapan kadınlar adına konuşan Eğitim Sen Diyarbakır 2 No’lu Şube Eş Başkanı Saliha Zorlu, “Gözaltına alınan arkadaşlarımız bu akşam derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.
İlk kez gözaltına alınmadıklarını belirten Zorlu, “Biz kadınlar bu ülkenin önüne demokrasiyi koymak için büyük mücadele veriyoruz. Ama devlet bizim yapmak istediğimiz tüm eylemleri illegalleştirmek için her şeyi yapıyor ve kadınları sahadan uzaklaştırmak istiyor” dedi.