HDP'den eş zamanlı referandum startı

Referandum startını Diyarbakır, İstanbul ve İzmir'den eş zamanlı başlatan HDP ve DBP, 'Tenê NA Be' ve 'HAYIR Hepimiz Kazanalım' diyecek

GÜNCEL
Perşembe, 2 Mart 2017 (9 yıl 1 ay önce)

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) referandumda yürütülecek “Hayır” kampanyasının startını Diyarbakır, İzmir ve İstanbul’da düzenlediği etkinlikle eş zamanlı başlattı.



 



HDP ve DBP’nin üç ilde startını eş zamanlı başlattığı toplantılar arasında canlı bağlantılar kurularak ortak mesajlar iletildi.



 



İstanbul Dedeman Otel’de gerçekleştirilen toplantıya, HDP milletvekilleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, eski milletvekilleri, sanatçılar, aydınlar, yazarlar, farklı inanç çevreleri, Ermeni, Kürt, Türk, Roman, Pomak ve çok sayıda kimlik ile çok sayıda yurttaş katıldı. Kampanyanın startının verildiği salona “Hayır” sloganları ile süslenirken, salona “Oy ver hayır de kazan”, “Hayır savaşı durduralım”, “Hayır doğayı koruyalım”, “Hayır barışı kazanalım” pankartları asıldı. Platforma ise “Hayır hepimiz kazanalım” sloganı asıldı. Salonda bulunanların “Hayır” yazılı lolipop ve bayraklar ile solanda yarattığı görsel şölen, İzmir ve Diyarbakır’daki izleyicilerde alkışlara neden oldu. Destek veren kurumların adlarının okunmasının ardından “Faşizme karşı omuz omuza!” sloganları yükseldi.



 



Tutuklu eş genel başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüsekdağ’ın tutuklanmadan önce başkanlık sistemine karşı verdikleri mesajların videolar üzerinden izletilmesiyle salonda güçlü bir coşku hâkim olurken, kadınlar “Jin, Jiyan, Azadi!” sloganıyla coşkuyu doruk noktaya çıkardı.



 



İstanbul’daki konuşmayı ilk olarak HDP Grup Başkan Vekili Filiz Kerestecioğlu yaptı. Kerestecioğlu; "Televizyonları açıyorsunuz, Cumhurbaşkanı kılıflı fiili Başkanlığa namzet Tayyip Erdoğan televizyonda. İçiniz kararıyor, kanal değiştirecek oluyorsunuz, diğer kanalda da Erdoğan. Neyse, biraz dünya televizyonlarına bakayım diyorsunuz, karşınızda Aliyev; başka bir kanala geçiyorsunuz bu sefer Aliyev'in karısı. Tekrar bir Türkiye kanalına denk geliyorsunuz, bu sefer televizyonda Erdoğan'ın damadı, Erdoğan'ın oğlu, Erdoğan'ın kızı. ABD kanallarına baksanız, aynı manzara: Bu sefer de Trump, Trump'ın karısı, oğlu, kızı. İçiniz sıkılıyor, azıcık yediğinizden içtiğinizden artırdığınızla sinemaya gidecek oluyorsunuz. Her sinemada aynı film oynuyor, gazetelere bakıyorsunuz, hep aynı kalın puntolarla aynı başlıklar. Sokaklara çıkıyorsunuz, nefes alacak yer kalmamış, her yer duble yol. Tek bir ağaç gölgesi bulamadığınızdan apartmanların gölgelerine sığınıp evin yolunu tutuyorsunuz" dedi.



 



Başkanlık Anayasası'nın propagandasını yapanlara şu soruları yönelten Kerestecioğlu;



 



-Bu anayasa teklifinde kadınlarla, bu topraklarda nefrete maruz kalan LGBTİ'lerle ilgili tek bir kelime var mı? Hayır!



 



-İşçiler için bir şey var mı? Hayır!



 



-Halklar için, eşit yurttaşlık isteyen Kürtler, Ermeniler, Ezidiler, Rumlar, Türkiyeli halklar için bir şey var mı? Hayır!



 



-Özgür ve özerk bir üniversite isteyen akademisyenlerin Nuriye Gülmen, Betül Celep bir söz söylemeyecek mi bu anayasa için?



 



-Mehmet Traş'ın ahı kalmayacak mı bu topraklarda? Onların sözü olmadan, fikri olmadan bir anayasa yapılabilir mi? Hayır!



 



-Bol oyunlu, ödevsiz, anadilinde ve laik bir eğitim isteyen Ayşe, Rojda, Hayko, Rita'nın bir sözü olmadan bir anayasa yapılır mı? Hayır!



 



-Somalı, Şirvanlı işçiler, onların yakınları, adalet arayan işçi aileleri emekle ilgili bir söz söylemeden anayasa yapılır mı? Hayır!



 



-Karadeniz'den Marmara ve Trakya'ya, Ege'den Akdeniz ve Kürt illerine kadar her yerde doğayı ve topraklarımızı korumak, talan ve ranta dur demek ve derelerin kardeşliğini büyütmek için mücadele eden ekolojistler ve doğaseverler olmadan Anayasa yapılır mı? Hayır!



 



-Kadın cinayetlerine karşı mücadele eden, emeğim, kimliğim, bedenim benimdir diyen kadınlar söz söylemeden bir anayasa yapmaya artık kimse cüret edebilir mi? Hayır!



 



Kerestecioğlu son olarak şu soruyu yöneltti: "Biz hiç kimseye dokunmayan, toplumun hiç bir kesimine tek bir söz söylemeyen ve söyletmeyen böyle bir Anayasa'ya mahkum muyuz?" Hayır!







İzmir’deki toplantıda konuşan HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder“Bu referandumda hayır oyu çıkmıştır. Halklar bunun kutlamasına başladı ama zalimlerin haberi yok. Türkiye halklarının en net ‘Hayır’ cevabı tahakkuk etmiştir. Bunu sesi Nisan ayının 16’sında onlara gidecek” dedi.

 



 



AKP’nin 14 yıllık iktidarı boyunca yaptıklarına dikkat çeken Önder, “Onlar evet için bir tane sebep sayıyorlar, bizim hayır için 31 milyon nedenimiz var. Bunun yan yana gelmesi bunu belki 40 milyona çıkaracak. 14 yıldır iktidardalar, çevirmedikleri entrika kalmadı. Allah bizi affetsin diyorlar. Allah’ın işi gücü yok sizin saçmalamalarınızı affedecek. Memlekette ne kaynak bıraktınız, talan edilmedik. Hala hızdan şikâyet ediyorlar. Bu halkın bir sınırı vardı. Onu öyle bir doldurdunuz taşırdınız ki, size öyle bir ‘Hayır‘ çekecek, sesi Fizan’dan duyulacak. Bu halk bunu sizden esirgemeyecek” dedi.



 



Önder’in konuşmasının ardından söz hakkının devredildiği Diyarbakır’da kürsüye çıkan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven şunlara değindi:



 



“Mart ayı Kürt halkı açısından önemli bir aydır. 8 Mart ve 21 Mart’ı bir arada anarak, Sema Yüce yoldaşların mücadelesini selamlıyoruz. Nasıl ki Dehak’ın zulmüne karşı mücadele edildi, biz de bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Bu güne kadar Kawa gibi zulmü kabul etmedik, bundan sonra da kabul etmeyeceğiz. Ya özgür yaşam ya özgür yaşam. Zulme karşı başkaldırarak, çalışmalarımız güçlendirmeliyiz. Kürt halkı ve Türkiye halkları açısından bahar özgürlük baharı olacaktır. Nergis çiçekleri gibi bahar özgürlüğü beraberinde getirecektir.



 



Kürdistan’ın kalbi Amed’ten, İzmir ve İstanbul’u selamlıyoruz. Halklarımıza seslenmek istiyoruz. AKP’nin politikalarına mecbur değiliz. 15 yıldır halkların başına bela olan AKP’yi göndermek mümkün. 7 Haziran tecrübemiz var. Seçim barajı tartışmalarına maruz kaldık. Halklar el ele vererek, barajı onların başına geçirdi. Bunu hep birlikte başardık. Bu referandum seçimlerinde güçlü bir ‘Hayır’ koşulları mevcut.



 



Eş zamanlı başlatılan etkinlikler Diyarbakır’daki konuşmalardan sonra sona erdirildi.